17 Ekim 2018 Çarşamba2 Safer 1440
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Allah göklerin ve yerin nurudur. Onun nurunun temsili şudur: Duvarda bir hücre; içinde bir kandil, kandil de bir cam fânûs içinde. Fânûs sanki inci gibi parlayan bir yıldız. Mübarek bir ağaçtan, ne doğuya, ne de batıya ait olan zeytin ağacından tutuşturulur. Bu ağacın yağı, ateş dokunmasa bile, neredeyse aydınlatacak (kadar berrak) tır. Nur üstüne nur. Allah dilediği kimseyi nuruna iletir. Allah insanlar için misaller verir. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.(Nûr, 24/35)
  • “Allah sizin dış görünüşünüze ve mallarınıza değil, kalplerinize ve amellerinize bakar.”(Müslim, "Birr", 33; İbn Mâce, "Zühd", 9 )
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:46Güneş 07:10Öğle 12:56İkindi 15:57Akşam 18:29Yatsı 19:48
    • 22°C Adana
    • 18°C Adıyaman
    • 9°C Afyon
    • 4°C Ağrı
    • 14°C Amasya
    • 13°C Ankara
    • 18°C Antalya
    • 15°C Artvin
    • 17°C Aydın
    • 18°C Balıkesir
  • BIST: 98.466 -0.17
  • Altın: 223,738 -0.08
  • Dolar: 5,7050 -1.41
  • Euro: 6,6085 -1.41

15 Temmuz rüzgarı sönerse her şeyi kaybederiz

Yusuf Kaplan hoca, 15 Temmuz’un ardından estirilen cemaat/tarikat düşmanlığına dikkat çektiği yazısında “oyuna gelmeyelim” uyarısında bulundu.
15 Temmuz rüzgarı sönerse her şeyi kaybederiz
15 Temmuz rüzgarı sönerse her şeyi kaybederiz 15 Temmuz rüzgarı sönerse her şeyi kaybederiz 15 Temmuz rüzgarı sönerse her şeyi kaybederiz

Yusuf Kaplan Yeni Şafak’taki yazısında, “15 Temmuz'da esen rüzgârın kalıcı bir ruha dönüştürülmesi gerekiyor... Eğer buradan kalıcı bir ruh üretemezsek, bir süre sonra rüzgârın söneceğini, her şeyi kaybedeceğimizi bilelim.” Dedi.

Kaplan’ın yazısının ilgili bölümü şöyle:

“15 yıllık Ak Parti iktidarı, maddî bakımdan büyük kalkınma hamleleri gerçekleştiriyor ama bu süreçte manevî (eğitim, fikir, kültür, sanat, gençlik ve medya alanındaki) atılımlar ihmal ediliyor...

Tam “nereye sürükleniyoruz böyle?” derken, 15 Temmuz fırtınası patlak veriyor ama bir anda rüzgâra dönüşüyor... Bu “sahipsiz”, çilekeş, asil millet, eşi görülmemiş bir destan yazıyor: Tankların önüne yatıyor, tarihe ruh üflüyor... Kendini keşfediyor...

RÜZGÂR, KALICI BİR RUHA DÖNÜŞTÜRÜLEBİLECEK Mİ?

İşte bu 15 Temmuz'da esen rüzgârın kalıcı bir ruha dönüştürülmesi gerekiyor... Eğer buradan kalıcı bir ruh üretemezsek, bir süre sonra rüzgârın söneceğini, her şeyi kaybedeceğimizi bilelim.

Arapça'da, rüzgâr, “rîh” demek. “Rîh”, tahmin edebileceğiniz gibi, “ruh” kelimesiyle aynı kökten gelen, bizi de aynı “kök”e / gök'e yönelten çok önemli bir kelime.

Rüzgârın esmediğini zannettiğimiz zamanlarda da eser rüzgâr. Rüzgâr, melekût âleminden mülk âlemine diriltici bir aşı yapar: Melekût âleminden süt emen insanlar, rüzgârla yapılan bu aşı'yı, hayat bahşedici bir ruha dönüştürmeyi başarırlar...

Ancak biz 15 Temmuz rüzgârının nasıl kalıcı bir ruha dönüştürülebileceği meselesi üzerinde kafa yormadan, bu kez, henüz göremediğimiz, “derin”den gelen bir fırtına, bu toplumun İslâmî ruh köklerinin kaynağı ve sigortası cemaatleri silip süpürecek bir saldırı üretiyor... Ama biz, gelen saldırıyı göremeyecek kadar medya darbesi yiyoruz her Allah'ın günü...

Böyle giderse, 15 Temmuz rüzgârı kalıcı bir ruha dönüşmeden sönüp gidecek...

15 TEMMUZ RÜZGÂRI, KALICI, KÖKSALICI VE DİRİLTİCİ BİR RUHA NASIL DÖNÜŞTÜRÜLECEK?

15 Temmuz rüzgârının kalıcı bir ruha dönüştürülebilmesinin öncelikli yolu, ülkedeki bütün İslâmî kesimlerin, özellikle de cemaatlerin, siyasa'nın ve piyasa'nın değil, Hakikat'in izini sürme yolculuğuna çıkmalarından geçiyor.

Bu, siyaseti, siyasî şuuru ve durumalış'ı ihmal etmemiz gerektiği anlamına gelmiyor. Aslâ!

Aksine bu, önceliklerimizi, hakikat'in ölçülerine göre silbaştan yeniden belirlememiz gerektiği anlamına geliyor. Başka bir ifadeyle, araç'larla amaç'ları karıştırmamamız; araçları, amaçların doğrultusunda kullanma çabası ortaya koymamız gerektiği anlamına geliyor...

Türkiye'de kalıcı bir ruh “üretilecekse”, bu ruh, tavan'dan değil taban'dan “üretilecek”...

Cemaatler, siyasetle vesaireyle bağlantılarını koparmadan ama kendilerini insan yetiştirme, cemiyet ruhunu ve dinamiklerini güçlendirme, cemiyeti silbaştan yeniden-Müslümanlaştırma çabasına yoğunlaştıracaklar.

Devletten bir şey beklemeyecek cemaatler; devlet, onlardan yön ve istikamet tayin edecek, İslâmî bir gelecek inşa edecek köklü bir şeyler bekleyecek...

İlke ve tarihî tecrübe şu burada: Akşemseddin'leri ve Molla Gurânî'leri olmayan Fatih'lerin kör ve topal kalacağı; yüklerinin çok ağır, işlerininse çok zor olacağı iyi bilinecek... Vesselâm.”

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Diğer Haberler
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.