23 Nisan 2018 Pazartesi8 Şaban 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “İman edenlerin Allah'ı zikretmekten ve inen haktan dolayı kalplerinin saygı ile ürpermesinin zamanı gelmedi mi? Daha önce kendilerine kitap verilip de, üzerinden uzun zaman geçen, böylece kalpleri katılaşanlar gibi olmasınlar. Onlardan birçoğu fasık kimselerdir.” (Hadîd, 16)
  • “Dünya ve onun içinde olan şeyler değersizdir. Sadece Allâh'ı zikretmek ve O'na yaklaştıran şeylerle, ilim (mârifet ilmi) öğreten âlim ve (Hakk'a lâyıkıyla kul olmak için) tahsil gören talebe bundan müstesnâdır.” (Tirmizî, Zühd, 14)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 04:32Güneş 06:07Öğle 13:09İkindi 16:54Akşam 19:58Yatsı 21:27
    • 26°C Adana
    • 25°C Adıyaman
    • 22°C Afyon
    • 16°C Ağrı
    • 25°C Amasya
    • 24°C Ankara
    • 24°C Antalya
    • 16°C Artvin
    • 29°C Aydın
    • 28°C Balıkesir
  • BIST: 110.932 -1.06
  • Altın: 174,417 -0.41
  • Dolar: 4,0605 0.06
  • Euro: 4,9845 0.07

Zaman Gazetesi tahrif edilmiş Kur'an dağıttı

Murat Bardakçı, Kur'an-ı Kerim mealindeki "Bilenlere sorun"'un, Zaman'da "Tevrat ve İncil alimlerine sorun"a nasıl dönüştürüldüğüne değindi.
Zaman Gazetesi tahrif edilmiş Kur'an dağıttı
Zaman Gazetesi tahrif edilmiş Kur'an dağıttı Zaman Gazetesi tahrif edilmiş Kur'an dağıttı Zaman Gazetesi tahrif edilmiş Kur'an dağıttı

Murat Bardakçı, Habertürk'teki köşesinde, bir dönem Elmalılı Hamdi Yazır'ın Kur'an-ı Kerim mealini dağıtan Zaman gazetesinin, ayetleri tahrif ettiğini yazdı.

BU REZİL TAHRİFİN NEDENİ, CEHALET Mİ, KASIT MI?

Burada sözünü edeceğim hadiseden, daha doğrusu Kur’an’ın bir âyetinin tahrifinden, Türkiye’nin önde gelen İslâm Tarihi profesörlerinden bir dostum sayesinde haberdar oldum.

Mesele şu: Zaman Gazetesi, bundan birkaç sene önce son devrin en önemli İslâm âlimlerinden Elmalılı Hamdi Yazır’ın ilk baskısı 1935 ile 1938 arasında dokuz cilt hâlinde Diyanet İşleri Reisliği tarafından yapılan ve daha sonraları defalarca basılan “Hak Dini Kur’an Dili” isimli tefsirini bugünün Türkçesi’ne nakledilmiş olarak yayınlayıp okuyucularına dağıtmıştı.

1878 ile 1942 arasında yaşayan Elmalılı’nın eseri Türkiye’de basılan “İlk Kur’an meâl ve tefsiri” olarak bilinirse de aslında böyle değildir, eski asırlarda elyazması olarak elden ele dolaşan daha çok sayıda meâl mevcuttur ve ilk matbû, yani basılı meâl ve tefsir de 1865’te yayınlanmıştır. “Hak Dini Kur’an Dili”nin özelliği ise, ilmî boyutunun yanısıra dilinin eski devirlerdeki tefsirlere göre daha açık olması ve Diyanet’in yayınlaması sayesinde eserin geniş bir okuyucu kitlesinin istifadesine sunulmasıdır.

Zaman Gazetesi ilk yayınının üzerinden 70 seneden fazla zaman geçen eserin dilinin eskimiş ve dolayısı ile herkes tarafından rahatça anlaşılamayacağını düşünmüş ve sadeleştirilmiş şeklini okuyucularına dağıtmış ama ne sadeleştirme!

KİM BU ÂLİMLER, NEREDE?

