15 Kasım 2018 Perşembe6 R.Evvel 1440
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Günün AyetiAllah’a ibadet edin ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana-babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya, elinizin altındakilere iyilik edin. Şüphesiz Allah, kibirlenen ve övünen kimseleri sevmez.(Nisa, 4/36)
  • İslâm beş (temel) üzerine kurulmuştur: Allah’tan başka ilah olamadığına ve Muhammed (s.a.s)’in O’nun kulu ve elçisi olduğuna şahitlik etmek, ...(Al-Bukhari, “İman”, 2; Muslim, “İman”, 21)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:16Güneş 07:44Öğle 12:55İkindi 15:29Akşam 17:53Yatsı 19:16
    • 12°C Adana
    • 3°C Adıyaman
    • -3°C Afyon
    • 3°C Ağrı
    • 2°C Amasya
    • -3°C Ankara
    • 13°C Antalya
    • 6°C Artvin
    • 5°C Aydın
    • 5°C Balıkesir
  • BIST: 93.287 0.62
  • Altın: 212,782 -0.02
  • Dolar: 5,4738 -0.18
  • Euro: 6,1921 0.03

Servet Avcı: Mesele koltuk değil milliyetçiliğin varlığı/yokluğu

MHP'de yönetim değişikliği isteyen Ülkü Ocakları eski Başkanlarından Servet Avcı, meselenin koltuk çekişmesi değil, milliyetçiliğin Türk siyasi hayatından kurumsal anlamda tasfiye edilip edilmeme olduğunu savundu.
Servet Avcı: Mesele koltuk değil milliyetçiliğin varlığı/yokluğu
Servet Avcı: Mesele koltuk değil milliyetçiliğin varlığı/yokluğu Servet Avcı: Mesele koltuk değil milliyetçiliğin varlığı/yokluğu Servet Avcı: Mesele koltuk değil milliyetçiliğin varlığı/yokluğu

Yönetim değişikliği olmaması halinde baskın seçim yapılacağını, MHP'nin baraj altı kalacağını ve AK Parti'nin çok daha büyük bir milletvekili sayısıyla Meclis'teki yerini alacağını ve Başkanlığa geçileceğini ileri süren Servet Avcı "Dar bölgeli çift turlu seçim sistemi hayata geçtiğinde ortada milliyetçilerin partisi kalmayacağına göre, milliyetçi oyların ezici çoğunluğu sol karşısında toplanacağı için AKP adına ekmeden biçme dönemi başlayacak..." iddiasında bulundu.

Avcı şok iddialarını şöyle sürdürdü: "Evet, bir 'altın vuruş' geliyor... Onu ya iktidar yapacak ya da Türk milliyetçileri... Eğer milliyetçiler beceremezse ülke kaybedecek... Eğer becerirse büyük ve küçük statükolar kaybederken, ülke kazanacak..."

Servet Avcı'nın yazısı şöyle:

"Fırsat bu fırsat... Muhalefeti bu şekilde yakalamışken şartları olgunlaştırıp baskın seçime gitmek... İktidar çevresinde bu plan şimdilik işliyor... Davutoğlu'nun başına gelenler ve geleceği belli olanlar bu planı doğruluyor...

MHP yönetimi tüm seçimlerin 'garantili mağlubu'!.. Üstelik bu defa daha trajik bir sonuca doğru geriliyor... CHP ne yaparsa yapsın veya ne yapmazsa yapmasın aynı oy oranında geziyor... HDP ise yüksek ihtimal baraj altı...

Bu fotoğraf ve aktörler değişmeden gidilecek bir seçim AKP'yi ve Erdoğan'ı tarihinin en güçlü konumuna yükseltebilir... AKP istediği gibi anayasa yapma ve başkanlık sistemine geçme gücünü toplayabilir... Şimdi saatler erken seçime kuruldu ve artık Ağustos ayı konuşuluyor...

Bu hesabı yapanların CHP'den hiç korkusu yok... Çünkü mevcut CHP'nin etkisi ve büyüme potansiyeli son derece sınırlı... Denklemi değiştirme ihtimali olan tek parti var, o da MHP... O yüzden MHP'deki statükonun aynen kalması gerekiyor... Aksi hâlde büyük risk var...

İktidar çevrelerinde ve havuz medyasında MHP'de değişim isteyenlere karşı gittikçe dozajı artan haşin ve müfteri tavır bu endişeden besleniyor... Daha düne kadar 'metres'ten tutun, 'salyalı'ya kadar vardırılan ağır hakaretler, yerini 'büyük devlet adamlığı'na bırakmış durumda... Dolayısıyla iftiraların ve hakaretlerin adres değiştirip, değişim isteyen muhalefete yönelmesi sürpriz olmadı...

