Gül'ün Rusya ziyareti öncesi, tarih konferansı

Gül'ün Rusya ziyareti öncesi, tarih konferansı
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün ay sonu Moskova ve Kazan'ı kapsayan Rusya gezisi öncesi Rus ve Türk tarihçiler ortak konferans düzenledi.

Türkiye'nin Moskova Büyükelçisi Halin Akıncı'nın da katıldığı Moskova Devlet Üniversitesi Doğu Bilimleri Merkezi'nde gerçekleşen konferansta iki ülke bilim adamları tarihi perspektif açısından Rusya ve Türkiye ilişkileri üzerine ilginç tespitlerde bulundu. 

Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Asım Karaömerlioğlu konuşmasında 1917 Ekim Devrimi'nin projesinin Türkiye'de Yahudi asıllı Rus sosyal demokrat Aleksandr Helphand Parvus tarafından hazırlandığını iddia etti. Karaömerlioğlu İstanbul'da gazetecilik yapan Parvus'un Jön Türklere danışmanlık yaptığını söyledi. Hareketin fikir babasının Parvus olduğunu ifade eden öğretim görevlisi, "Parvus Almanlar'a Rusya'nın savaş dışı kalması için bu ülkede devrim yapılmasını önerdi. Berlin'in projeyi onaylamasının ardından Parvus Türkiye'den Almanya'ya davet edildi. Ardından Avrupa'da Bolşeviklere ait enstitüler kurulmaya başladı. 1917 yılında da Lenin ve Zinovyev gibi devrimciler Avrupa'dan özel trenle Rusya'ya döndü. Lenin Parvus'un Lenin'le araya mesafe koymaya çalıştığı savunuluyor. Ancak bu hiç görüşmedikleri anlamına da gelmiyor. Lenin devrimci Kanetski aracılığı ile Parvus'la irtibat kuruyordu." dedi. Karaömerlioğlu Lenin'in casus olmadığını, ancak Almanlardan maddi destek aldığını söyledi.

Konferansta açılış konuşmasını yapan Moskova Devlet Üniversitesi Asya ve Afrika Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Mihail Meyer, Rus-Türk ortak tarihinde her ne kadar savaş ve ihtilaflarla zorlu günler geçmiş olsa da bu ilişkilerin parlak ve verimli perspektifinin olduğunu kaydetti. 

Konferansta açılış konuşması yapan Türkiye Moskova Büyükelçisi Halil Akıncı da tarih biliminin ön yargı fabrikası olduğunu, ulusal karakterleri vurgulamak için diğer uluslar hakkında ön yargıların oluşturulduğunu kaydetti. Bir kısım ulusların tarihi değiştirme hakkı varmış gibi davrandıklarını kaydeden Akıncı şu örneği verdi: "Tarih biliminin görevi doğruları söylemek. Tarihçi yalan, kin ve nefretten uzak olmalı. Türkiye'nin güya eskiden bir etnik millete karşı sözde soykırım yaptığı iddia ediliyor. Bu rakam 1960'lı yıllarda 300 binken günümüzde bu rakam 1,5 milyona kadar çıkartıldı. 2020 yılına kadar bu rakam 5 milyona çıkabilir." dedi.

İlişkilerin gelişmesinin beraberinde bir kısım kavga ve savaşları da getirdiğini ifade eden büyükelçi ortak tarih çalışmalarının yapılması önerisinde bulundu. Geçmişin olaylarının bugünün ölçüleri ile değerlendirilmesinin yanlış olduğuna vurgu yapan Akıncı tarihin dostluğa hizmet ettiği zaman hatırlanması gerektiğini söyledi.

