Ergenekon tutuklusu silahları itiraf etti!

Ergenekon tutuklusu silahları itiraf etti!
Ergenekon davasının tutuklu sanıklarından Emekli Binbaşı Fikret Emek, 1994 yılında Güneydoğu'da ele geçirdikleri patlayıcı maddelerden bir kısmını Eskişehir'e getirdiğini, bu malzemelerden bazılarını parça parça götürüp görevli olduğu yerlerde terör

Kendisinde ele geçirilen uzun namlulu silahın kaba silahlardan olduğunu, şehir içi suikastlerinde kullanılamayacağını detaylarıyla açıklayan Emek, TNT kalıplarının da 1950'li yıllardan kaldığını, üzerlerinin tozlu olduğunu savundu.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Ergenekon davasının bugünkü duruşmasında tutuklu sanıklardan Emekli Binbaşı Fikret Emek'in savunması alınıyor. Fikret Emek, 1984 yılında Türk Silahlı Kuvvetleri'ndeki (TSK) görevine başladığını ve 2004 yılında emekli olduğunu söyledi. Özel Kuvvetler Komutanlığı'nda Güneydoğu'da görev yaptığı sırada teröristler tarafından kullanılan Kanas silahının uzun menzilli olması nedeniyle kendileri için tehlike oluşturduğunu, bu silahtan bir tane de kendi birliğinde olmasını istediğini söyledi. Operasyonlarda teröristlere ait ele geçirilen malzemelerde patlayıcı maddeleri kendi envanterindeki malzemelerle birlikte kullandığını belirten Emek, diğer malzemeleri teslim ettiğini söyledi. Bu malzemeler arasında bir tane de Kaleşnikof marka uzun namlulu silahı da askerlerin eğitimi için kullanmak amacıyla aldığını ve kendi arabasında bulundurduğunu ifade etti. Görevde bulunduğu süre içerisinde kendilerine gelen istihbarat amaçlı ihbarları değerlendirdiklerini belirten Emek, teyit aldıkları bilgi ve belgeleri üstleriyle paylaştığını, asılsız, ciddiyetsiz, saptırıcı özellikleri olan ihbarları da imha ettiğini söyledi. Emek, 1994 yılında görev yaptığı Güneydoğu'da ele geçirdikleri patlayıcı maddelerden bir kısmını Eskişehir'e getirdiğini, bu malzemelerden bir kısmını parça parça götürüp görevli olduğu yerlerde teröristlere karşı kullandığını öne sürdü.

"BENDEKİ PATLAYICILARI KİMSEYE GÖSTERMEDİM"

Evinde ele geçirilen gizli belgelerin istihbarat amaçlı ihbar amaçlı belgeler olduğunu ve bunların teyit aşamasında olduğunu savunan Emek, 1995 yılında görev yaptığı sırada göğsünden vurulduğunu, vücudunda 9 parçaya ayrılan merminin iç organlarına zarar verdiğini, psikolojik ve fizyolojik sorunlar yaşadığını söyledi. Yaralanmasından sonra içinde bulunduğu psikolojik durum nedeniyle patlayıcıları teslim etmeyi ihmal ettiğini iddia eden Emek, patlayıcıların özel ısı ve nem ortamında rafta saklanması halinde ömrünün kısalmasının engellenebileceği açıklamasını yaptı. Emek, bu patlayıcıların özensiz bir şekilde bıraktığı yerde raf ömrünü doldurduğunu ve özelliğini yitirdiğini ileri sürdü. Emek, "Bendeki patlayıcıları kimseye göstermedim, vermedim, saklamak için talimat almadım." dedi. Kendisinde ele geçirilen uzun namlulu silahın kaba silahlardan olduğunu, şehir içi suikastlerde kullanılamayacağını, örgütsel amaçlı şehirde kullanılacak silahların; saklaması kolay, parçalanabilen, hassas silahlar olabileceğini iddia etti. TNT kalıplarının da 1950'li yıllardan kaldığını, üzerlerinin tozlu olduğunu savundu.

