İslam terör ve protesto dini değildir

İslam terör ve protesto dini değildir
Hindistan'ın önde gelen kanaat önderlerinden Mevlana Vahiduttin Khan, Mumbai'deki terör saldırılarına karşı provoke edici protestolardan kaçınılması gerektiğini söyledi.

171 kişinin yaşamını yitirdiği Mumbai terör olaylarından sonra bütün dünyanın gözü Hindistan ve Pakistan'a çevrildi. Teröristlerin terör eylemini İslam adına yaptıklarını iddia etmeleri bütün İslam camiasından büyük tepki toplarken, Hintli Müslümanlar izolasyonla karşı karşıya kaldı. Milli duyguların çok hassas olduğu Hindu çoğunluğun bazı aşırı liderlerinin Hintli Müslümanları suçlaması yumuşak yapılı Hint toplumunda kabul görmedi. 

Saldırılardan sonra zan altında kalmaktan da rahatsız olan Müslüman Hintliler terörü lanetleyen bir çok açıklama yaptı. Saldırılardan hemen sonra ölü ele geçirilen 9 teröristin cesedini Müslüman mezarlıklarına kabule etmeyeceklerini söyleyen Mumbaili alimler ve imamlar teröristlerin Müslüman olarak anılmasından rahatsız olduklarını açıkça dile getirdi. Müslüman İmamlar, entelektüellerle bir araya gelerek Kurban bayramında kollarına siyah kurdele takarak Mumbai saldırılarını protesto edeceklerini açıkladı.

Hindistan'da ve dünyada barışa yaptığı katkılara tanınan kanaat önderlerinden Mevlana Vahiduddin Khan gelişmeleri CİHAN'a değerlendirdi. İslam'ın bir barış dini olduğunu ve hiçbir masumun öldürülmesini hoş görmediğini dile getiren Khan, toplum liderlerinin toplumu provoke edecek hareketlerden de kaçınılması gerektiğini dile getirdi. İslam'ın özünde pozitif enerjiye ve hoşgörüye dayandığını belirten Khan, protesto etmek gibi hareketlerin özünde negatiflik taşıdığını bu yüzden İslam'da yeri olmadığını sözlerine ekledi.

Hindistan geçtiğimiz günlerde Mumbai'de çok acı bir terör olayına maruz kaldı. Ve olayı sözde Cihadilerin yaptığı belirlendi. Buna özellikle Hintli Müslümanlar büyük tepki gösterdi ve "Ne Müslüman terörist olabilir, ne de bir terörist Müslüman" şeklinde olaya yaklaştı.

"Bu kesinlikle doğrudur. Kur'an'a göre İslam'ın özünde ne terör ne de şiddet vardır. İslam hep barışın en güzel yol olduğunu savunur. Hatta tasavvuf erbabı herkes ile barış içinde yaşamayı öğütlemiştir. İslam bir masum insanın haksız yere öldürülmesini bütün insanlığı öldürmekle denk tutmuş ve bu şekilde şiddetin önüne set çekmiştir. Bu bağlamda Mumbai'deki saldırıalr benzeri bir saldırının İslam ile bağdaşlaştırılması kabul edilemez.

Tepkilerini ortaya koyan Mumbaili imam ve alimler ölü olarak ele geçirilen 9 teröristin cesedini Müslüman mezarlıklarına kabul etmedi. Bu yaklaşım doğrumudur?

Bunu doğru bulmuyorum. İki şeyi iyi ayırmak lazım. Bu insanların yaptıkları ile bedenleri ayrı şeylerdir. Yaptıklarını büyük bir şiddetle reddedebiliriz. Fakat eğer bu insanlar Müslüman ise ve kendi çevrelerinde kendilerini Müslüman olarak tanıtıyor. Ayrıca Müslüman adı taşıyorlarsa cesetlerinin Müslüman kabristanına gömülmesinde sakınca yoktur. Bu fetva İslam fıkhına göre doğru değildir.

Hintli alimler daha sonra Kurban bayramında Mumbai saldırılarını protesto için Müslümanları kollarına siyah kurdele takmaya çağırdı. Bu protesto yaklaşımını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kesinlikle doğru bir tavır değil. İslam'da protesto da "siyah kurdele" de yoktur. Eğer bu insanlar kötü bir hareket yapmışlarsa "İnkar-ı Münker" ile onları sözle kınamalısınız. Teröristlerin yaptığı hareket halkın huzuruna yönelikse halkı provoke etmeye meyyal bir protesto eylemi yapmak da İslam'a uygun değildir. Kötü tavır ve hareketleri İslam hep kınamış ve uzak durmayı öğütlemiştir. 

Bu saldırılar Hint toplumu içinde bir kutuplaşma oluşturur mu? Hintli Müslümanlar nasıl hareket etmeli?

Olabilir. Çünkü Hindistan eğitim seviyesi düşük bir ülke. Eğitimin düşük olduğu toplumlarda bu tür kutuplaşmaların görüşmesi olağan. 

Hintli Müslümanlar bu tür olayları lanetlemeli, kınamalı. Fakat burada ulemaya büyük iş düşüyor. Saldırıları kınayan ulema, saldırılardan önce de bu tür olayları kınamalı, halkı buna karşı uyarmalı, halkı eğitmeli. Düşünce sistemimizde büyük değişikliklere ihtiyacımız var. Bir hadiste Allah'ın barışa ve sevgiye çok şey bahşettiğinden bahsedilir. Şimdi açıklamalar yapan alimlerin bu tür saldırılardan olaylardan önce aktif olup halkı bilgilendirmeleri gerekirdi. Müslümanlarda dünyanın dört bir tarafında çok asabi olarak görülüyor. Bu herkesin birbirine aksettirdiği negatif enerjinin yansımasıdır. Alimler bile negatif tavırları ile Müslümanlara negatif enerji aşılamıştır. 

Bu yüzden Müslümanların negatif düşüncelerini, algılamalarını pozitife çevirmek için alimlerin bir fikir devrimi yapması şart. UNESCO tarafından açıklanan bir formül vardır. Buna göre şiddet beyinde başlar beyinde biter. Eğer kafanızda negatif bir düşünce varsa herkes potansiyel bir teröristtir. Böyle bir terör olayında hemen protestolara başvuruluyor. Özünde negatif bir hareketin dua gibi alternatifleri ile pozitife çevrilmesi lazım. Ulemanın da protesto ve siyah kurdela gibi eylemlerle halka negatif enerji aşılamaması gerek. Mumbai saldırılarını gerçekleştiren teröristler aktif teröristlerdir. Fakat içinde husumet taşıyan herkes Müslüman olsun başka dinden olsun herkes potansiyel teröristtirler. 

MEVLANA VAHİDUDDİN KHAN 

Mevlana Vahiduddin Khan Hindistan'ın yetiştirdiği önde gelen İslam alimlerinin arasında yer alıyor. Özellikle İngilizce ve Urduca vaazları ve kitapları ile tanınan Khan dünya barışına yaptığı katkılardan dolayı Eski Sovyet Devlet Başkanı Mikhail Gorbachev tarafından Demiurgus Uluslararası Barış Ödülüne layık görüldü. Hindistan'ın en önemli 3. ödülü olarak kabul edilen ve Hindistan Cumhurbaşkanı tarafından Morher Teresa'nın da aldığı Padma Bushan ödülüne de layık görülen Khan, başkent Yeni Delhi'de yaşıyor. 84 yaşındaki Mevlaa Vahidudin Khan uluslararası toplantılarda Hindistan Müslümanlarını temsil eden kanaat önderlerinin başında geliyor.(CİHAN)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.