27 Mayısçıların "telefoncu ayten" yalanları

27 Mayısçıların "telefoncu ayten" yalanları
Her dönem halkın sevdiği iktidarı alaşağı edebilmek için envaî çeşit numaralar çeviren darbeciler, 27 Mayıs’ta da pek çok pis kurguyu gerçekleştirmişler.

DARBECİ – METRES İŞBİRLİĞİ  

PTT görevlisi “Telefoncu Ayten”i telefon dinlemede kullanan 27 Mayıs’çılar, onun üzerinden pek çok iftirayı Adnan Menderes’e atmışlar. Araştırılınca, Ayten’in Yassıada savcısı Ömer Altay Egesel’in kapatması olduğu ortaya çıkmıştı.  

28 Şubat sürecini kurgulamak için Fadime Şahin’i bulan darbecilerin selefleri de 27 Mayıs’ta başka bir tür “kadın komplosu” kurmuşlar. Uzun yıllar Hürriyet Haber Ajansı’nın Ankara Temsilciliğini yapan 50 yıllık gazeteci Sezai Bayar’ın “Yaşadıklarım Yazmadıklarım” isimli kitabında kanlı darbecilerin “Telefoncu Ayten” üzerinden kurguladıkları oyunlar anlatılıyor.  

YALANLARI TELEFONCU AYTEN ANLATTI 

O dönemde bir telefon görevlisinin 27 Mayıs’çıların çok işine yaradığını belirten Bayar, kitabında şu bilgileri veriyor: “Yassıada duruşmalarının önemli tanıklarından birisi de ‘Telefoncu Ayten’ adı ile duruşma zabıtlarında yer alan PTT görevlisinin ifadeleriydi. Duruşmanın ‘dişi telekulağı’ Ayten, bazı gizli telefon konuşmalarını ihtilalcilere aktarmış, Başbakan Menderes’le ilgili çeşitli iddiaları gündeme getirmişti. Telefoncu Ayten’in sonradan asılsız olduğu, bir kısmının da abartılarak yansıtıldığı telefon konuşmalarından Başbakan Menderes’in sevgilsinden, evlilik dışı çocuğuna kadar binbir dedikoduyu Türkiye öğrenmiş oldu. Telefoncu Ayten Yassıada’daki duruşmalarda yaptığı tanıklıktan sonra sırra kadem basmıştı. Herkes öyle sanıyordu. Zaten ihtilal yanlısı gazetelerin hiçbiri Telekulak Ayten üzerinde durmamışlardı. 

AYTEN MEĞER EGESEL’LE DOST HAYATI YAŞIYORMUŞ 

Oysa Son Havadis’in acar muhabirlerinden rahmetli Barlas Küntay (1965 sonrası senatör ve Turizm Bakanlığı yaptı) bu kadını muhabir olarak adım adım izlemiş, yakın çevresine kadar sızarak, gazeteci kimliğini saklayıp arkadaşlık ilişkisi dahi kurmuştu. Bekar olan Ayten’le kurduğu özel ilişki sayesinde duruşma tanığı olarak atılan iddiaların tersine bazı bilgileri elde ettikten sonra, bu maceranın gazetede dizi halinde yayınlanmasına sıra geliyordu. Barlas, telefoncu Ayten ile Egesel yakınlaşmasını, duygusal bağların kurulmasını da tespit etmişti. Yayında bu kadının Egesel’le ilişkisi olduğu apaçık ortaya konmuştu.”  

ILICAK: EGESEL’LE AYTEN KIZLCAHAMAM’DA BASILMIŞTI  

Darbenin eli kanlı savcısının rezilliklerini teyit eden başka tanıklıklar da bulunuyor. Babası Yassıada’da yargılanan gazeteci – yazar Nazlı Ilıcak da, Barlas Küntay’ın vefatı vesilesiyle bu anekdotu yıllar önce anlatmıştı: “Barlas Küntay Son Havadis gazetesinin Ankara temsilcisi olarak çalışıyordu. 25 yaşlarında bekâr bir delikanlıydı. Ayten'in ayrı bir tekne ile Savcı Egesel'le birlikte adadan ayrıldığını gördü. Dolmabahçe'de bekledi. Ayten'i takip etti. Onunla ileri seviyede arkadaşlık kurdu; sırdaşı oldu. Ayten, Barlas Küntay'a Egesel'le beraberliğini anlattı; en mahrem bilgileri verdi. Egesel'in aşk mektuplarını okuttu. Hatta, Ayten'in Egesel'le, Kızılcahamam kaçamağını bile -önceden haberdar edildiği için- fotoğraflayabildi. Bütün belgeleri bu şekilde temin ettikten sonra, Son Havadis'te bazı tuzak başlıklar atmaya başladı: ‘Egesel'in yalancı şahidi kim?’ ‘Egesel ile telefoncu Ayten tanışıyorlar mı?’ Savcı Egesel, basın toplantısında, bütün bu iddiaları red'etti: ‘Telefoncu Ayten'i tanımam!’ dedi. Son Havadis'i müfteri ilân etti. Başsavcı, Barlas Küntay'ın oltasına böylece takıldı. Hemen, Son Havadis yayına başladı. Önce Ayten ile Egesel'in aşk mektuplarını yayınladı. Sonra Kızılcahamam kaçamağına sıra geldi. Fotoğraflar, itiraflar. Yassıada'nın eli kanlı savcısı tam anlamıyla rezil olmuştu.” 

(Murat Unay – habervaktim)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.