17 Ekim 2018 Çarşamba2 Safer 1440
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Allah göklerin ve yerin nurudur. Onun nurunun temsili şudur: Duvarda bir hücre; içinde bir kandil, kandil de bir cam fânûs içinde. Fânûs sanki inci gibi parlayan bir yıldız. Mübarek bir ağaçtan, ne doğuya, ne de batıya ait olan zeytin ağacından tutuşturulur. Bu ağacın yağı, ateş dokunmasa bile, neredeyse aydınlatacak (kadar berrak) tır. Nur üstüne nur. Allah dilediği kimseyi nuruna iletir. Allah insanlar için misaller verir. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.(Nûr, 24/35)
  • “Allah sizin dış görünüşünüze ve mallarınıza değil, kalplerinize ve amellerinize bakar.”(Müslim, "Birr", 33; İbn Mâce, "Zühd", 9 )
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:46Güneş 07:10Öğle 12:56İkindi 15:57Akşam 18:29Yatsı 19:48
    • 22°C Adana
    • 18°C Adıyaman
    • 13°C Afyon
    • 7°C Ağrı
    • 18°C Amasya
    • 16°C Ankara
    • 23°C Antalya
    • 14°C Artvin
    • 18°C Aydın
    • 19°C Balıkesir
  • BIST: 98.991 0.53
  • Altın: 219,733 -1.87
  • Dolar: 5,5632 -2.49
  • Euro: 6,4169 -2.90

Albayrak: Din ile semirdiler ama dini de kemirdiler...

Albayrak: Din ile semirdiler ama dini de kemirdiler...
Star gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Nuh Albayrak, FETÖ’nün en büyük hıyanetini yazdı: “Din ile semirdiler ama dini de kemirdiler...”
Albayrak: Din ile semirdiler ama dini de kemirdiler... Albayrak: Din ile semirdiler ama dini de kemirdiler... Albayrak: Din ile semirdiler ama dini de kemirdiler...

Star gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Nuh Albayrak, FETÖ’nün en büyük hıyanetini yazdı: “Din ile semirdiler ama dini de kemirdiler...”

Albayrak “İslam, Müslüman, cemaat, hizmet, himmet, tevazu, hoşgörü, diyalog gibi çok değerli mefhumları “sabıkalı” duruma düşürdüler” tespitinde bulundu.

Nur Albayrak’ın bugünkü Star’daki yazısının ilgili bölümü şöyle:

“Bunlar en büyük hıyaneti manevi değerlerimize yaptı ve meselenin bu kısmı neredeyse hiç konuşulmuyor.

“İçi boşaltılmış İslam” projesini bu yapının üstlendiği söyleniyor.

Bırakın içini boşaltılmayı, bu dini getiren Peygamberi devre dışı bırakarak ve “Dinler arası diyalog” saçmalıklarıyla İslam’ı da genel bir “Tanrı” anlayışına indirgeyerek diğer tahrif edilmiş dinlere entegre etme gayretleri İslamiyet’i yok etmek demektir.

Ortaya saçılan entrikalara baktığınızda, yargıyı teslim almanın rahatlığıyla yaptıkları zulümler, bir “ahiret” endişesi taşımadıklarını da göstermektedir. Ya onları da bir izleyenin olduğuna ve her şeyin hesabını vereceklerine inanmıyorlar ya da Mahkeme-i Kübra’da da FETÖ’cü hakimlerin olduğunu sanıyorlar.

Din ile semirdiler ama dini de kemirdiler...

Bu Haşhaşiler, bir “cemaat” olarak, Allahın dinine “hizmet” için yola çıktıklarını söylediler ve bütün Müslümanları; iliklerine kadar sömürüp adına “himmet” dediler.

Şeytanın bile düşünemediği kumpasları “tevazu” ve “alçak gönüllük” perdesiyle gizlediler.

Ama bu maskeler düşünce ortaya çıkan gerçekler, bunların nasıl bir münafıklık deryasında yüzdüğünü de net biçimde gösterdi.

İslam, Müslüman, cemaat, hizmet, himmet, tevazu, hoşgörü, diyalog gibi çok değerli mefhumları “sabıkalı” duruma düşürdüler.

Bir hükümet üyesi “Artık devlette hiçbir cemaat mensubuna yer yok” derken, bunları hâlâ “cemaat” diye telakki etmelerinin, dindarlar için ‘kadro dışı’ kalmaktan çok daha ağır bir mağduriyet olduğunu düşünmüyor.

DEAŞ’ın, İslam adına(!) yaptığı vahşetler bile dinimize bunlar kadar zarar vermedi.

İşte bu yüzdendir ki, asıl mağdur İslamiyet ve Müslümanlardır.

Bu mağduriyetin bertaraf edilmesi için her türlü hata ve kusuruyla birlikte “samimi” olan Müslümanlarla entrikacı istismarcılar birbirinden ayrılmalıdır.

On yıllardır devam eden bu istismara “dur” demekle yükümlü olan kurum ise Diyanet İşleri Başkanlığı’dır.

Gel gör ki bu kurum da Paralel yapının hışmına uğramaktan kurtulamadı; ilk istila edilen yerlerden biri oldu.

En üst seviyelere kadar konuşlanan FETÖ mensupları, dini ve dindarları müdafaa için kurulan bu yapıyı, kendilerinden olmayan dindarları hırpalamak için kullandı.

FETO kitaplarındaki hataların tespit ve teşhiri bu kurumun doğal görevi iken talimatla bile bu görev yaptırılamadı.

Nihayet, 15 Temmuz’dan sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan, Din İleri Yüksek Kurulu’nun bu hataları toparlayıp, “FETÖ’nün Günah Galerisi” ismi ile halkımıza sunmasını emretti.

Bütün “ehil” kişi ve kurumlar da bu istismarları göz önüne sererek manevi mağduriyeti asgariye indirmelidir.”

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Diğer Haberler
  • işte güne damga vuran manşetler11 Ekim 2018 Perşembe 07:45
  • 10 Ekim 2018 tarihli gazete manşetleri10 Ekim 2018 Çarşamba 09:49
  • işte güne damga vuran manşetler09 Ekim 2018 Salı 06:34
  • 8 Ekim 2018 tarihli gazete manşetleri08 Ekim 2018 Pazartesi 08:37
  • işte güne damga vuran manşetler06 Ekim 2018 Cumartesi 06:53
  • 5 Ekim 2018 tarihli gazete manşetleri05 Ekim 2018 Cuma 07:59
  • Sebzelerle haber sunumu yapan vatandaş gülmekten kırıp geçiriyor05 Ekim 2018 Cuma 06:46
  • "Bana cemaatçi diyorlar..."04 Ekim 2018 Perşembe 11:20
  • Engin Altan'a büyük şok!04 Ekim 2018 Perşembe 08:16
  • Portakal'ın yalanı pahalıya patladı04 Ekim 2018 Perşembe 08:10
  • ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.