16 Ekim 2018 Salı2 Safer 1440
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Allah göklerin ve yerin nurudur. Onun nurunun temsili şudur: Duvarda bir hücre; içinde bir kandil, kandil de bir cam fânûs içinde. Fânûs sanki inci gibi parlayan bir yıldız. Mübarek bir ağaçtan, ne doğuya, ne de batıya ait olan zeytin ağacından tutuşturulur. Bu ağacın yağı, ateş dokunmasa bile, neredeyse aydınlatacak (kadar berrak) tır. Nur üstüne nur. Allah dilediği kimseyi nuruna iletir. Allah insanlar için misaller verir. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.(Nûr, 24/35)
  • “Allah sizin dış görünüşünüze ve mallarınıza değil, kalplerinize ve amellerinize bakar.”(Müslim, "Birr", 33; İbn Mâce, "Zühd", 9 )
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:45Güneş 07:09Öğle 12:56İkindi 15:58Akşam 18:30Yatsı 19:50
    • 20°C Adana
    • 19°C Adıyaman
    • 8°C Afyon
    • 8°C Ağrı
    • 15°C Amasya
    • 11°C Ankara
    • 18°C Antalya
    • 14°C Artvin
    • 15°C Aydın
    • 18°C Balıkesir
  • BIST: 98.631 2.04
  • Altın: 228,177 -0.05
  • Dolar: 5,7865 -2.44
  • Euro: 6,7031 -2.28

Çelik'ten AK Parti'ye ağır sözler

Çelik'ten AK Parti'ye ağır sözler
Eski AK Partili Bakan Hüseyin Çelik, resmi internet sitesinden kaleme aldığıyla yazıda AK Parti'yle ilgili ağır ithamlarda bulundu.
Çelik'ten AK Parti'ye ağır sözler Çelik'ten AK Parti'ye ağır sözler Çelik'ten AK Parti'ye ağır sözler

 

AK Parti’lilerin AK Parti’lileri kıyıma uğrattığını yazan Çelik, “İtibar cellatlığı yapılmasına devam edilirse, daha da mühimi buna müsaade ve müsamaha edilirse AK Parti’nin de küme düşen partilerin arasına karışması mukadder olur.” ifadelerini kullandı.

Yazısının girişinde Osmanlı’da iktidar mücadelesinde kardeşlerin katledilmesine vurgu yaparak AK Parti’ye gönderme yapan Hüseyin Çelik, “Öyle zamanlar gelmiştir ki, bu katliamlardan dolayı hanedan sona erme tehlikesiyle karşı karşıya gelmiştir.” diye yazdı. AK Parti’nin ilk on yılında Türkiye’nin büyük demokratik ilerle kaydettiğini iddia eden Hüseyin Çelik, “hukuk devleti” olma anlamında Türkiye’nin  Çin ve Tunus’tan da geriye düştüğünü söyleyerek şöyle devam etti: “Gücün tek elde toplanması, kurulların sembolik ve seremonyal hale gelmesi, ortak aklın kaybolması, lidere sadece hoşuna gidecek, onu tasdik etme anlamına gelebilecek sözlerin söylenebilmesi, Muhafazakar Kemalizmden başka bir şey değildir.”

Çelik yazısının devamında daha önce aynı yolda yürüdükleri AK Parti’lilerin yine AK Parti’liler tarafından kıyıma uğratıldığını söyledi. Çelik ekranda bu eleştirileri yapan AK Parti’liler için, “trol ve troliçe, satılık, kiralık kalemşörler, ekranları dolduran infaz timleri” ifadelerini kullandı. Çelik’in yazısının ilgili bölümü şöyle:

“Çok şükür bugün artık “kardeş katli” diye bir şey yoktur. Ancak, şeref ve haysiyetleri ile oynadığımız, bin bir türlü hakaret ve iftiraya uğrattığımız, itibarlarını ayaklar altına aldığımız, sabah akşam trol ve troliçelerin, satılık ve kiralık kalemşörlerin, ekranları dolduran infaz timlerinin saldırılarına muhatap kıldığımız, çileli günlerdeki yol ve dava arkadaşlarımıza, yani manevi kardeşlerimize uygulanan kıyıma ne diyeceğiz?

Manen kıyıma uğrayan sadece siyasetteki yol ve dava arkadaşlarımız değil, en zor zamanlarda yanımızda olan, birçok badireyi atlatmada hayati roller üstlenen bazı hukuk ve devlet adamları ile birçok basın mensubu da ne yazık ki bu kırlangıç fırtınasından nasibini almıştır. Manevi kıyıma uğramanın ne anlama geldiğini, onur ve itibarlarına düşkün insanlar çok iyi bilirler.”

ÇELİK: AK PARTİ’NİN DE KÜME DÜŞEN PARTİLERİN ARASINA KARIŞMASI MUKADDER OLUR

Kendisinin Erdoğan sonrası dönemde Davutoğlu’nun değil Abdullah Gül’ün Başbakan olmasını istediğini belirten Hüseyin Çelik, Davutoğlu’nu eleştirerek “Biz, Sayın Davutoğlu‘na da, birçok değerli arkadaşımızın tasfiyesine en azından seyirci kalmasına rağmen, hürmette kusur etmedik.” şeklinde yazdı. “Düşük profil” tartışmasına da giren Hüseyin Çelik, “Bu arkadaşlarımızı, bir yığın karikatürün ve seviyesiz mizahın konusu haline getirmeye kimin ne hakkı var.” ifadelerini kullanarak şöyle devam etti: “İtibar cellatlığı yapılmasına devam edilirse, daha da mühimi buna müsaade ve müsamaha edilirse AK Parti’nin de küme düşen partilerin arasına karışması mukadder olur.”