Evinde bulunan gizli belgelerle ilgili olarak Emek, evlilik telaşı içerisinde bunları da unuttuğunu söyledi. İhbar niteliğindeki bilgi ve belgelerin yanında her kitapçıdan alınabilecek bazı kitapların da örgütsel içerikli olduğu iddiasıyla el konulduğunu sözlerine ekledi. Emek, belgeleri hiçbir yerde çıkar amaçlı kullanmadığını ifade etti.

Tutuklandıktan sonra 35 kilo verdiğini söyleyen Emek, "İddianamede belirtilen saçma sapan hurafelerle dolu örgüt gerçekten varsa benim fikri yapıma uymaz. " diye konuştu. Eşi ve annesiyle birlikte 14 Haziran 2007 tarihinde Umre'den geldiğini belirten Emek, Ümraniye'deki bombaların bulunma tarihinin ise kendisinin Umre'de olduğu 12 Haziran 2007 tarihine denk geldiğini söyledi.

MANEVİ OLARAK RAHATSIZ OLMUŞ!

Annesinin evinde ele geçirilen patlayıcıların kendisine ait olduğunu kabul ettiğini belirten Emek, terör örgütü üyeliği iddiasını çok ağır bulduğunu söyledi. Türk Silahlı Kuvvetleri'nden emekli olduktan sonra ticaretle uğraştığını, dini vazifelerini yerine getirmek için çaba harcadığını ve evlendiğini belirten Emek, hayatının en mutlu günlerini bu dönemde geçirdiğini ifade etti. İlk çocuğu olan kızının doğumunu beklerken gözaltına alındığını açıklayan Emek'in, " 'Anne' diye tabir ettiğimiz kutsal birinin evinde unuttuğum bana ait silah ve patlayıcıların bulunmasından manevi olarak rahatsız oldum." diye konuşurken sesinin titrediği gözlendi. Silahlar ve belgelerle ilgili dolaylı olarak ailesini ve Türk Silahlı Kuvvetleri'ni zor durumda bıraktığı için çok üzgün olduğunu söyledi.

Sanık Muzaffer Şenocak'ın tutuklandığını televizyondan öğrendiğini belirten Fikret Emek, "Eğer örgüt üyesi olsaydım evimden alınan bilgi, belge ve patlayıcı maddeleri imha ederdim. Hatta evimde değil, bunları hücre evinde saklardım. Bu da benim örgütle ilgimin olmadığını gösteriyor." şeklinde konuştu. Şenocak'ın bir ara kendisine iş takibi yaptığını belirten Emek, "Getirdiği işlerden verim alamıyordum. Kırgın bir şekilde ayrıldık." dedi.

Mahkeme Başkanı'nın Muzaffer Tekin'de ele geçirilen CD'de kendisine ait bilgilerin yer aldığını söylemesi üzerine Emek, bu bilgilerin nasıl gittiğini bilmediğini söyledi. Mahkeme Başkanı Şengün, "Polise verdiğiniz ifadede Şenocak'ı bu bilgileri çalmakla suçlamışsınız." şeklindeki sözü üzerine Emek, "Kırgın olduğumuzu söylemiştim. Kendisine kızgınlığımdan dolayı böyle söylemiş olabilirim." diye konuştu. Şengün de, "Kızdığınız insanlar hakkında böyle iftiralar mı atarsınız?" diye sordu. Bunun üzerine Emek, "Yanlış anlaşıldı. Ben orada 'çaldı mı? yoksa nasıl gitti bilmiyorum' demek istedim. Ancak kızgınlıkla yanlış ifade etmiş olabilirim." cevabını verdi.

Emekli Binbaşı olan Fikret Emek hakkında, Ergenekon iddianamesinde "Silahlı terör örgütüne üye olma, Devletin güvenliğine ilişkin belgeleri çalma, Bulundurma, Tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma, Silahlı terör örgütüne silah sağlama, Mala zarar verme, Açıklanması yasaklanan gizli bilgileri temin etme" iddiaları bulunuyor. Eskişehir'de annesinin evinde çok miktarda patlayıcı madde ele geçirilen Emek, 25 Haziran 2007 tarihinde gözaltına alındı, 29 Haziran 2007'de tutuklandı.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.