15 Kasım 2018 Perşembe6 R.Evvel 1440
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Günün AyetiAllah’a ibadet edin ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana-babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya, elinizin altındakilere iyilik edin. Şüphesiz Allah, kibirlenen ve övünen kimseleri sevmez.(Nisa, 4/36)
  • İslâm beş (temel) üzerine kurulmuştur: Allah’tan başka ilah olamadığına ve Muhammed (s.a.s)’in O’nun kulu ve elçisi olduğuna şahitlik etmek, ...(Al-Bukhari, “İman”, 2; Muslim, “İman”, 21)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:16Güneş 07:44Öğle 12:55İkindi 15:29Akşam 17:53Yatsı 19:16
    • 19°C Adana
    • 12°C Adıyaman
    • 5°C Afyon
    • 1°C Ağrı
    • 12°C Amasya
    • 8°C Ankara
    • 20°C Antalya
    • 6°C Artvin
    • 16°C Aydın
    • 10°C Balıkesir
  • BIST: 93.627 0.36
  • Altın: 209,502 -1.56
  • Dolar: 5,3850 -1.62
  • Euro: 6,0889 -1.67

'Profesörleri bakkallar seçiyordu'

'Profesörleri bakkallar seçiyordu'
Dicle Üniversitesi (DÜ) Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı üyesi Prof. Dr. Ahmet Yalınkaya, üniversite kadrolarının cemaat evlerinde şekillendirildiğini belirtti.
'Profesörleri bakkallar seçiyordu' 'Profesörleri bakkallar seçiyordu' 'Profesörleri bakkallar seçiyordu'

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, 15 Temmuz darbe girişimi ile ilgili başlattığı soruşturma çerçevesinde, Rektörü Prof. Dr. Ayşegül Jale Saraç, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sabri Eyigün ve Genel Sekreteri Mustafa Tuna’nın tutuklandığı DÜ’de cemaat kadrolarının üniversiteye nasıl yerleştirildiği ortaya çıktı. Fethullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) mağdur ettiği akademisyenlerden olan ve profesörlük unvanını cemaat yapılanması yüzünden 5 yıl gecikmeli aldığını anlatan Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı üyesi Prof. Dr. Ahmet Yalınkaya, çarpıcı iddialarda bulundu.

“Rektör 2,5 yıl randevu vermedi”

FETÖ mensuplarının, DÜ’de cemaatten olmayana yaşam hakkı tanımadığını anlatan Yalınkaya, cemaatin yönetime dahil olmasının ardından kendilerinin dışlandığını ve tecrit edildiğini vurguladı. Bölgede sadece kadın doğumda bir profesörün olduğunu, ikincisine izin vermediklerini kaydeden Yalınkaya, “Yüzlerce kadro açıldı. Sınırsız bir kadro açılışı vardı. Türkiye’nin hiçbir yerinde bu kadar kadroda rahatlık, bu kadar rahat kadro alan kimse yoktu. Ben tam beş yıl fazla bekledim. Yani beş yıllık doçentlikten sonra profesörlük süresi olan beş yılken, ben 10 yılda alabildim. Benim gibi başka arkadaşlar da vardı. Bunlar 2008’den 2016’ya kadar şu anda içeride olan eski rektör Ayşegül Jale Saraç ve ekibi tarafından yapılıyordu. Bunlar hiçbir gerekçe göstermeden beş yıl kadro vermediler. 2,5 yıl rektörden randevu istedim. Bana randevu vermedi” dedi.