***

Belli ki iktidarın 'yenilgi garantili' bu MHP yönetimine bir kere daha ihtiyacı var... En azından 'altın vuruş'a kadar... Eğer Ağustos'ta o 'altın vuruş' gerçekleşirse ne MHP yönetimine ihtiyaçları kalacak, ne de her seçim büyükçe kısmı ikna edilen milliyetçilere... Dar bölgeli çift turlu seçim sistemi hayata geçtiğinde ortada milliyetçilerin partisi kalmayacağına göre, milliyetçi oyların ezici çoğunluğu sol karşısında toplanacağı için AKP adına ekmeden biçme dönemi başlayacak...

Durum son derece kritik ve süre gittikçe azalıyor... Burada MHP yönetimi ile iktidar arasında 'kısa vâdeli' bir 'menfaat çakışması' söz konusu... Taraflardan birisi oturduğu koltuktan kalmak istemediği için 'korunma ümidi'yle iktidarın gücüne göz kırpıyor, muhalefet dozajını düşürerek, aynı dilde, yani 'paralel' dilinde buluşuyor... İktidarın yargı üzerinde baskı oluşturma gücüne güveniliyor...

Ne acıdır ki, şahsî hesaplar baskın geliyor... Ülkede meydana gelecek yapısal değişikliğin Türklüğü ve milliyetçiliği sokacağı zorlu kulvardan ziyade 'parti içi statü'nün korunması amaçlanıyor...

***

1 Kasım'dan beri ikaz etmeye çalışıyoruz... Konu artık başarı veya başarısızlık meselesi değil, varlık-yokluk meselesi... Değişim A'nın gidip, B'nin gelmesi derecesinde basit değil, milliyetçiliğin Türk siyasî hayatından kurumsal anlamda tasfiye edilip edilmemesiyle doğrudan ilişkili... Bunu anlamak için değişim isteyen hiç kimsenin ne dediğine aldırış edilmese bile, 'her türlü milliyetçilik ayaklarımın altında' diyen zihniyetin bugünkü duruşuna bakmak yeterli...

Ülke bir şelalede suların kırılma noktasına doğru ilerliyor... Kurtuluş için 'demokratik seçenekler' maalesef 'tek'e inmiş durumda... Mevcut resme göre sadece MHP'nin yükselişi 'tek adam, tek parti rejimi'ne doğru kurgulanmış zembereği kırıp atabilir...

Bunu halk ve parti tabanı görmüyor mu? Elbette görüyor... Gördüğü için de değişim talebiyle yollara dökülen muhalefet destek buluyor... Ortada seçim yokken, hiçbir unvan sahibi olmayanların kitleleri bu denli harekete geçirmesi çok önemliydi...

Geçtiğimiz hafta sonu Meral Akşener'in Gazipaşa'dan Antalya merkeze uzanan ve mitingle sonuçlanan eylemleri, konunun partiyi aştığını, bir 'halk hareketi'ne dönüştüğünü, partili olmayanların bile yaklaşan tehlikeye ve alternatifsizliğe karşı MHP ve değişim lehine nasıl da irade koyduğunu gösterdi... 'Altın vuruş'a hazırlanan iktidarı endişelendiren görüntülerdi bunlar... Çünkü üzerine ölü toprağı dökülmüş gibi duran bir hareketin patlaması gibiydi her şey...

Bu hafta sonu İzmir'de miting var... Ülkenin sürüklendiği 'mecburî istikamet'e ve o 'altın vuruş' hülyasına karşı ortaya çıkacak fotoğraf çok çok hayati... MHP artık sadece MHP olmadığı için, mesele Türkiye olduğu için gözler orada olacak... Gözü olanların gözü de, gözü parlayanların gözü de...

Evet, bir 'altın vuruş' geliyor... Onu ya iktidar yapacak ya da Türk milliyetçileri... Eğer milliyetçiler beceremezse ülke kaybedecek... Eğer becerirse büyük ve küçük statükolar kaybederken, ülke kazanacak...

O yüzden kritik eşikteyiz... O yüzden Ağustos'ta planlanan 'altın vuruş'u 'karabasan'a çevirmek milliyetçilerin üzerine binmiş bir mecburiyet...

Etiketler:
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Diğer Haberler
  • işte güne damga vuran manşetler08 Kasım 2018 Perşembe 06:45
  • Necati Şaşmaz'dan yeni dizi07 Kasım 2018 Çarşamba 12:19
  • işte güne damga vuran manşetler06 Kasım 2018 Salı 07:00
  • Ahmet Taşgetiren yazmaya Karar'la yeniden başlıyor05 Kasım 2018 Pazartesi 07:59
  • işte güne damga vuran manşetler03 Kasım 2018 Cumartesi 07:53
  • 2 Kasım 2018 tarihli gazete manşetleri02 Kasım 2018 Cuma 08:49
  • Şarkıcı Sıla Adliyede01 Kasım 2018 Perşembe 15:22
  • ‘Eskiden obezdim’01 Kasım 2018 Perşembe 08:29
  • işte güne damga vuran manşetler01 Kasım 2018 Perşembe 07:08
  • Bir gazete daha kapanıyor31 Ekim 2018 Çarşamba 14:12
  • Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.