Kurban, Allah’a yaklaşmaktır
Yaklaşan bu Kurban Bayramı’nda da dünyanın dört bir yanındaki Müslümanlara yardım götürmeye hazırlanan Cansuyu Derneği’nin Genel Başkanı Mustafa Köylü, “İşin muhakkak ki zorlukları var.. Ancak bunlar bize güç veriyor. Mesela Afrika’nın bazı bölgelerinde insanlar beyazlardan da Müslümanların olabileceğini bilmiyorlar. Bunu kabullenemiyorlar, çok şaşırıyorlar. Çünkü beyazlar bugüne kadar onlara hep zulmetmiş. Katletmiş, sömürmüş, aşağılamış... Bütün beyazları aynı zannediyorlar. Cansuyu’ndan arkadaşlar oraya gidip, onlarla birlikte oturup kalkıyorlar, aynı safta namaza duruyorlar ya, bu onları ifade edilemeyecek şekilde memnun ediyor” dedi.
Cansuyu, en umutlu seslerimizden bir tanesi. Çünkü yüreğimizdeki umudu yeşertmekle kalmıyor, o umudu Anadolu’dan tüm mazlumların yüreklerine de ulaştırıyor. Yeni kurulmasına rağmen kökleri sağlam ve adımları güçlü. Bu Kurban da, muhtaçlara, kimsesizlere, yetimlere ve öksüzlere ulaşacak. Bizim sesimiz, kalbimiz olacak. Biz de Kurban Bayramı yaklaşırken, tüm yoğunluğuna rağmen Cansuyu Derneği Genel Başkanı Mustafa Köylü ile Cansuyu’nu, Kurban’ı, İslam coğrafyasını, mazlumları ve umudu konuştuk.
Öncelikle “Cansuyu”nun kelime olarak açılımından başlayalım isterseniz Mustafa Bey. Nedir bu “Cansuyu”nun sırrı?
Cansuyu, yeni dikilmiş veya kurumak üzere olan bir bitkiye o son anında, yaşamını devam ettirebileceği kadar verilen sudur. Tıp dilinde komadan çıkan insana verilen suya da cansuyu deniliyor.
DÜNYANIN TÜM MAZLUMLARINA CANSUYU OLMAK İSTİYORUZ
Yani neresinden bakarsak bakalım Cansuyu, hayatın devamı için elzem su manasına geliyor o zaman.
Evet. Bu yüzden derneğimizin ismi çok beğenildi, tutuldu. Çünkü dünyanın tüm mazlumlarına ulaşıp çok büyük yardımlar yapamayız ama o en zor anda, en zaruri ihtiyaçlarını karşılayabiliriz. Sonuçta derneğimiz, ülkemizde ve dünyada yoksullara, öksüz ve yetimlere, düşkün ve yaşlılara, engellilere, barınmaya muhtaç çocuklara, hastalara, şiddet, savaş ve yoksulluğun gölgesinde hayat mücadelesi veren insanlara, inançlarından dolayı yurtlarından ayrı kalmışlara, deprem sel ve doğal afetlere maruz kalmışlara o can suyunu vermek amacıyla kuruldu.
ORGANİZASYONLAR BÜYÜK İHTİYAÇ
Yüreklerimizdeki umudu artıran, bizi çok ötelere ulaştıran Kurban organizasyonlarını konuşalım o halde.
Elbette.
Neden böyle bir organizasyonun içine giriyorsunuz?
Özellikle dünya mazlumlarına bigane kalamayan insanlarımız, kendisinin bizzat ulaşamayacağı noktalarda bu organizasyonların fonksiyonel olduğunu görüyor. Kendilerinin asla temasa geçemeyeceği insanlar ile bizim temasa geçtiğimizi ve onlara cansuyu olduğumuzu görüyor. Bu nedenle getirip kurbanını bize teslim ediyor. Cansuyu gerçekten bu konuda titiz hareket ediyor. Belirlediği önceliklere göre kurbanı en zayıf, en yoksul insanlara ulaştırma çabası içerisinde. Hayırseverler bizim bu çabamızı da görüyorlar. Onun için kurbanlarını gönderiyorlar. Bu dönemde kurbanların vekaleten kesilmesi büyük bir ihtiyaç ve biz bu tür organizasyonlarla bu ihtiyacı kapatmaya çalışıyoruz.
GÖNÜLLERİ RAHAT OLSUN
Peki, vekalet yolu ile kurban kesmek problemli olmuyor mu?
