Türkiye'nin en fakir ailesi bile Darfur'dakilerden zengin

Türkiye'nin en fakir ailesi bile Darfur'dakilerden zengin
STV'de Sırlar Dünyası ve Kimse Yok Mu programlarını sunan Reha Yeprem, Sudan'ın Darfur eyaletindeki sefaletin açlık ve yokluk gibi kelimelerle anlatılamayacağını, Türkiye'nin en fakir ailesinin bile oradaki insanlardan daha zengin olduğunu söyledi.

Kimse Yok Mu Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği, Darfur bölgesinde yaşayan binlerce katarakt hastasını aydınlığa kavuşturan projesini Denizli'de tanıttı. 

Derneğin Denizli Şube Başkanı İbrahim Sarıoğlu, Reha Yeprem ve Darfur'a giden gönüllü uzman göz doktorlarından Ferruh Bican, Denizli Gazeteciler Cemiyeti'nde basın toplantısı düzenleyerek projeleri hakkında bilgi verdi.

Reha Yeprem, içinde yaşamadığı sürece, bir insanın sıkıntıları hissedebilmesinin mümkün olmadığını söyledi.

Yeprem, "İki milyon nüfuslu Nyala'da büyük petrol şirketleri, oyunlarla koskoca ülkeyi savaş ortamına sürüklemiş. Üç dört yıl birbirlerini yemişler. Şu anda 1,5 milyon insan, sığınma kamplarında yaşıyor." dedi. 

Kamplarda yiyecek olarak aylık 2 kilogram kuş yemi ve 200 gram toz şeker dağıtıldığına dikkat çeken Yeprem, "Böyle bir tablo karşısında insan insanlığından utanıyor desek, fazla mübalağa etmemiş oluruz. Sefalet, açlık, yokluk kelimeleri oradaki sıkıntıyı anlatmıyor. Ölüm sınırına alışmışlık şeklinde yaşıyorlar. Ev diye bir şey yok. İki kamışı birbirine çatmışlar, üzerine ne buldularsa atmışlar, oraya ev diyorlar. Türkiye'de Kimse Yok Mu programı çekimlerinde Anadolu'nun çok değişik yerlerine gittik, Güneydoğu'da çekimler yapıyoruz, 22 haftadır karşılaştığımız en fakir aile bile oradaki zengin bir aileden daha iyi durumdaydı." ifadelerini kullandı.

Şube Başkanı Sarıoğlu ise, "Kimse Yok Mu, uluslararası bir dernek olmaya çalışıyor. Denizli şubesi olarak bu yıl Bitlis'te 500 aileye kurban eti dağıttık. Derneğin gelirlerinin üçte biri ilde, üçe biri Türkiye genelinde, üçte biri de dünyada ihtiyaç sahiplerine harcanıyor." dedi. 

Derneğin araştırmalarına göre, Sudan genelinde aşırı ultraviyole ışınları ve beslenme bozukluklarına bağlı olarak, katarakt sebebiyle gözleri görmeyen 2 milyon insan olduğunu dile getiren Sarıoğlu, "Kararan Gözleri Aydınlatacak, Kimse Yok mu?" adıyla bir proje başlatıldığını ve bir yıl içinde 6 bin katarakt hastasının gözlerinin ameliyat edilmesinin hedeflediğini anlattı.

Uz. Dr. Bican da, Afrika'daki toplam 6 milyon kataraktlı insanın 2 milyonunun Sudan'da olduğunun tahmin edildiğini belirterek, "Darfur'da sadece bir göz doktoru var, o da özel. Buna karşılık 200 bin kataraktlı var. Yoğunluktan dolayı, 'Lütfen bir gözü görenler gelmesin, çünkü iki gözü görmeyenler varken bu adil olmaz.' dedik. Bundan, çalışma yaşında bulunan 40-50 yaş altındakileri ve çocukları muaf tuttuk. İleri yaştakilere ise bir gözlerini açacağımızı, herkes biterse diğerine de sıra geleceğini söyledik. Böyle vahim bir tablo var." şeklinde konuştu. 

Sudan Sağlık Bakanlığı yetkilileriyle görüştüklerini, pratisyen hekimleri mecburi hizmet karşılığında Türkiye'ye göndererek uzmanlık eğitimi almalarını istediklerini ifade eden Bican, "Ülkemizde göz uzmanlık eğitimi son derece iyi, Avrupa'nın bile önünde. Avrupa'dan birçok hasta, buraya göz ameliyatı olmaya geliyor." diye konuştu.

Sudan'a giden Batılı yüzlerce sivil toplum örgütünün kalıcı hiçbir proje yapmadığını da vurgulayan Ferruh Bican, şunları söyledi: "Çünkü onlar, kışkırtacak bir şeyler bulmak için Afrika'ya gidiyor. Göstermelik yardım götürüyorlar. Asıl hedefleri orayı karıştırmak. Darfur'da uranyum yatakları var, dünyanın en büyük tatlı su denizi de orada. Avrupalıların sulu tarım yapabilmek için Darfur'dan toprak aldığı söyleniyor. Afrika'da su yok zannediliyor, halbuki yer altında var. Sadece Sudan'ın ekilebilir arazisinin doyurabileceği insan sayısı 1 milyar." 

Kimse Yok Mu Derneği, Darfur'daki sıkıntılara kalıcı çözümler bulmak için diğer yardımlarına da devam ediyor. 

Dernek, Nyala'ya 22 kilometre uzaklıktaki bir bölgeye, "Orhaniye" isimli bir Türk kasabası kuruyor. İç savaşlardan dolayı yıllarca kamplarda yaşamak zorunda kalan halk, tamamlandıktan sonra burada yaşayacak. 600 haneli olacak kasabada karakol, okul, sağlık ocağı, cami, su depoları, çeşmeler, değirmenler, modern pazaryeri, tarım kooperatifi binası ve halk eğitim merkezleri bulunacak.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.