Türkiye'yi AB için destekleyenlerin yorgunluğu
Avrupa Parlamentosu'nun (AP) Türk asıllı vekillerinden Vural Öger, Ankara'nın Avrupa Birliği (AB) üyeliğini destekleyen vekiller arasında Türkiye yorgunluğu başladığını söyledi.
Öger, CİHAN'a verdiği özel röportajda Avrupa Birliği-Türkiye ilişkilerinin 2009 yılında alacağı boyutlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Hükümetin yerel seçimlerin ardından reformlara hızlı bir şekilde girişmesi gerektiğinin altını çizen Öger, aynı zamanda Türk toplumunun AB konusunda bilinçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Avrupalı parlamenter, Kıbrıs meselesinde limanların açılması gerektiğini savunurken AB'nin dış politikada önemli adımlar atan Türkiye'yi yüksek not verdiğini ancak iç politikadaki istikrarsızlığından dolayı ikmale bırakabileceğini vurguladı.
AB'de Türkiye dostları içinde bir Türkiye yorgunluğu başladığını işaret eden Vural Öger, "Seçimlerden sonra çok aktif bir Avrupa politikası yapmadıkları takdirde bu sürecin duracağını ve hatta kopabileceğimizi de düşünüyorlar. Türkiye dostları içinde de bir Türkiye yorgunluğu başladı. Bunların eline bir şeyler vermek lazım diye düşünüyorum. Hükümet Mart ayından sonra Avrupa Birliği konusuna soyunmazsa benim de burada açık söyleyeyim şevkim biter" dedi.
"AB'Yİ HER TÜRLÜ POLİTİK ALANIN DIŞINA ÇIKARMAK GEREKİR"
AP üyesi Öger, hükümetin 2002-05 yılları arasında "cumhuriyet tarihinde belki son 30-40 yılın en önemli reformalarını gerçekleştirdiğini" ancak daha sonra bu reform hızının kesildiğini söyledi. Hızın kesilmesinde iç politik sorunların rol oynadığını kabul eden Öger, "Ama şu anda mecliste çoğunluğa sahip olan bir hükümetin kanımca bu yasaları daha güçlü bir şekilde daha çabuk bir zaman içinde yapabilirdi diye düşünüyorum. Muhakkak iç politik nedenler bunda rol oynuyor. Diğer taraftan Avrupa içinde çıkan çatlak sesler aleyhte bir kamuoyu oluşturuyor. Böyle bir ortamda da kanımca hükümeti yasaları meclisten geçirmesi de zor oluyor. Muhalefet de yardımcı değil." diye konuştu. Avrupa Birliği'nin her türlü politik alanın dışına çıkarılması gerektiğini savunan Avrupalı parlamenter, "Yani AB konusu, Türkiye'de çok politize olan bir konu. Belli ideoloji sahip belli kesimler AB sürecini kendi amaçları için kullanıyorlar. Dolayısı ile bence AB konusu, partiler üstü bir konu olmalı Türkiye'de. Hükümetin, muhalefetin, sivil kamu örgütlerinin, tüm toplum örgütlerinin, gençliğin ve üniversitelerin birbirine kenetlenerek AB yolunda medyanın da desteği ile yol almaları gerekir. Çünkü Türkiye'nin geleceği bu AB içinde ne yazık ki Türkiye'de bu konu iyi anlaşılamıyor." şeklinde konuştu.
"KIBRIS SORUNU ULUSALLAŞMIŞ"
Kıbrıs meselesinde çözümsüzlüğün çözüm olmadığını belirten Öğer, Türkiye'nin hislerine kapılmadan, geçmişe saplanmadan ve aklını kullanarak çıkış yolu araması gerektiğini belirtti. Öger, "Kıbrıs burada Türkiye karşıtları tarafından kullanılıyor. Türkiye'de belli bir kesim de Kıbrıs konusunu kullanıyor. Hiçbir hükümet bu konuda kesin adımlar atamıyor çünkü devamlı bir muhalefet oluşuyor. Kıbrıs, Türkiye'de ulusallamış bir konu. Çok zor." diye konuştu. Avrupa Birliği'nin "Kıbrıs"ı tanı demediğini belirten Öger, "Limanların açılması gerekiyor çünkü Gümrük Birliği kapsamında bu limanların açılması gerekiyor. Bu limanlar 1970 sonlarına kadar açıktı. Türkiye gemilerini açmıştı. Bu politik bir konu haline geldi. Bu yerine getirilse dondurulmuş başlıklar açılır. Bu süreçte Kıbrıs'tan gelen vetolarda ortadan kalkabilir. Türkiye bir yol kesimine gelmiş durumda. Geleceğimiz için AB ile devam edecek miyiz yoksa 1970'den başlayan ve çözümsüz bir hale gelen Kıbrıs konusunda aynı argümanı ileri sürerek bu konuyu çözümsüz mü bırakacağız?" diye konuştu. Sorunun çözümsüz kalmasının Türkiye'nin lehine olmadığını vurgulayan Öger, sorunun çözümüde "hislerin" değil "aklın ön planda olması" gerektiğini belirtti. Öger, "Birşeyler verilecek birşeyler alınacak." diye konuştu. Kıbrıs'ın "tamamen politize" olması nedeniyle hükümetin vereceği en küçük bir tavizi "vatan hainliği" olarak görenlerin ortaya çıktığını anlatan Öger, "Bu süreçte Kıbrıs sorunu başlı başına bir sorun olarak ortaya çıktı. Benim görüşüm çözümsüzlük çözüm değildir. Belli konulara neşter atıp konuyu çözmek gerekir." dedi.
Türkiye'nin dış politikadaki performansını iç politikada gösteremediğini dile getiren Öger, "Türkiye'nin dışişleri açısından süper notları var. Son 50 senede en başarılı bir dış politika uyguluyor ve bu raporlarda da geçiriliyor. Bugün Suriye ve İsrail arasına Türkiye arabulucu olarak giriyor. Avrupa liderleri şaşırdı buna. Kafkaslarda çözüm için gitti. İran'la gayet güzel ilişkiler içerisinde. Türkiye'ye kırık notlar iç politika açısından veriliyor. Dış politikada çok başarılı sınıf geçiyor iç politika açısından da ikmale kalmasa bile dikkat et diyorlar" ifadelerini kullandı.
CİHAN
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.