"TÜRK-RUS SAVAŞLARI RUSYA MÜSLÜMANLARINI AYAKLANMAYA SEVK ETTİ"

St.Petersburg Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Konstantin Jukov yaptığı konuşmada Osmanlı İmparatorluğu'nun Rusya'daki imajını anlattı. Jukov, Rusya İmparatorluğu'nun Doğu'ya yönelik genişleme politikasının en öncelikli dış politikalarından biri olduğuna dikkat çekti. Tarihte Türk-Rus savaşlarının Rusya'da Müslüman azınlıklarının başkaldırmalarına neden olduğunu kaydeden Jukov, "Çok enteresan, yaptığım araştırmalarda şunu tespit ettim: Ne zaman Rus-Türk savaşı çıktı, işte o sıralarda Rusya'nın içindeki Müslüman azınlıklar başkaldırdı. Örneğin 17. yüzyıldaki Stepan Razin ve 18. yüzyıldaki Yemelyan Pugaçev isyanları. Başkırdistan gibi Müslüman bölgelerde halk Rusya İmparatorluğu'ndan ayrılıp Kazak hanlığıyla birleştirilmesini talep etmişti. Hatta, Rus tarihçiler Pugaçev isyanının perde arkasında Osmanlı'nın eli olduğunu iddia eder." dedi.

Rusya'da sonraki yıllarda İslam'ın gelişmesi adına çok önemli olayların olduğunu kaydeden Rus tarihçi Jukov, "Kırım'ın Rusya'ya bağlanmasıyla Kuban ve Orenburg bölgelerinde o dönem birer müftülük açıldı. Dönemin başkenti St.Petersburg'ta Kuran-Kerim'in ilk Rusça tercümesi yapıldı. 11 defa bu kutsal kitap baskıya girdi. Rusya'da camiler inşa edilmeye başladı. 19.yüzyılda Rusya'da Müslümanların sayısı 20 milyon idi." dedi.


Cihan Haber Ajansı'na açıklamada bulunan St.Petersburg Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof.Dr. Konstantin Jukov konferansı çok olumlu bulduğunu söyledi. Jukov, "İki ülke işbirliğinin gelişim perspektifine bu konferans önemli katkı sağlayacak. St.Petersburg Üniversitesi Şarkiyat bölümünü temsilen programda yer aldım. Rusya'da şarkiyatçılık ilk bizim üniversitemizde doğdu." bilgisini verdi.

"RUSYA-TÜRKİYE İLİŞKİLERİNE BAŞKA DEVLETLER AMBARGO KOYAMAZ"

Rusya'da ve Türkiye'de Stalin dönemine kadar dindar olmayan insanların birbirlerine daha yakın olduğunu ifade eden Prof.Dr. İlber Ortaylı, bunun Rus Ortodoks Kilisesi'nde inancın batıdan farklı olarak daha çok dünyalı olduğu gerekçesine dayandırdı.

Ortaylı, "Bu insanlar Türkiye'ye farklı gözle bakmışlar. Osmanlı'da aynı durumda olan insanlarımız da Rusya'yı aynı şekilde görmüş. Stalin döneminde iş değişti. O döneme kadar çok iyi anlaşabiliyorlardı. Birbirlerinin reformlarını müspet gözle değerlendirmişler. Bu Stalin döneminde bitti. Bir düşmanlık ve soğukluk başladı. Çünkü; Stalin apaçık şekilde Türkiye'ye göz dikti. Boğazları istedi, bambaşka bir rejim, bizimkiler dahil hiç kimse sevmedi. Tabii o dönem bitti ve düzelmesi için zaman gerekiyor." dedi.

Şimdi iki ülke ilişkilerinin düzelme dönemine girdiğine değinen Ortaylı şu açıklamalarda bulundu: "Şu an ilişkilerimiz düzeliyor. Ekonomik, ticaret ve her yönüyle gelişiyor. Ekonomik krize rağmen daha iyi olacak. Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül'ün buraya gelmesinden fevkalade memnunuz. Bunlar çok önemli. Türk-Rus ilişkilerinin artması ve katlanarak büyümesi bizler için iyi olacak. Başka çare de yoktur zaten. Bunu karşı taraf da anlamışsa çok memnuniyet verici olur. Bizim Rusya ile ilişkilerimiz kimseyi etkilemez. O iş ayrıdır ve artık Soğuk Savaş devri de geçmiştir ve başka devletin ambargosunu koydurmayız ilişkilerimize."

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.