20 Şubat 2019 Çarşamba14 C.Ahir 1440
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Günün AyetiAllah’a ibadet edin ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana-babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya, elinizin altındakilere iyilik edin. Şüphesiz Allah, kibirlenen ve övünen kimseleri sevmez.(Nisa, 4/36)
  • İslâm beş (temel) üzerine kurulmuştur: Allah’tan başka ilah olamadığına ve Muhammed (s.a.s)’in O’nun kulu ve elçisi olduğuna şahitlik etmek, ...(Al-Bukhari, “İman”, 2; Muslim, “İman”, 21)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:21Güneş 07:46Öğle 13:23İkindi 16:20Akşam 18:50Yatsı 20:10
    • 9°C Adana
    • 3°C Adıyaman
    • -1°C Afyon
    • -16°C Ağrı
    • 3°C Amasya
    • 1°C Ankara
    • 12°C Antalya
    • 0°C Artvin
    • 9°C Aydın
    • 3°C Balıkesir
  • BIST: 101.742 0.01
  • Altın: 227,782 0.01
  • Dolar: 5,2959 -0.12
  • Euro: 5,9997 0.01

Solcuların başına gelen bizim de başımıza geldi

Solcuların başına gelen bizim de başımıza geldi
Yeni Şafak yazarı Ali Nur Kutlu, İslami kesimde dava arkadaşlarının birbirini sattığını belirterek “Solcuların başına gelenler bizim başımıza geliyor. Onlar da iktidarla, parayla, ticaretle, makamla tanışınca dağılmıştı” dedi.
Solcuların başına gelen bizim de başımıza geldi Solcuların başına gelen bizim de başımıza geldi Solcuların başına gelen bizim de başımıza geldi

Yeni Şafak gazetesinden Ali Nur Kutlu “Dava arkadaşına yabancılaşmak” başlıklı yazısında, İslami kesimi kastederek “solcuların başına gelen bizim de başımıza geldi” dedi.

Ali Nur Kutlu, İslami kesimde dava arkadaşlarının birbirlerine neden yabancılaştığını sorgularken “Dava arkadaşları neden bir birini satıyor, ihanet ediyor? Bir zamanlar solcuların başına gelenler aslında şimdi bizim başımıza geliyor. Onlar da iktidarla, parayla, ticaretle, makamla tanışınca dağılmıştı. Hatırlayınız, müteahhit partisine döndü diye CHP'yi, sol ideolojiyi ticarete dökenleri, bürokrasi ve akademide ideolojik torpil yapanları eleştirirdik” diye yazdı.
 

Kutlu’nun yazısının bir bölümü şöyle:

“Unutamadığım ihanet

Hayatımda en çok şaşırdığım ve unutamadığım şey, o dönemlerde aynı saflarda yer tutup, aynı yolda yürüdüğümüz arkadaşlarımızın makam için, koltuk için, para için yol arkadaşlarına yabancılaşması ve ardından da hançerlemesidir.

Bunlara şahit olduğumda ve başıma geldiğinde, çok uzun süre etkisinden kurtulamadım. Nasıl olur da bunu yaparlar, bu kadar alçalabilirler diye şok yaşamıştım.

Sonra baktım ki, her yanımıza yayıldı bu yabancılaşma. Artık dava arkadaşı diye kimse kimseye destek olmuyor. 'Buna destek olursam nasıl bir menfaatim olur' diye bakıyorlar.

Bunu sadece siyasette oluyor sanmayın. İçinde bulunduğum medyada, kaç yıllık arkadaşlarımın kendi koltuğunu sağlama almak, yeni koltuklar kapmak, yükselmek, göze girmek için yapmadıkları kötülük, seviyesizlik kalmadı. Utanç içinde izliyoruz hepimiz. Buna iş dünyasını, bürokrasiyi hatta sivil toplum dünyasını da ekleyebilirsiniz.

Solcuların başına gelen bizim de başımıza geldi

Peki neden yabancılaşıyoruz? Dava arkadaşları neden bir birini satıyor, ihanet ediyor? Bir zamanlar solcuların başına gelenler aslında şimdi bizim başımıza geliyor. Onlar da iktidarla, parayla, ticaretle, makamla tanışınca dağılmıştı. Hatırlayınız, müteahhit partisine döndü diye CHP'yi, sol ideolojiyi ticarete dökenleri, bürokrasi ve akademide ideolojik torpil yapanları eleştirirdik.

Demek ki dünya nimetleriyle, hayatın gerçekleriyle yüzleştikçe imtihan çetin oluyor her insan için. İdeolojisi fark etmez, 'dava adamı' dediğimiz insanlar dünya nimetlerine karşı mücadelede, söz konusu kişisel çıkarlar olduğunda genelde imtihanı kaybediyor. Bu insanın olduğu her yerde ve her zamanda böyle olmuştur.

Ne yapmamız gerekiyor?

Bu durumu duygusal değerlendirmek, olayı hüzünle anmak ve anlatmak bir yere kadar anlamlı. Artık sözün kâr etmediği, bu tür yazıların kimsenin kendini düzeltmesine neden olmadığını anlamalıyız. Peki bu sorunu çözmek nasıl mümkün olacak?

Artık bireylerin dava adamlığına güvenerek, ona dayanarak, vicdanlara seslenerek bir yol alınamayacağı anlaşılmış durumda. Zemin son derece kayganlaştı, ilişkiler son derece güvensiz bir hale geldi.

Burada yapılacak tek şey, güçlü bir kontrol mekanizması olan bir sistem kurmaktır. İnsanların inisiyatifine, kişisel özelliklerine göre bir düzen kurulamaz, sürdürülemez artık. Bunun yerine sağlıklı, kontrol edilebilir, ahlaki yanı güçlü ve hukuka dayalı mekanizmalar kurmak zorundayız.

Hakkaniyet, torpilin olmadığı, işin ehline verildiği ve adaleti esas alan mekanizmalar ancak bizim bundan sonra yol almamızı sağlayabilir. Bu siyaset, iş dünyası, medya, sivil toplum... hepsi için geçerlidir.

Yoksa 'dava' dediğimiz şeyi sömüren, istismar eden, kişiselleştiren insanların elinde perişan olacağız hepimiz.”

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.