Tahrif, Kur’an’ın 16. Suresi olan Nahl’in 43. âyetinde yapılmış...

Âyet, Diyanet Vakfı’nın yayınladığı meâlde “Senden önce de kendilerine vahyettiğimiz kişilerden başkasını peygamber olarak göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, bilenlere sorun” diye veriliyor...

Elmalılı’nın “sadeleştirilmiş” metninde ise, karşımıza birdenbire “Tevrat ve İncil âlimleri” çıkıyor; meâl “(Ey Peygamber!) Senden önce de, kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını peygamber olarak göndermedik. Eğer bunu bilmiyorsanız Tevrat ve İncil âlimlerine sorun” hâlini alıyor. Yani, âyette geçen ve bildiğim kadarıyla tek bir kişinin dışında tefsir âlimlerinin tamamının “bilenler” diye çevirdikleri “ehle’z-zikri” ifadesi, Elmalılı Hamdi Efendi’nin ağzından “Tevrat ve İncil âlimleri” yapılıveriyor!

Elmalılı ise asla böyle bir şey demiyor ve aynı âyet, “Hak Dini Kur’an Dili”nin geçenlerde tıpkıbasımı yapılan orijinal elyazmasında “Senden evvel de resul olarak başka değil, ancak kendilerine vahy veriyor idiğimiz erler göndermişizdir, ehl-i zikre sorun bilmiyorsanız” şeklinde geçiyor...

hjzmc_1470808216_4694.jpgkojmc_1470808261_5251.jpg

KUR’AN’A DA TERS, ELMALILI’YA DA...

Meâlin bu şekilde değiştirilmesi ile de birkaç iş birden ediliyor: Kur’an’da “neshedildiği”, yani “lâğvedildiği”, “kaldırıldığı” defalarca ifade edilmesine rağmen Tevrat ve İncil’in hükmü devam ediyormuş havası verilerek “kaldırılmış kitapların âlimlerine müracaat” tavsiye ediliyor ve hem Kur’an’ın özüne, hem de tefsirin asıl sahibi olan Elmalılı Hamdi Efendi’nin sözüne tamamen ters bir iddiada bulunuluyor!

Bu yazıyı yazmadan önce sözünü ettiğim tahrifin daha önce farkedilip edilmediğini araştırdım, bu konuda yayınlanmış birkaç yazının bulunduğunu ama pek dikkat çekmediklerini gördüm ve tahrifi tekrar hatırlatmak istedim.

Tahrifin sebebinin ne olduğunu, âyetin bilgisizlikten mi, boşvermişlikten mi, yoksa bir aralar pek moda olan “dinlerarası diyalog” terânesine destek sağlayabilmek maksadıyla mı değiştirildiğini bilmiyorum.

Şimdi, merak ettiğim bir husus daha var: Elmalılı Hamdi Efendi’nin vârislerinin, meselâ büyük âlimin torunlarından olan sevgili Okan Bayülgen’in dedelerinin eserinin bu hâle getirilmesini öğrendiklerinde ne düşünecekleri ve ne yapacakları...

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Diğer Haberler
  • 3 partiden ortak cumhurbaşkanı adayı!23 Nisan 2018 Pazartesi 14:26
  • Çipras'tan takas iddialarına cevap!23 Nisan 2018 Pazartesi 14:25
  • Tunceli'de sıcak temas!23 Nisan 2018 Pazartesi 14:25
  • TSK paylaştı! Müthiş görüntüler..23 Nisan 2018 Pazartesi 14:02
  • Abdullah Gül aday olacak mı?23 Nisan 2018 Pazartesi 13:54
  • İşte AK Parti'nin tek başına oy oranı23 Nisan 2018 Pazartesi 13:00
  • CHP'yi harekete geçiren anket! Oylar kayıyor23 Nisan 2018 Pazartesi 12:20
  • Genelkurmaydan 23 Nisan'a özel afiş23 Nisan 2018 Pazartesi 11:56
  • Adil Öksüz'le ilgili bomba iddia!23 Nisan 2018 Pazartesi 11:51
  • Tamamen milli Avcı-223 Nisan 2018 Pazartesi 11:20
  • ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.