Soğuk hava onların direncini kırıyor

Soğuk hava onların direncini kırıyor
Soğuk havada yaşlı, bebek ve hastaların direnci azalıyor

Havaların soğumasıyla birlikte yaşlı, çocuk ve hastaların direncinin azaldığına dikkat çeken uzmanlar, giysi katları arasındaki kuru ve durgun havanın iyi bir ısı izalatörü olduğunu söylüyor. Şapka giymenin ısının korunmasına yardımcı olduğunu belirten uzmanlar, yaşlılar, bebekler ve hastaların soğuğa daha az dirençli olduğunu, alınacak önlemlerle soğuktan korunmak gerektiğine vurgu yapıyor. 

Özel Bahar Hastanesi Acil Servis'ten Dr. Yücel Demir, soğuk havalarda vatandaşların 'donma tehlikesini' basit ilk yardım uygulamalarıyla aşabileceklerini kaydetti. Normal vücut ısısının 37 derece olduğunu kaydeden Dr. Demir, vücudun, yenilen besinleri yakarak ısısını sabit tutmaya çalıştığını söyledi. Donma ya da donmaya yakın ısılarda vücut ısısının düşmesine 'hipotermi' denildiğini kaydeden Dr. Yücel Demir, "Yalnızca ayaklar, eller, kulaklar veya burun ucu gibi uç kısımların soğuğun etkisiyle yaralanmasına 'donuk' denir. Vücut ısı kaybını metabolizmayı artırarak (titreme) dengelemeye çalışır. Soğuk ortamdan uzaklaşarak, rüzgardan korunacak yer aramak da ısı kaybını azaltmanın bir yoludur. Giysi katları arasındaki kuru ve durgun hava, iyi bir ısı izolatörüdür. Şapka giymek de ısının korunmasına yardımcı olur. Yaşlılar, bebekler ve hastaların soğuğa daha az dirençli olduğunu unutmamamız gerekiyor. Kişi soğuk suya batırıldığında, hızla hipotermi gelişebilir. Vücut ısısının birkaç derece düşmesi telafi edilebilir. Ama yaşamsal organlarda ısı 35 derecenin altına inerse, hipotermi oluşmaya başlar" dedi. 

Hipoterminin birinci evresinde vücut ısısının 32-35 derece arasında olduğunu, titreme görüldüğünü belirten Dr. Demir, ikinci evrede, 32 derecenin altında titreme durduğunu, kas hareketlerinin azaldığını söyledi. Demir şöyle devam etti: "Öncelikle küçük, ince kas hareketleri sona erer. Belirti olarak, titreme vardır. Kas hareketleri yavaşlar ve ısı düştükçe durur. Uyku eğilimi görülür. Nabız yavaşlar ve zayıflar. Solunum yavaşlar. Kalp ritmi bozulabilir. Dolaşım ve solunum durabilir. İlk yardım olarak, hastanın 20 derece civarında oda ısısına alınması, ıslak giysilerini çıkarılması, kuru ve sıcak battaniyelerle örtülmesi gerekir. Soğuk nedeniyle oluşan yaralanmaların çoğunun vücudun açıkta kalan yerlerinde olduğu belirlenmiştir. Maruz kalınan ısı, rüzgarın hızı, sıkı giysi, ayakkabı ve dolaşımı kısıtlayan başka nedenler, yorgunluk, kötü beslenme, alkol veuyuşturucu kullanımı ile hipotermidir. Hipotermide kan iç organlara çekileceği için, vücudun uç kısımlarında soğuk yaralanması riski artar. Alkol, ciltteki damarları genişleterek geçici sıcaklık hissine yol açar ama aynı nedenle soğuk ortamda alkol alımında dikkatli olunmalıdır. En ciddi lokal soğuk yaralanması olan donukta, dokular gerçekten donar ve hücreler ölür. Kangren gelişirse ölü dokuların cerrahi olarak uzaklaştırılması gerekir. Daha az zarar oluşsa da yaralı bölümde kalıcı değişiklikler olacaktır."

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.