22 Ağustos 2018 Çarşamba29 Şevval 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “İman edenlerin Allah'ı zikretmekten ve inen haktan dolayı kalplerinin saygı ile ürpermesinin zamanı gelmedi mi? Daha önce kendilerine kitap verilip de, üzerinden uzun zaman geçen, böylece kalpleri katılaşanlar gibi olmasınlar. Onlardan birçoğu fasık kimselerdir.” (Hadîd, 16)
  • “Dünya ve onun içinde olan şeyler değersizdir. Sadece Allâh'ı zikretmek ve O'na yaklaştıran şeylerle, ilim (mârifet ilmi) öğreten âlim ve (Hakk'a lâyıkıyla kul olmak için) tahsil gören talebe bundan müstesnâdır.” (Tirmizî, Zühd, 14)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 04:39Güneş 06:13Öğle 13:13İkindi 16:58Akşam 20:01Yatsı 21:29
    • 24°C Adana
    • 24°C Adıyaman
    • 16°C Afyon
    • 13°C Ağrı
    • 18°C Amasya
    • 18°C Ankara
    • 26°C Antalya
    • 22°C Artvin
    • 22°C Aydın
    • 21°C Balıkesir
  • BIST: 90.186 1.64
  • Altın: 233,390 0.21
  • Dolar: 6,1028 1.09
  • Euro: 6,9689 1.17

Emin Çölaşan, Ertuğrul Özkök polemiği bel altına indi

Yıllarca birlikte görev yapan Emin Çölaşan ile Ertuğrul Özkök arasındaki polemik bel altına indi. Çıkardığı kitapla Ertuğrul Özkök’ün gizli pek çok yönünü ortaya çıkartan Çölaşan Sözcü’deki köşesinden, Özkök’e +18’lik ifadelerle yüklendi.
Emin Çölaşan, Ertuğrul Özkök polemiği bel altına indi
Emin Çölaşan, Ertuğrul Özkök polemiği bel altına indi Emin Çölaşan, Ertuğrul Özkök polemiği bel altına indi Emin Çölaşan, Ertuğrul Özkök polemiği bel altına indi

Yıllarca birlikte görev yapan Emin Çölaşan ile Ertuğrul Özkök arasındaki polemik bel altına indi. Çıkardığı kitapla Ertuğrul Özkök’ün gizli pek çok yönünü ortaya çıkartan Çölaşan Sözcü’deki köşesinden, Özkök’e +18’lik ifadelerle yüklendi. Köşesinde Özkök’ün sapkın fantezilerine yer veren Çölaşan okuyucularından da özür dilemeyi ihmal etmedi.  

Çölaşan’ın “Biraz ahlaksız adam Ertuğrul” başlıklı yazısı şöyle:

(Sevgili okuyucularım, bu yoğun gündemde bugünkü yazımı ilgisiz bir konuya ve şahsa ayırmak zorunda kaldığım için sizlerden özür diliyorum, beni lütfen bağışlayın.)

Siz de yaşamınız boyunca bazı ilkesiz, omurgasız, yaşı ilerleyince sapıtan kimseleri mutlaka tanımışsınızdır. Bu gibilere asla güven olmaz. Bugün ak dediklerine yarın kara derler. Bugün savunduklarını yarın inkâr edip esen rüzgara göre yön değiştirirler…

Ve bunu yaparken hiç utanıp sıkılmazlar. Utanma duygularını çoktan yitirmişlerdir. Üstelik korkaktırlar.

Bu tanımlara uyanlar arasında benim tanıdığım önemli biri vardır ki, adı Ertuğrul Özkök'tür.

Onunla yıllarca aynı çatı altında, Hürriyet gazetesinde çalıştım. Özellikle AKP iktidara geldikten sonra kendisini çok daha yakından tanıdım. Gazeteyi yıllarca yönetti, şimdi köşe yazarı.

Ciğerinin içini bilirim. Sadece ben değil, onu tanıyan herkes -benim kadar olmasa bile- bilir.

*  *  *

Ürkek Ertuğrul o yıllarda cinsellik açısından henüz kafayı yememişti ve bana haftada birkaç kez nasihat verirdi:

“Hükümeti eleştirme, başbakana (Tayyip'e) dokunma. Bizim onlardan beklentilerimiz var. Bak ne kadar yüksek maaş alıyoruz gazeteden. Krallar gibi yaşayıp rahatımıza bakalım be kardeşim. Dünyaya bir defa gelmişiz, keyfini çıkaralım. Bize ne yolsuzluklardan, hırsızlıklardan!”

O sırada bugün olduğu gibi sapıtmamış, dolçe vita yaşamaya henüz tam olarak başlamamıştı. Sonraki yıllarda iyice yozlaştı…

Cebinde patronu tarafından verilen ve tüm ekstreleri gazete tarafından ödenen limitsiz kredi kartları vardı.

Bu yolla dünyayı gezmeye, başka alanlara el atıp onları yazmaya başladı.

Cinsel fantezileri, gay'lerle cinsellik yaşarken prezervatif kullanılması gerektiği falan filan…

Deveye binen kadınlarla ilgili fantezileri olmadığını bu vesile ile geçenlerde kendi yazısından öğrendik ve üzüldük! Olsaydı ne güzel anlatırdı!

Ancak biraz sonra değineceğim gibi çok sayıda fantezileri vardı ve onları anlatırdı.

*  *  *

İlkesiz ve omurgasız Ertuğrul 70 yaşında, bol para harcayarak hayatın bütün zevklerini tatmaya başlayınca işi cinselliğe-sapkınlığa vurdu, gazetesini de bu işe alet etti.