Öncelikle vekaletle kurban kesmek İslam hukukuna göre uygun bir çözümdür. Hiçbir mahsuru yok. Zaten biz kurban kimin adına bağışlanmışsa ismini bizzat okutmak suretiyle vekaletini gerçekleştiriyoruz. Yani vekaletlerini verenlerin gönlü rahat edebilir.
Zorluğu yok mu bu işin?
Elbette birçok zorlukla mücadele ediyoruz. Bu işin her tarafında zorluk var. Ama aynı zamanda her tarafında güzellik de var. Biz zorlukları güzellikler ile görmezden geliyoruz.
KURBAN’A RAMAZAN’DAN HAZIRLANIYORUZ
Geniş kapsamlı bir organizasyon bu. Nasıl hazırlanıyorsunuz?
Ramazan Bayramı’ndan hemen sonra hazırlıklara başlarız. Dünyanın muhtelif yerlerindeki kuruluşlarımızla irtibata geçeriz. Kurban bedellerini, oradaki hayvan durumunu, ulaşım meselelerini ve isim isim kimlere ulaşacağımızı önceden ayarlarız. Önceden dünyanın farklı bölgelerine arkadaşlarımızı göndeririz. Arkadaşlar kurbanları kestirip dağıtırlar. Hem kesimine hem dağıtımına bizzat katılırlar. Vekaleti de bizzat kendileri okurlar. Dağıtım bittikten sonra gerekli işlemleri tamamlayıp geri dönerler.
Peki, bu irtibat kurduğunuz kuruluşları nasıl seçiyorsunuz? Bunların da belli kriterleri var mı?
Biz bu kuruluşlarla zaten yıllardır farklı şekillerde irtibatlıyız. Uzun yıllardır dünyanın belli bölgelerindeki bu kuruluşlarla diyaloglarımız zaten sürüyordu. Biz bu insanları yeni tanıyor değiliz. Hepsi güvenilir, temiz ve şuurlu kuruluşlar.
Tüm ağırlığınız yurtdışına mı?
Hayır. Çünkü biz öncelikle Türkiye’de mutlaka kurban kesiyoruz. Bunu hiçbir zaman terk etmiyoruz.
“MAKSADIMIZ AKBABALAR YEMEDEN O AFRİKALI ÇOCUĞA ULAŞMAK”
Yurtdışında nerelere gidiyorsunuz?
Nijer, Benin, Togo, Burkina Faso, Eritre, Etiyopya, Güney Afrika, Kamerun, Kenya, Malawi, Mali, Mozambik, Somali, Sudan, Zimbabwe, Azerbaycan, Gürcistan, Kırgızistan, Afganistan, Pakistan, Bangladeş, Filipinler, Srilanka, Tayland, Filistin, Ürdün, Irak, Lübnan, Makedonya, Bosna Hersek, Karadağ ve Kosova’ya gidiyoruz. Balkanlar’da, Kafkaslar’da mutlaka kesiyoruz. Balkanlar’daki kardeşlerimiz Anadolu’dan gitmiş insanlar. Bir kısmımız geri gelmiş, bir kısmımız oralarda kalmış. Şu an, içinde yaşadıkları toplumda azınlık durumuna düşmüşler. Bunları göz önüne alıyoruz. Kafkaslar’da kardeşlerimiz var, onları asla unutmuyoruz. Daha uzak ülkelerde de kardeşlerimiz var. Ortadoğu’da, Uzakdoğu’da, Afrika’da bir öğün yiyeceği olmayanlar var. Maksadımız o Afrikalı çocuğa akbabalar saldırmadan bir tas yemek verebilmek...
KURBANLA ÜLKEMİZİ TANITIYORUZ
Sıkıntılı bölgeler var mı? Giremediğiniz, ulaşamadığınız?
Mesela Çeçenistan’ın içine giremiyoruz ama Çeçen mültecilerinin olduğu yerlerde kesiyoruz. Irak’ta her şeye rağmen kesiyoruz. Etiyopya hükümetinin ambargo uyguladığı bölgede dahi kesiyoruz.
Bizi biliyor, tanıyorlar mı?
Bazı yerlerde, özellikle Batı Afrika’da Türkiye tanınmıyor. Sadece tahsil görmüş insanlar bizi tanıyor. Birçok ülkede ise hem Türkiye olarak hem de Osmanlı’dan dolayı bizi tanıyorlar. Aslında kurban vesilesiyle Türkiye’yi tanıtmış oluyoruz. Bu da bize mutluluk vermekte.
