17 Temmuz 2018 Salı29 Şevval 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “İman edenlerin Allah'ı zikretmekten ve inen haktan dolayı kalplerinin saygı ile ürpermesinin zamanı gelmedi mi? Daha önce kendilerine kitap verilip de, üzerinden uzun zaman geçen, böylece kalpleri katılaşanlar gibi olmasınlar. Onlardan birçoğu fasık kimselerdir.” (Hadîd, 16)
  • “Dünya ve onun içinde olan şeyler değersizdir. Sadece Allâh'ı zikretmek ve O'na yaklaştıran şeylerle, ilim (mârifet ilmi) öğreten âlim ve (Hakk'a lâyıkıyla kul olmak için) tahsil gören talebe bundan müstesnâdır.” (Tirmizî, Zühd, 14)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:46Güneş 05:39Öğle 13:16İkindi 17:13Akşam 20:41Yatsı 22:26
    • 34°C Adana
    • 35°C Adıyaman
    • 26°C Afyon
    • 22°C Ağrı
    • 28°C Amasya
    • 28°C Ankara
    • 37°C Antalya
    • 26°C Artvin
    • 34°C Aydın
    • 33°C Balıkesir
  • BIST: 90.575 0.93
  • Altın: 193,199 -0.10
  • Dolar: 4,8409 0.12
  • Euro: 5,6726 0.22

Albayrak: Din ile semirdiler ama dini de kemirdiler...

Albayrak: Din ile semirdiler ama dini de kemirdiler...
Star gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Nuh Albayrak, FETÖ’nün en büyük hıyanetini yazdı: “Din ile semirdiler ama dini de kemirdiler...”
Albayrak: Din ile semirdiler ama dini de kemirdiler... Albayrak: Din ile semirdiler ama dini de kemirdiler... Albayrak: Din ile semirdiler ama dini de kemirdiler...

Star gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Nuh Albayrak, FETÖ’nün en büyük hıyanetini yazdı: “Din ile semirdiler ama dini de kemirdiler...”

Albayrak “İslam, Müslüman, cemaat, hizmet, himmet, tevazu, hoşgörü, diyalog gibi çok değerli mefhumları “sabıkalı” duruma düşürdüler” tespitinde bulundu.

Nur Albayrak’ın bugünkü Star’daki yazısının ilgili bölümü şöyle:

“Bunlar en büyük hıyaneti manevi değerlerimize yaptı ve meselenin bu kısmı neredeyse hiç konuşulmuyor.

“İçi boşaltılmış İslam” projesini bu yapının üstlendiği söyleniyor.

Bırakın içini boşaltılmayı, bu dini getiren Peygamberi devre dışı bırakarak ve “Dinler arası diyalog” saçmalıklarıyla İslam’ı da genel bir “Tanrı” anlayışına indirgeyerek diğer tahrif edilmiş dinlere entegre etme gayretleri İslamiyet’i yok etmek demektir.

Ortaya saçılan entrikalara baktığınızda, yargıyı teslim almanın rahatlığıyla yaptıkları zulümler, bir “ahiret” endişesi taşımadıklarını da göstermektedir. Ya onları da bir izleyenin olduğuna ve her şeyin hesabını vereceklerine inanmıyorlar ya da Mahkeme-i Kübra’da da FETÖ’cü hakimlerin olduğunu sanıyorlar.

Din ile semirdiler ama dini de kemirdiler...

Bu Haşhaşiler, bir “cemaat” olarak, Allahın dinine “hizmet” için yola çıktıklarını söylediler ve bütün Müslümanları; iliklerine kadar sömürüp adına “himmet” dediler.

Şeytanın bile düşünemediği kumpasları “tevazu” ve “alçak gönüllük” perdesiyle gizlediler.

Ama bu maskeler düşünce ortaya çıkan gerçekler, bunların nasıl bir münafıklık deryasında yüzdüğünü de net biçimde gösterdi.

İslam, Müslüman, cemaat, hizmet, himmet, tevazu, hoşgörü, diyalog gibi çok değerli mefhumları “sabıkalı” duruma düşürdüler.

Bir hükümet üyesi “Artık devlette hiçbir cemaat mensubuna yer yok” derken, bunları hâlâ “cemaat” diye telakki etmelerinin, dindarlar için ‘kadro dışı’ kalmaktan çok daha ağır bir mağduriyet olduğunu düşünmüyor.

DEAŞ’ın, İslam adına(!) yaptığı vahşetler bile dinimize bunlar kadar zarar vermedi.

İşte bu yüzdendir ki, asıl mağdur İslamiyet ve Müslümanlardır.

Bu mağduriyetin bertaraf edilmesi için her türlü hata ve kusuruyla birlikte “samimi” olan Müslümanlarla entrikacı istismarcılar birbirinden ayrılmalıdır.

On yıllardır devam eden bu istismara “dur” demekle yükümlü olan kurum ise Diyanet İşleri Başkanlığı’dır.

Gel gör ki bu kurum da Paralel yapının hışmına uğramaktan kurtulamadı; ilk istila edilen yerlerden biri oldu.

En üst seviyelere kadar konuşlanan FETÖ mensupları, dini ve dindarları müdafaa için kurulan bu yapıyı, kendilerinden olmayan dindarları hırpalamak için kullandı.

FETO kitaplarındaki hataların tespit ve teşhiri bu kurumun doğal görevi iken talimatla bile bu görev yaptırılamadı.

Nihayet, 15 Temmuz’dan sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan, Din İleri Yüksek Kurulu’nun bu hataları toparlayıp, “FETÖ’nün Günah Galerisi” ismi ile halkımıza sunmasını emretti.

Bütün “ehil” kişi ve kurumlar da bu istismarları göz önüne sererek manevi mağduriyeti asgariye indirmelidir.”

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Diğer Haberler
  • işte güne damga vuran manşetler13 Temmuz 2018 Cuma 06:08
  • Türk Telekom’dan 15 Temmuz’da milli irade mesajı12 Temmuz 2018 Perşembe 15:01
  • Ünlülerin kabusu! Şantaj yapmışlar12 Temmuz 2018 Perşembe 12:15
  • 12 Temmuz 2018 tarihli güneş gazetesi12 Temmuz 2018 Perşembe 10:01
  • işte güne damga vuran manşetler12 Temmuz 2018 Perşembe 06:33
  • 11 Temmuz 2018 tarihli Aydınlık gazetesi11 Temmuz 2018 Çarşamba 09:42
  • Shakira geldi gündem değişti!11 Temmuz 2018 Çarşamba 05:43
  • Erdoğan'ın yemin töreni Arap basınında!11 Temmuz 2018 Çarşamba 05:34
  • işte güne damga vuran manşetler11 Temmuz 2018 Çarşamba 05:26
  • 10 Temmuz 2018 tarihli Türkiye gazetesi10 Temmuz 2018 Salı 09:30
  • ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.