İsveç, polisine güvenmiyor

İsveç, polisine güvenmiyor
İsveç'te polise güven, son 10 yılın en düşük seviyesine indi.

İsveç'te yapılan son kamuoyu yoklamalarına göre İsveçlilerin polise güveni son 10 yılın en düşük seviyesine indi.

özel bir araştırma grubu olan FSI'nin yaklaşık 3 bin kişi ile yaptığı son ankete göre ankete katılanların yüzde 58'i halen polise güvendiklerini söylerken, bu rakam 2002'de yüzde 73'leri gösteriyordu. Rakamlar, polise duyulan güvenin İsveç'te gün geçtikçe dibe vurduğunu gösteriyor. Aynı dönem içerisinde polise güvenmediklerini söyleyenlerin oranı ise yüzde 13'lerden, yüzde 22'lere çıkmış durumda. İsveç'te polise en az itimadı olanlar ise mağdur olarak polise müracaat etmiş, bir şikâyette bulunmuş olan kimseler. Bu kimselerin müracaatlarından bir netice alamamalarının, kuruma olan güveni azalttığını anketler ortaya koyuyor.

Ankete katılanların büyük bir kısmı da polisleri akşamları daha fazla cadde ve sokaklarda görmek istediklerini dile getirdi. Rakamlar ise, umuma açık yerlerde artık daha fazla güvenlik kamerası olduğunu gösteriyor. Güvenlik kamerası oranı 1997'de yüzde 48 iken, bugün bu oran yüzde 72'lerde.

Bu rakamların bir sağlaması yapmak için de İsveç'in en çok satan gazetelerinden Expressen, kendi sitesinde bir anket düzenledi. "Polise güveniyor musunuz?" şeklindeki soruya 5 bin 669 kişi katılırken; halen güvenmeye devam edenlerin oranının yüzde 20'lerde, güvenmiyorum diyenlerin oranının ise % 80'lerde olduğu ortaya çıktı.


POLİSE GüVEN NEDEN AZALMIŞ DURUMDA?
Vatandaşlarla yapılan görüşmelerden genel anlaşıldığı şekliyle, polise güvenin azalmasının büyük bir nedeni, şikâyetlerin pek bir netice alınamaması, suçluların bulunamaması. Bunun temel sebeplerinden birisinin de, polisin İsveç'te yerleşik ve oturmuş bir sigorta sisteminin olmasına güvenmesi. Mağdurlarla yapılan özel röportajlarda çok büyük bir olay olmadıkça polisin "Nasıl olsa gider sigorta şirketlerinden tazmin ederler" diye düşünüldüğü ifade ediliyor.

Polise güveni sarsan olaylardan birisi de yakın dönemlerde suikasta kurban giden İsveç eski başbakanlarından Olof Palme ve İsveç eski dışişleri bakanlarından Anna Linn'in öldürülmesindeki sis perdesinin bir türlü aydınlatılamaması.

İsveç'te doğup büyümüş gençlerden Yasin Görgülü ise polise karşı bir güvensizliğin olduğunu söylerken, özellikle yabancılar ise İsveçliler arasında bir ayrımcılık yapıldığı noktasında bir iddiada bulunmakta. Son dönemlerde yabancı polislerin de alınmaya başladığını söyleyen Görgülü, bu durumun bir dengelemeye götüreceğini söyledi. Görgülü son olarak "Polislerin performansı çok zayıf, işlerinde daha ciddi olmalılar, özellikle de yabancılara karşı." diye konuştu.

Görüş belirten İsveçli Türklerden İsmail Zengin yabancılara karşı polisin biraz önyargılı olduklarını söyledi. Yabancıların polis karşısında çoğu zaman yetersiz kalmasını dialoğun azlığına bağlayan Zengin, bu konuda derneklere çok iş düştüğünü ve derneklerin polisleri cemiyetlere çağırarak aradaki önyargıları kırması gerektiğini belirtti.

Geçen yıl lokaline hırsızların girdiği Türk kreşinin yöneticilerinden Dilek Kaplan ise, aradan tam 1 yıl geçtiğini, polisin açık parmak izlerini alıp gitmesine rağmen hiçbir gelişmenin olmadığını söyledi. Kendileriyle röportaja gelenlere o zaman söylediklerini ve şimdi de aynı şeyi söylediklerini belirten Kaplan, "Bu olayda polislerin bir şey çıkarabileceğine inanmadığımızı söylemiştik, şimdi de aynısını söylüyoruz. Allah akıbetimizi hayreylesin diye dua etmekten başka bir şey gelmiyor elimizden" şeklinde sözlerini tamamladı.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.