AFRİKALILAR, BEYAZ MÜSLÜMANLARI GÖRÜNCE ÇOK ŞAŞIRIYORLAR
Nasıl karşılanıyorsunuz oralarda?
İşin güzelliği de orada. Bize bunlar güç veriyor. Mesela Afrika’nın bazı bölgelerinde insanlar beyazlardan da Müslümanların olabileceğini bilmiyorlar. Bunu kabullenemiyorlar, çok şaşırıyorlar. Çünkü beyazlar bugüne kadar onlara hep zulmetmiş. Katletmiş, sömürmüş, aşağılamış... Bütün beyazları aynı zannediyorlar. Cansuyu’ndan arkadaşlar oraya gidip, onlarla birlikte aynı safta namaza duruyorlar ya, bu onları ifade edilemeyecek şekilde memnun ediyor.
İlginç durumlar oluyordur muhakkak...
Muhakkak. Mesela arkadaşlarımız Somali’de caddede yürürken 12-13 yaşlarında bir çocuk karşılarına çıkıyor ve bizimkilerin yüzüne “kafirler” diye bağırıp kaçıyor. Çünkü onun gözünde beyaz insanın Müslüman olma ihtimali yok.
Bu algı nedeniyle o çocuğu suçlayamayız elbette. Daha çok çalışmamız şart.
Kesinlikle. Bu ve benzeri olaylarla sık sık karşılaşıyoruz biz. Mesela Etiyopya’da arkadaşlarımız bayram namazında görüntü almak istiyorlar. Fotoğrafları çekiyorlar ve sonra safa girmek istiyorlar. Müslümanlar, onları safa sokmuyor. “Giremezsiniz” diyorlar. Arkadaşlarımız Müslüman olduklarını söyleyince bu defa sarılıp ağlaşıyorlar. Omuz omuza namaz kılıyorlar.
BU YIL TÜRKİYE’YE AĞIRLIK VERECEĞİZ
Peki, ne kadar insana ulaşıyor, ne kadar kurban kesiyorsunuz?
Cansuyu yeni bir yardım teşkilatı. Biz bu organizasyonu 4. defadır yapıyoruz. Geçen sene kestiğimiz kurban sayısı 12 bin 600 idi. Ancak bu yıl sadece Türkiye’de keseceğimiz kurban sayısı 10 bin. Bunların hepsi ayarlanmış, organizesi yapılmış vaziyette. Bundan sonrasını ise yurtdışına göndereceğiz.
O zaman bu yıl yurtiçi ağırlıklı olacak...
Evet. Bu sene Türkiye’ye ağırlık vermek istiyoruz. Türkiye’de ekonomik sıkıntı var. Bu nedenle yakından başlayacağız. 50 bölgeye dağıtım yapacağız.
Kurban için belirlediğiniz ücret ne kadar? Ne yapmak gerekiyor?
Banka hesaplarımıza 220 YTL’yi kurban bedeli olarak yatırmak yeterli. Kurban kimin adına kesilecekse onun adının ve cep telefonunun yazılması mutlaka ama mutlaka gerekir. İsmi verilen adına kurbanı kestiriyoruz ve yine verilen o numaraya da kesildiği zaman haber veriyoruz.
KURBAN OLARAK KESİP, KURBAN OLARAK DAĞITIYORUZ
Sadece banka hesapları aracılığı ile mi kabul ediyorsunuz?
Hayır. Temsilciliklerimizin olduğu yerlerde temsilciliklerimize yatırabilirler. Standlarımız var belli yerlerde, oralara yatırabilirler. Posta çekiyle yatırabilirler. Genel Merkezimize getirebilirler. Kredi kartı ile yatırabilirler. www.cansuyu.org adlı internet sitemizde bütün detaylar var. Ziyaret etmelerini rica ediyoruz.
Kurbanları nasıl değerlendiriyorsunuz?
Muhtelif yardım kuruluşları muhtelif uygulamalar yapıyorlar. Kimi kavurma yapıyor, kimisi konserve yapıyor, kimi eti takas ediyor, kimi daha sonra başka hayırlara kullanmak için eti satıyor. Biz ise kurbanı kurban olarak kesiyoruz ve etini de kurban olarak dağıtıyoruz.
Kurbanımı istediğim yerde kestirebiliyor muyum?
Kurban kesimi yaptığımız bölgelerde bu tür ayarlamalar yapabiliyoruz elbette. Ama hayırseverlerden bir ricada bulunuyoruz. Kurban bağışlayacak kişi ‘Kurban’ desin yeterli. Biz onu elimizdeki bilgilere göre değerlendirip, dağılımını yapıyoruz. Her şey ihtiyaca göre ayarlanıyor. Mühim olan samimiyettir.
