14 Kasım 2018 Çarşamba21 Safer 1440
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Günün AyetiAllah’a ibadet edin ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana-babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya, elinizin altındakilere iyilik edin. Şüphesiz Allah, kibirlenen ve övünen kimseleri sevmez.(Nisa, 4/36)
  • İslâm beş (temel) üzerine kurulmuştur: Allah’tan başka ilah olamadığına ve Muhammed (s.a.s)’in O’nun kulu ve elçisi olduğuna şahitlik etmek, ...(Al-Bukhari, “İman”, 2; Muslim, “İman”, 21)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:15Güneş 07:43Öğle 12:54İkindi 15:30Akşam 17:54Yatsı 19:17
    • 17°C Adana
    • 9°C Adıyaman
    • -2°C Afyon
    • 0°C Ağrı
    • 3°C Amasya
    • -2°C Ankara
    • 16°C Antalya
    • 7°C Artvin
    • 9°C Aydın
    • 9°C Balıkesir
  • BIST: 92.709 1.38
  • Altın: 211,928 0.11
  • Dolar: 5,4835 0.50
  • Euro: 6,1905 0.82

Yalçın Akdoğan:Zombilerin düğmesine kim bastı?

Star Gazetesi yazarlarından Yalçın Akdoğan,"30 yıl takiye yapan, neredeyse kendinden bile gerçeği gizleyen bu insanlar günün birinde verilecek talimatı bekliyorlar ve o talimat gelince bir ölüm makinesine dönüşüyorlar. "dedi.
Yalçın Akdoğan:Zombilerin düğmesine kim bastı?
Yalçın Akdoğan:Zombilerin düğmesine kim bastı? Yalçın Akdoğan:Zombilerin düğmesine kim bastı? Yalçın Akdoğan:Zombilerin düğmesine kim bastı?

İşte Akdoğan'ın "Zombilerin düğmesine kim bastı?" başlıklı yazısı..

Kendi insanını, meclisini, polisini, çoluk çocuk sivilleri uçaklarla, tanklarla bombalamak normal bir insanın işi olamaz. 

4 Mart 2014’te bu köşede yazdığım yazıda (Devleti çalmaya çalışan zombiler) FETÖ’cüleri ZOMBİ olarak tanımlamış, normal gibi görünen bu insanlar nasıl zombiye dönüşüyor diye sormuştum: “İman ve akıl sahibi insanları bir tür robota veya zombiye dönüştürmek, onlara her türlü kirli işi yaptırabilmek ancak habis bir beynin ürünü olabilir. Bu şartlanmışlık farklı örgütlerde farklı ideolojik kandırmacalarla izah edilebilir. Ama paralel örgüt de bunun dini duygularla yapıldığı çok açık... Sıradan insanı bile profesyonel tetikçiye çeviren bir efsunlanma hali bu...”

2 Nisan 2014’te Yenişafak’taki “Yüzsüzler” başlıklı yazımda paralel yapının insani hiçbir erdemi, özelliği, hassasiyeti olmayan bir makinaya benzediğini vurgulamıştım: “Onun için her yol mubah... Ne vicdanı var, ne ahlakı var, ne herhangi bir kutsalı var. Bu makinenin dişlisi olan insanların bireysel özellikleri hiçbir anlam taşımıyor. Kendileri için haram gördüklerini bu makine için helal görüyorlar.”

30 yıl takiye yapan, neredeyse kendinden bile gerçeği gizleyen bu insanlar günün birinde verilecek talimatı bekliyorlar ve o talimat gelince bir ölüm makinesine dönüşüyorlar. Yaptıkları şeyin dini, ahlaki, insani karşılığını asla umursamıyorlar. 

Bu gözüdönmüşlüğün sonuçlarını 15 Temmuz gecesi hep birlikte yaşadık.

Bu hainlere talimatı veren çetebaşı Gülen ise hala pişkin bir şekilde yalan söylüyor, ölüme gönderdiği adamların arkasında durma cesaretini bile gösteremiyor. Bu nasıl bir kandırmacadır, nasıl bir yalan dünyadır?

Aysbergin görünmeyen yüzü, düğmesine basılmayı bekleyen adamlarla dolu... Bu yüzden tehlike ve tehdit son derece canlı...

Ve ortaya çıkan diğer bir gerçek, bu örgütün önce maneviyat hareketi olarak ortaya çıkıp sonra güç zehirlenmesiyle dönüşüm geçirdiği tezinin doğru olmadığı... İlk gün birileri anahtar teslimi bir fabrika kurmuş, bir istihbarat örgütü olarak bu yapıyı kurgulamış, günün birinde düğmesine basılıp harekete geçirilecek bir taşeron olarak güdümlemiş. Kamuflaj olarak da din kullanılmış.

Bu noktada küresel siyaset mühendisliği devreye giriyor. FETÖ’nün amacı kendi kontrolünde bir ‘esaret rejimi’ kurmak, dışarıdakilerin ise kendi hakimiyetinde bir uydu devlet meydana getirmek.

Mısır’da olduğu gibi kimi iktidarları doğrudan darbeyle devirdiler, Ukrayna’da olduğu gibi bazen sokak kalkışmalarını denediler, bazı Balkan ülkelerinde olduğu gibi şantaj ve dinleme kasetleriyle kişilik suikastleri yaptılar. Kalkışmalar, dinleme kumpasları, askeri müdahaleler... Hep aynı oyun farklı yöntemlerle devreye konuluyor. 

Türkiye’de bunların hepsini denediler olmadı. Sokak kalkışmaları, kişilik suikastleri, ses kayıtları, askeri darbe... Ama hiçbiri tutmadı.

15 Temmuz FETÖ’nün ilk hamlesi ve ilk darbe girişim değil. 17 Aralık açık bir darbe teşebbüsüydü, Gezi’den Güneydoğu’daki kimi provokasyonlara kadar bir çok olayla şanslarını denediler. 

Durmadılar ve durmayacaklar...

Bu yüzden Cumhurbaşkanımızın uyarıları çok önemli. Millet ve devlet müteyakkız olmak durumunda.

Ruhunu şeytana satmış gibi hareket eden, hiçbir kutsal tanımayan bu zombiler devletten tamamen temizlenmeli. Devletin vücudunu/gücünü kullanarak devlete operasyon çeken bu asalak yapının kullandığı devlet gücü tamamen ellerinden alınmalı.

Bu artık Türkiye için bir beka meselesidir. Durumun ciddiyetini anlayarak hepbirlikte mücadeleye devam...

Yalçın Akdoğan / Star

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Necati Şaşmaz'dan yeni dizi07 Kasım 2018 Çarşamba 12:19
  • işte güne damga vuran manşetler06 Kasım 2018 Salı 07:00
  • Ahmet Taşgetiren yazmaya Karar'la yeniden başlıyor05 Kasım 2018 Pazartesi 07:59
  • işte güne damga vuran manşetler03 Kasım 2018 Cumartesi 07:53
  • 2 Kasım 2018 tarihli gazete manşetleri02 Kasım 2018 Cuma 08:49
  • Şarkıcı Sıla Adliyede01 Kasım 2018 Perşembe 15:22
  • ‘Eskiden obezdim’01 Kasım 2018 Perşembe 08:29
  • işte güne damga vuran manşetler01 Kasım 2018 Perşembe 07:08
  • Bir gazete daha kapanıyor31 Ekim 2018 Çarşamba 14:12
  • Tedavisi süren Deniz Baykal'dan Cumhuriyet'e demeç31 Ekim 2018 Çarşamba 08:18
  • Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.