Çelik’in yazısının son bölümü şöyle:

“Sayın Ahmet Davutoğlu, değerli bir bilim ve siyaset adamıdır. Herkes gibi onun da artıları eksileri elbette vardır. Birlikte siyaset yaptığımız sürece, aramızda tatsız diyebileceğimiz bir tartışma bile geçmemiştir. Ancak Sayın Erdoğan‘dan sonra, benim şahsen genel başkan adayım hiç bir zaman Sayın Davutoğlu olmadı. Bunu ikili görüşmelerimizde kendisine de ifade ettim. Ben, Sayın Cumhurbaşkanımızın başkanlık ettiği bütün kurullarda kendisinden sonra Sayın Abdullah Gül‘ün AK Parti’nin genel başkanı ve başbakan olması gerektiğini, gerekçeleriyle birlikte çok açık ve aleni olarak söyledim. Ama sonuçta Sayın Erdoğan, SayınDavutoğlu‘nu tercih etti. Biz, Sayın Davutoğlu‘na da, birçok değerli arkadaşımızın tasfiyesine en azından seyirci kalmasına rağmen, hürmette kusur etmedik. Hatta ülkemizin, partimizin ve hükümetimizin selameti ve başarısı için ‘nasıl yardımcı olabiliriz‘ diye gayret gösterdik.

 Peki, bütün bunlara rağmen, Sayın Davutoğlu‘na revâ görülen muameleye sağ duyulu kaç insan “bu şık oldu” diyebilir. Bu olaydan sonra, değerli dostum Vehbi Vakkasoğlu‘nun yıllar önce okuduğum “Önce Alkışladılar, Sonra Öldürdüler” isimli kitabını hatırladım. Gerçekten tarih tekerrürlerle doludur.

 Bugün genel başkanlığa adı geçen arkadaşların çoğu ile uzun yıllar yan yana, dirsek dirseğe çalıştık. Paylaştığımız acı, tatlı bir yığın hatıramız var. Hatta bazıları ile çok yakın dostluğum var. Daha işin başında, bu insanları “düşük profilli” diye niteleyen densizliğe, basiretsizliğe ne diyeceğiz? Bu arkadaşlarımızı, bir yığın karikatürün ve seviyesiz mizahın konusu haline getirmeye kimin ne hakkı var. Bu iz’andan yoksun yakıştırmayı yapanlar hâlâ köşe başlarında oturup, itibarlı adam muamelesi görecekler mi? Sevdiklerimizi takdir etmenin yolu, başkalarını tahkir etmekten mi geçiyor?

 AK Parti kurulurken biz, arkadaşlarımızın hukukunu kendi hukukumuz, itibarını kendi itibarımız kabul ettik ve uzun yıllar bu anlayışla birbirimize sahip çıktık. İtibar cellatlığı yapılmasına devam edilirse, daha da mühimi buna müsaade ve müsamaha edilirse AK Parti’nin de küme düşen partilerin arasına karışması mukadder olur.

 Bugün, AK Parti’nin tek rakibi artık kendisidir. Bu olup bitenleri gördükçe, şimdi Volter’e daha çok hak veriyorum. Hani diyor ya: “Tanrım, beni dostlarıma karşı koru; zira ben düşmanlarımla başa çıkabilirim.“

 Hiç ama hiç bir hesabı olmayan, hasbî bir dostun uyarıları veya sitemleri olarak bunları, arkadaşlık hukuku adına tarihe not düşüyorum. Bilindiği gibi, sitem, sevgiden doğar. Ben CHP’yi çok eleştirdim ama sitem ettiğim görülmemiştir. Dikkat edin ‘kardeşlik hukuku adına‘ demiyorum, çünkü kardeşlik hukuku, son yıllarda sıkıntılı olmaya başladı.”

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Diğer Haberler
  • Trump'tan beklenmedik Suudi Arabistan hamlesi!15 Ekim 2018 Pazartesi 16:04
  • Erdoğan'dan çok sert sözler: Cahil, soytarı...15 Ekim 2018 Pazartesi 16:03
  • Mayın patladı: 1 askerimiz yaralı!15 Ekim 2018 Pazartesi 16:02
  • Baba Oğul arasında kanlı kavga15 Ekim 2018 Pazartesi 14:35
  • Borcu olanlar dikkat! Bugün son gün15 Ekim 2018 Pazartesi 14:32
  • Meral Akşener'den Bahçeli'ye suç duyurusu15 Ekim 2018 Pazartesi 14:31
  • Bugün konsolostuk'ta arama yapılacak15 Ekim 2018 Pazartesi 13:35
  • Feci kaza! Çok sayıda yaralı var15 Ekim 2018 Pazartesi 13:33
  • Türkiye'de bir ilk!15 Ekim 2018 Pazartesi 13:32
  • Kavga eden kızlara ibretlik ceza!15 Ekim 2018 Pazartesi 13:26
  • ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.