GİTTİĞİMİZ ÜLKELERİN PROFİLİNİ ÇIKARTIYORUZ
Gittiğiniz bölgelerde sadece kurban mı kesiyorsunuz?
Gittiğimiz her bölgede kurbanla birlikte başka bir ton iş yapıyoruz. Arkadaşlarımız bu ülkelere gittiklerinde bize o bölgeyle ilgili çok detaylı bilgiler getiriyorlar. Bu bilgilerden yararlanmak suretiyle ülkelerin profillerini çıkartıyoruz. Oradaki insanların en acil neye ihtiyacı var? Ekonomik, sosyal yapısı nedir? İhtiyaç çizgisi nedir? Her şeyi öğreniyoruz. Bütün çalışmalarımızı Kurban’da ve Ramazan’da değişik bölgelere gönderdiğimiz arkadaşların getirdiği raporlara göre yapıyoruz.
BALIK TUTMAYI DA ÖĞRETİYORUZ
Neler yapmayı düşünüyorsunuz? Yani sadece balık dağıtmak değil anladığım kadarıyla maksadınız.
Elbette. Biz balık dağıtmayı değil, balık tutmayı da öğretmek istiyoruz. Mesela bazı yerlerde meslek kursları açmak istiyoruz. Bazı yerlerde örnek tarım çiftlikleri kurmak ve insanları yetiştirmek istiyoruz. Okul, cami, rehabilitasyon merkezi, yurt, sağlık merkezi... Hepsini kurduk, İslam coğrafyasında hizmet vermeye devam ediyorlar. İhtiyaca göre ama kalıcı işler yapmaya çalışıyoruz.
MAZLUMLAR NE İSTİYORSA ONU YAPIYORUZ
Kurban haricinde neler yapıyorsunuz?
Geçen yıl ilkokul ve liselerdeki tüm engelli yavrularımıza tekerlekli sandalye dağıttık. Biz arama kurtarma derneği değiliz ama bir arama kurtarma ekibimiz var. Yani derneğimiz hayatın birçok alanında hizmet veren bir dernek. Münhasıran bir işin derneği değil, nerede ne lazımsa onu yapmaya çalışan bir derneğiz.
Bazı örnekler verebilir miyiz peki?
Elbette. Milli Eğitim Bakanlığı ile ortaklaşa bir projemiz vardı mesela. Tüm ilk ve orta dereceli okullarda okuyan, tekerlekli sandalyeye ihtiyacı olup, maddi imkânsızlığı nedeniyle alamayan ortopedik engelli öğrencilerin tamamına tekerlekli sandalye dağıttık hamdolsun. Kosova’da da bir kız öğrenci yurdu yaptık. Kırgızistan’daki İslam Üniversitesi’ne katkıda bulunuyoruz. Pakistan’da okul, cami, rehabilitasyon merkezi yaptık. Bugüne kadar Türkiye’de binlerce aileye nakdi yardım yaptık. Anadolu Gençlik Derneği’nin “Bir milyon çocuğa çanta-kırtasiye kampanyası”na destek verdik. Lübnan halkına iki defa toplam 16 Tır gıda, ilaç, su, çocuk bezi, elektrik jeneratörü gibi malzemeler götürdük, Azerbaycan’da bulunan Çeçen mülteci ailelerinin yüzlerce çocuğunu sünnet ettirdik, Afrika’da çok ama çok önemli olan su kuyularından yüzlerce açtık.
Allah kolaylık versin Mustafa Bey!.. Son mesajınızı alalım isterseniz?
Vakit okuru, mazlumların, kimsesizlerin, yardıma muhtaç olanların ellerini geri çevirmesin. Bu Kurban Bayramı’nda; Afrika’ya, Asya’ya, Anadolu’ya, dünyanın her tarafına kardeşliklerini, selamlarını, umutlarını ve kurbanlarını göndersinler. Umudumuzu yaşatmak ve yeşertmek için bu şart çünkü...
Siz de bizim umutlarımızı yeşerttiniz Mustafa Bey. Çok teşekkür ederim.
Ben çok teşekkür ederim. Bu vesile ile Vakit Gazetesi ve okurlarına da kalbî selamlarımı gönderiyorum. Umudunuz daim olsun.
MUSTAFA R. ÖZGÜR / ANKARA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.