“Kadrolar konusunda bakkal bile karar vericiydi”

DÜ kadrolarının cemaat evlerinde şekillendiğine dikkat çeken Prof. Dr. Yalınkaya, “Cemaat evlerinde hakkımızda profesör olur ya da olmaz diye karar veriyorlardı. Yani bir bakkal bir profesör kadrosu uygun mudur, değil midir diye karar veriyordu. Kadro vermemek için de mesnetsiz şeyler uyduruluyordu. Benim için ‘Kardeşi dağda öldürülmüş’ demişlerdi. Öyle bir şey olmadığını dünya alem biliyor. Kardeş sayımız belli, kayıp yok. Daha sonra ihale yolsuzluklarına karıştığım söylendi. Bana ihalenin İ’sini göstermezler. Nasıl ihale yolsuzluğu yapayım. Sonra bir arkadaş ulaşmış bunlara. Onlar da Yalınkaya’ya kadro verirsek bize kaç öğrenci okutur demişler. Ben de ‘bu kadroyu hak etmedim mi? Rüşvet mi vereceğim? Öyle bir şey yapmam’ dedim. Para yardımı yapacakmışım onlar bana öyle kadro verecekmiş. Ben de dedim Dicle Üniversitesi’ni hak etmeyen bir ben miyim? En yoğun çalışan, yıllardır burada emek veren insanım, bunu yapamam dedim. Farklı kanallardan ulaştığımızda ise ‘bizden değildir, o yüzden kadro vermiyoruz’ gibisinden bir yanıt almıştık” diye konuştu.

“Hastaları kabul etmediler”

1998’den beri DÜ’de görev yaptığına işaret eden Yalınkaya, cemaat kadroları üniversiteye girdikten sonra zaman zaman acil hastaların kabul edilmediğini dile getirdi. Yalınkaya, şu ifadelerde bulundu:
“Akademik kadrodayım. Hiçbir zaman dışarıdan gönderilen hastaya göndermeyin demedim. Benim elimden bir şey geliyorsa esirgemedim. Cemaat kadroları girdikten sonra bu tür şeyleri yaşamaya başladık. Acil hastalarda direnç gösterme, kabul etmeme, reddetme, yer yok gibi bahanelerle zaman zaman bu sorunları yaşadık.”

“Kendi adamlarına kadro veriyorlardı”

Bu mağduriyetin kendilerinde üzüntüye neden olduğunu anlatan Prof. Dr. Yalınkaya, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Gününü doldurmadan kendi adamlarına kadro veriyorlardı. Kendilerini biraz güçlü hissedince fazla palazlandılar. Dünya hep bize böyle kalır zannettiler. Kimseye yaşama hakkı tanımıyorlardı. Bu gerçektir. Ben o zaman bunu söylüyordum şimdi de söylüyorum. 2014’ün sonunda kadromu aldım. Ben birine gidip, bana kadromu vermediklerini söylemeye utanıyordum. Bu kadar uğraşıyorsun, çabalıyorsun, çalışıyorsun ama gidip kendim için bir şey istemekten utanıyordum. Eğer biri hak ediyorsa hakkını vereceksin. Etmiyorsa bunu gerekçesini belirteceksin. O da yoktu.”

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Ünlü şarkıcının kuzeninden çirkin saldırı15 Kasım 2018 Perşembe 11:48
  • Hain itiraflar!15 Kasım 2018 Perşembe 11:44
  • Gurbetçiyi imzaladığı boş sözleşme ile dolandırdılar15 Kasım 2018 Perşembe 11:38
  • Bakan bizzat açıkladı! Hiçbiri iptal edilmedi15 Kasım 2018 Perşembe 11:11
  • Taksi sürücüsü kanser hastası turisti darp etti15 Kasım 2018 Perşembe 11:06
  • 13 milyarlık poşet temizliği15 Kasım 2018 Perşembe 10:55
  • Tarihi çarşıda yangın!15 Kasım 2018 Perşembe 10:38
  • Yargıtay'dan kritik karar!15 Kasım 2018 Perşembe 10:37
  • İlker Başbuğ'dan skandal imam - hatip açıklaması15 Kasım 2018 Perşembe 10:34
  • Askeri araç devrildi: Yaralı askerler var15 Kasım 2018 Perşembe 10:32
  • ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.