Şimdi 31 Temmuz 2016 Pazar günkü Hürriyet'te çıkan yazısından (sizlerden yine özür dileyerek) birkaç küçük alıntı yapayım:

“Şimdi Emin Çölaşan'ın çok kızacağı bir konuya giriyorum. Mutlaka biliyorsunuzdur, Emin Çölaşan beni biraz ahlaksız buluyor. Sperm falan gibi konulara girmemi istemiyor.” (Biraz değil çok ahlaksız buluyorum)…

Devam ediyor ve Hürriyet okuyucularına soruyor:

“Ama konu önemli, gireceğim. Bunca oral sekse rağmen nasıl oluyor da siz halâ mikrop kapmıyorsunuz? (Sonra bilimsel (!) açıklamalar yapıyor…) Siz ahlaksız adamlar ve kadınlar… Siz de bu sayede oral sekse fütursuzca devam ediyorsunuz.

Biliyorum, Çölaşan hariç oral seks meselesi hoşunuza gitti ve okudunuz. Kendim kadar eminim, o da tuvalette gizlice okuyor.”

Böyle zırvalarla sürüp giden uzun yazısında tam dört kez adımı kullanmış.

Gazetesine saygısızlık yapıyor, eyvallah… Bana yapıyor, yine eyvallah…

Ama en büyük saygısızlığı Hürriyet okuyucularına yapıyor, iğrenç cinsel fantezileri için onların sabrını zorluyor…

Ve bunu sürekli yapıyor.

Kendi özel cinsel tercihleri kimseyi ilgilendirmez. Ama bu tercihlerine gazetesini, okurlarını ve meslektaşlarını alet etmeye kalkışmaya hakkı yoktur.

Madem patronu Aydın Doğan bu rezalete sürekli göz yumuyor, o takdirde başkaları çıkıp Ertuğrul'a “Hop dedik, haddini bil ve terbiyesizlik etme” deyiverir.

*  *  *

Şimdi size onun çeşitli tarihlerde yazdıklarından bazı başlıklar, ara başlıklar ve cümleler vereyim de, 70 yaşına gelen adamın neler yazdığını, nasıl sapıttığını bir görün.

– “Kariyer kadınının (çalışan kadınların cinsel) fantezi hayatı.”

– “Düşünüyorum, hayat her erkek için uzun bir cinsel fantezi midir? Döneminin neredeyse bütün efsane kadınları ile yatan bir erkek dünyanın en mutlu insanı mıdır?”

– “Çırılçıplak bir kadın bacaklarının arasına bir çello (müzik aleti) oturtmuş, onu çalıyor. Bu fotoğraf bir ikona gibi sık sık gözümün önüne gelir. Erkek fantezisi desem yaratıcı sayılmaz. Çok daha şehvetlilerini hayal edebilirim.”

-“Evet, ben gizli bir eşcinselim… Eşcinsel kelimesini hakaret olarak kullananlara kızarım.”

– “Bazen acayip maço'yum. Kendimi kadın karşısında acayip maço, ilkel bir erkek gibi hissediyorum. Kıskançlıklarım beni delirtiyor.”

-“…Mesela acayip kadınsıyım. Bir an geliyor kendimi fevkalade kadınsı bir ruh halinde buluyorum. Ama bazen de Tayyip'çiyim. Ona içimden ‘Helal olsun' diye bağırmak geliyor.”

“Davos'a gelip seks yapmadan döner miyim. Beni biraz tanıyorsanız cevabı bilirsiniz. Dönmem tabii.”

“İstiridyenin spermi ne kadar?..”

“Cinsel konularda Hristiyanlar mı daha özgür yoksa Müslümanlar mı?”

“Kadına arzu 35 yaşında biter mi?”

“Ortaçağda kadınlar erkeklerinin iktidarsız olmasını kesinlikle kabul etmiyorlar ve erkeğin cinsel organını tuzluyorlarmış. Tuz deyince aklıma hep olağanüstü bir cinsellik gelir…”

Daha neler var neler!.. Ve kendi durumunu tanımlayan bir cümlesi daha:

“Ben harbi manyağım. Durup dururken kaşınıyorum.”

Hele durup dururken kaşınanı, birileri mutlaka çıkıp kaşıyıverir!

*  *  *

İşte adına Ertuğrul Özkök denilen omurgasız, ilkesiz, yörüngesiz, entel liboş, dönek vatandaş bu.

Hürriyet gazetesine bu sapkın yazılarını sokuşturuyor, gazetesini ve okurlarını kendi uçuk cinsel fantezilerine alet ediyor, üstelik sağa sola sataşıyor…

Yaşından başından utan, okurlarından utan…

Hiçbirinden utanmıyorsan bari torunlarından utan be adam.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • 13 Ağustos 2018 tarihli gazete manşetleri13 Ağustos 2018 Pazartesi 10:16
  • işte güne damga vuran manşetler13 Ağustos 2018 Pazartesi 05:18
  • işte güne damga vuran manşetler12 Ağustos 2018 Pazar 08:40
  • işte güne damga vuran manşetler11 Ağustos 2018 Cumartesi 08:05
  • işte güne damga vuran manşetler10 Ağustos 2018 Cuma 04:46
  • işte güne damga vuran manşetler09 Ağustos 2018 Perşembe 06:33
  • işte güne damga vuran manşetler08 Ağustos 2018 Çarşamba 06:28
  • işte güne damga vuran manşetler07 Ağustos 2018 Salı 06:21
  • işte güne damga vuran manşetler05 Ağustos 2018 Pazar 07:33
  • işte güne damga vuran manşetler04 Ağustos 2018 Cumartesi 07:45
  • ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.