İsrail heyetinin parasını Suudiler ödemiş

İsrail heyetinin parasını Suudiler ödemiş
Suudi Arabistan öncülüğünde Birleşmiş Milletler'de (BM) yapılan Dinler Arası Diyalog toplantısının üzerinden yaklaşık bir ay geçmesine rağmen yankıları halen devam ediyor.

Mısır Ezher Şeyhi Seyyid Tantavi'nin İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres'le el sıkışmasının basına yansımasından sonra bu kez de toplantıya katılan İsrail heyetinin masraflarının Suudi Arabistan tarafından karşılandığı öne sürülüyor. 

İran Press Tv'nin iddiasına göre Peres ve İsrail'in müstakbel başbakanı Dışişleri Bakanı Tzipi Livni öncülüğündeki 20 kişilik heyetin masrafları bizzat Suudi riyalleriyle ödendi. 

Geçtiğimiz Kasım ayında yapılan ve iki gün süren toplantıda dini inançlar da dahil temel özgürlükler ve insan haklarına saygı konuları işlenmişti. Toplantı Suudi Arabistan Kralı Abdullah'ın inisiyatifiyle gerçekleştirilmişti. 

Press Tv'nin haberine göre iddia isminin açıklanmasını istemeyen Suudi bir yetkili tarafından dile getirildi. Suudi yetkiliye göre Suudi ve İsrailli heyetler gizli görüşmeler de gerçekleştirdi. 

Son dönemde hem İsrail ve hem de Suudi Arabistan, 2002 yılında dönemin veliaht prensi şimdiki Kral Abdullah tarafından ortaya atılan Arap Barış Planı'nın kabul edilmesi gerektiği yönünde fikirler ileri sürüyor. Ancak özellikle İsrail tarafı, Arap Barış Planı'nın üzerinde revizyonlar yapılması gerektiğini de belirtiyor. 

Gizli görüşmelerde bir araya gelen Peres-Livni öncülüğündeki İsrail heyetiyle Suudi Kralı Abdullah ve Dışişleri Bakanı Suud el Faysal'ın başkanlığındaki Suudi heyetinin Arap Barış Planı'nı canlandırma konusunu görüştükleri öne sürülüyor. 

Üzerinde bazı revizyonlara gidileceği öne sürülen yeni Arap Barış Planı'nın ABD'nin yeni Başkanı Barack Obama'nın görevi devralmasından sonra kamuoyuna sunulacağı iddia ediliyor. 

Press Tv'nin iddiasına göre yeni planda 'Kudüs'ün gelecekteki Filistin Devleti'nin başkenti olacağı' ve 'yerlerinden kovulan Filistinlilerin topraklarına geri dönmesi' gibi maddeler bulunmuyor. Uzmanlar İsrail ve Araplar arasındaki en önemli anlaşmazlığı bu iki maddenin oluşturduğu, dolayısıyla bunlardan yoksun bir planın ölü doğacağı ifade ediliyor. 

1948-67 yılları arasında yerlerinden kovulan yüz binlerce Filistinlinin sayısının günümüzde birkaç milyona ulaştığı tahmin ediliyor. İsrail bu mültecilerin yerlerine geri dönmesi durumunda İsrail'in Yahudi Devleti kimliğini tamamen kaybedeceğini belirtiyor. 

2002 planında Arap Barış Planı'nın kabul edilmesi durumunda İsrail'in varlığının tüm Arap ülkeleri tarafından tanınması şartı getiriliyordu. 

Diyalog toplantısında Peres'le el sıkışan Tantavi'nin fotoğraflarının Arap dünyasında neşredilmesinden sonra muhalif isimler, Tantavi'nin tüm İslam dünyasından özür dilemesi gerektiği yönünden çağrılar gelmişti. Tantavi daha sonra el sıkıştığı kişinin Peres olduğunu bilmediğini öne sürerken, İsrail kaynakları ise bizzat Tantavi'nin Peres'in yanına giderek elini sıktığını iddia ediyor. 

Aralarındaki rejim farkından dolayı İran ve Suudi Arabistan sık sık karşı karşıya geliyor. Vahhabi inancındaki Suudi Arabistan, Şii İran'ın mezhebini yaymak için İslam ülkelerinde ciddi propaganda faaliyetleri yürüttüğünü öne sürerken, aynı şekilde İran da Suudi rejiminin İslam ülkelerinde Vahhabi inancını yaymaya çalışmasının ötesinde, radikalizmi de tetiklediğini iddia ediyor.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.