Selçuk: Yüksek yargıda gerilim yok, uyuşmazlık var
Selçuk, Eskişehir Barosu tarafından Adliye Sarayı'nda düzenlenen ''Türkiye'de Demokrasi'' konulu konferansa katıldı.
İnsanlığın teknolojiyle birlikte her geçen gün daha da geliştiğini ifade eden Selçuk, dünyada artık toplumların açık bir rejim, demokrasi istediğini dile getirdi.
Türkiye'nin ise demokrasi konusunda çok geride kaldığına; mevcut ilerlemenin de Avrupa Birliği'nin sayesinde olduğuna işaret eden Selçuk, "Bazı sıkıntılar var. Türkiye'deki gelişme ağır çekim şeklindedir. Sovyet blokundan kopan ülkeler bile demokratikleşme açısından çoktan Türkiye'yi geçmişlerdir. Türkiye hala çok yavaş. Türkiye'de demokrasi Avrupa Birliği sayesinde ilerliyor. Hiç kimse Türkiye'nin kendi dinamikleri ile demokrasi yarattığını söyleyemez. Bu çok acı bir olay.'' diye konuştu.
Türkiye'nin bir an önce kendisini toparlaması gerektiğini; devletle toplumun birbirine yakınlaşması gerektiğinin altını çizen Selçuk, "Türkiye laiklik kavramını yerine oturtamıyor. Bir yandan bakınca öyle; ama örgüt açısından devlet laik değil; çünkü Diyanet İşleri Başkanlığı var. Türkiye'de halk başka bir yerde, yasalar başka bir yerde. Her şey böyle. Neye el atsanız elinizde kalıyor. Türkiye bir an önce kendini toparlamalıdır. Devlet ve toplum birbirinden çok uzakta yaşıyor." ifadesini kullandı.
Türkiye'de temsil ve demokrasi bunalımı olduğunu; bir türlü tartışmayı bile beceremediğini kaydeden Selçuk, şöyle devam etti; "Türkiye hala yerleşik düzene geçemediği için bu sorunları yaşıyor. Kavramlar oturmadığı sürece batı hukukuyla bütünlük sağlanamaz. 301. Madde'de olduğu gibi. A'dan Z'ye her şeyi gözden geçirmeliyiz. Türkiye tartışmayı başarmak zorundadır. Türkiye demokrasisinde bunalımlar vardır. Temsil bunalımı vardır. Türkiye'de milletvekili seçilmiyor, genel başkanın vekili seçiliyor. Adayı genel başkan gösteriyor. Sıkıysa sesini çıkar. Sesini çıkaran kovulur. Yasalar kahramanlar için yapılmaz. Sıradan, sade insanlar için yapılır.''
Konuşmasında eğitime de değinen Selçuk, üniversiteleri kışlaya benzetti.
Günümüzde üniversitelerin orta çağ 12. yüzyılın üniversitelerin daha da gerisinde olduğunu vurgulayan Selçuk, ''Özgürlük ve özerklikler konusunda Türkiye'deki üniversiteler o dönemin gerisindedir. Türkiye'de üniversiteler ideokrat yetiştiriyor. Beyni özgür ve bağımsız insanlar yetişmiyor. Üniversite 'evren kent' demektir. Bizim üniversiteler ne evrene ne kente benziyor. Sanki kışla. Üniversite özgür olmalı ve halka özgürlüğün ne demek olduğunu göstermelidir.'' şeklinde konuştu.
Selçuk, Türkiye'de erkler çatışması da yaşadığını belirterek, aynı erkin içinde de çatışmalar olduğunu bildirdi.
Erklerin birbirlerine cevap yetiştirdiklerini anlatan Selçuk, ''Böyle bir şey olabilir mi? Hangi ülkede var? Her fırsatta (Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'na Adalet Bakanı katılmasın, müsteşar hiç katılmasın!) dedik. (Daha sonra Adalet Bakanı sorunları dinlemek i&c
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.