22 Ekim 2018 Pazartesi10 Safer 1440
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Allah göklerin ve yerin nurudur. Onun nurunun temsili şudur: Duvarda bir hücre; içinde bir kandil, kandil de bir cam fânûs içinde. Fânûs sanki inci gibi parlayan bir yıldız. Mübarek bir ağaçtan, ne doğuya, ne de batıya ait olan zeytin ağacından tutuşturulur. Bu ağacın yağı, ateş dokunmasa bile, neredeyse aydınlatacak (kadar berrak) tır. Nur üstüne nur. Allah dilediği kimseyi nuruna iletir. Allah insanlar için misaller verir. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.(Nûr, 24/35)
  • “Allah sizin dış görünüşünüze ve mallarınıza değil, kalplerinize ve amellerinize bakar.”(Müslim, "Birr", 33; İbn Mâce, "Zühd", 9 )
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:51Güneş 07:16Öğle 12:55İkindi 15:51Akşam 18:21Yatsı 19:41
    • 21°C Adana
    • 15°C Adıyaman
    • 13°C Afyon
    • 9°C Ağrı
    • 15°C Amasya
    • 16°C Ankara
    • 21°C Antalya
    • 15°C Artvin
    • 20°C Aydın
    • 17°C Balıkesir
  • BIST: 94.682 -1.84
  • Altın: 222,928 0.38
  • Dolar: 5,6803 0.31
  • Euro: 6,5153 -0.19

Paralel Kamış’tan yeni hezeyanlar!

MGK tarafından terör örgütü olduğu tescillenen FETÖ lejyonerlerinin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a olan saldırıları koro halinde devam ediyor.
Paralel Kamış’tan yeni hezeyanlar!
Paralel Kamış’tan yeni hezeyanlar! Paralel Kamış’tan yeni hezeyanlar! Paralel Kamış’tan yeni hezeyanlar!

MGK tarafından terör örgütü olduğu tescillenen FETÖ lejyonerlerinin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a olan saldırıları koro halinde devam ediyor.

Hükümetle girdiği iktidar yarışında hezimete uğrayan FETÖ’nün, kayyum atanan gazetelerinin yerine kurduğu Yarına Bakış adlı bülteninde Mehmet Kamış isimli tetikçi yazar bugün yine Cumhurbaşkanı Erdoğan’a saldırdı. Erdoğan’ı üstü kapalı tehdit eden Kamış, Türkiye’ye ambargo uygulanacağından, ekonomik kriz yaşanacağına kadar bir dizi hezeyanda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı bütün başarıları kendi hanesine yazmak, başarısızlıkları da başkalarına yüklemekle suçlayan FETÖ tetikçisi yazar, Erdoğan’ın söylemeye dilinin varmadığı sonuçlarla karşılaşacağını ileri sürdü.

Kamış’ın mağlup olmanın kuyruk acısıyla diline doladığı ve “Hadi ordan!” dedirten hezeyanlarının ilgili kısmı şöyle: 

Dünya bugüne kadar, iktidarın bütün gücünü kuvvetini 14 yıl kullanmasına rağmen sürekli mağdur olan başka bir lider görmedi. O sadece iyi olan şeyleri yaptı. İyilikler hep kendisinden, zaman ve konjonktüre göre sürekli değişen kötü şeyler de kendisi haricinde birilerinden kaynaklanıyordu.

Herkesin malumu; 14 yıldır bu ülkeyi AKP, daha doğrusu Recep T.Erdoğan yönetiyor. Ancak bugüne kadar hiçbir problemin, hiçbir meselenin sorumlusu olarak görmedik kendilerini. Her problemde sorumlunun başka birilerinin(!) olduğu, başbakan sıfatındaki Recep T.Erdoğan’ın da sürekli olarak kandırıldığı(!) anlaşıldı…

…Ama dış dünyadan gelen haberler Türkiye’nin bu kez büyük bir sorunla karşı karşıya olduğunu söylüyor. Bunun ne kadar doğru olduğunu bilemiyorum, ama dış basında ve kulislerde konuşulanlar; kara para ve IŞİD’e destek konusunda Türkiye’nin başını bir hayli ağrıtacak gelişmeler yaşanacağını söylüyor. Reza Zarrab’ın ABD mahkemeleriyle uzlaşma yoluna gidebileceği ve konuşmayı tercih edeceği, IŞİD meselesinin birtakım belgelerle BM gündemine geleceği iddiaları da artık her yerde yüksek sesle dile getiriliyor.

Diyelim ki, bu iki konu önümüzdeki günlerde daha büyük bir mesele olarak AKP’nin ve onun üzerinden elini çekmeyen Recep T.Erdoğan’ın önüne geldi. O zaman nasıl bir tavır gösterir? Bunca yıldır kendisini izleyen bir gazeteci olarak Recep T.Erdoğan’ın önünde üç yol olduğunu düşünüyorum.

Birinci yol; “Eyy Amerika, eyy Rusya ya da eyy BM” diye veryansın edip onlara meydan okuyan ve iç politikada safları sıklaştırmayla sonuçlanacak politikalar yürütebilir. İkinci yol olarak bu suçları, dışişleri bakanları ya da istihbarat başkanları gibi birilerinin üzerine atarak, ‘onlar beni kandırmış’ diyebilir. Üçüncü yolu söylemeye dilim varmıyor. Birinci yolu tercih ettiğinde uluslararası dünyanın Türkiye’ye uygulayacağı ekonomik ambargoya, petrol, gaz gibi doğal kaynakları ya da çok gelişmiş teknolojik altyapısı olmayan bir ülkenin direnebilmesi mümkün görünmüyor. Böyle olunca Türkiye, çok büyük bir ekonomik krize girer ve bu durumda hiç kimse Recep T.Erdoğan’ın arkasında durmaz.

Peki ikinci yolu tercih etmek zorunda kalırsa, bu suçları kimlerin üstüne yıkar, kimleri uluslararası mahkemelerle muhatap eder dersiniz?

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Diğer Haberler
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.