BJK'li Sivok: Türkiye'de insanlar önyargısız

BJK'li Sivok: Türkiye'de insanlar önyargısız
Beşiktaş'ın başarılı defans oyuncusu Sivok: ''Türkiye'de insanlar önyargısız hareket ediyor''

Beşiktaş'ın başarılı defans oyuncusu Tomas Sivok ve hayat arkadaşı Michaela (Mişa) Sachlova, evinin kapılarını ilk kez Beşiktaş Dergisi'ne açtı. Baba olmaya hazırlanan Tomas, özel dünyasını bu röportajda anlattı.

İyi anlaşan iki çocukluk arkadaşıyken yıllar sonra sevgili olan, şimdi de bir bebek bekleyen Tomas ve Michaela Sachlova ile evlerinde gerçekleştirilen keyifli sohbette, genç çift, soruları da içtenlikle cevapladı. İşte "Michaela Sachlova'dan vazgeçmem kesinlikle mümkün olmaz" diyen Tomas Sivok'un röportajının ayrıntıları şöyle;

- Ailen Çek Cumhuriyeti'nde yaşıyor, değil mi? 

Tomas: Evet, orada babamın inşaat üzerine küçük bir aile şirketi var. Zaten ben küçükken de babam bir inşaat firmasında çalışıyordu. Daha çok evlerin çatılarının yapımı ve onarımı ile ilgilileniyorlar. Annem ve benden üç yaş büyük olan erkek kardeşim de orada çalışıyor. 

- Sen de herhalde futbolcu olmasaydın bu aile şirketinde olurdun. 

Tomas: Hayır, ben yine kesin sporcu olurdum. Çünkü her zaman sporla çok ilgiliydim, 4-5 yaşımdan beri sporla uğraşıyorum. "Futbol mu, tenis mi" sorusunun yanıtını 10 yaşımda buldum ve futbolu seçtim. Hatta ikisi de olmasa muhtemelen buz hokeyci olurdum. Liseyi bitirene kadar buz hokeyi oynamışlığım da var. Buz hokeyi Çek Cumhuriyeti'nde futboldan daha çok sevilen bir spor. Oturduğum yer küçük bir kasaba olmasaydı, daha büyük bir şehirde yaşıyor olsaydım muhtemelen hokeyci olurdum. Ama kasabamız çok küçüktü ve futbolda daha başarılı olacağımı düşünüp ona devam ettim. 

- Çek Cumhuriyeti'nde kasaba-şehir arasında nasıl farklar vardır? 

Tomas: Kasabamızın adı Kamenice... Nüfusu 5 bin civarıydı. Aslında bu küçük kasabada 10 yaşıma kadar yaşadım. Sporla çok fazla ilgilendiğim için bizim kasabamıza en yakın büyük şehir olan Ceske Budejovice'ye taşındık. (Asıl adı Budvar Budweizer'dır, Almancası Budweis.) Burada spor okuluna gittim ve profesyonel hayatıma başladım. Budejovice, şu anda Çek 1. Futbol Ligi'nde mücadele ediyor. 

- Şimdi çok sakin birisi gibi gözüküyorsun ama küçükken nasıl bir çocuktun? 

Tomas: 15-16 yaşıma kadar son derece uslu bir çocuktum. Hatta ortaokulda bile her işimi kendim yapardım. 

Michaela Sachlova: Annesi ve babası çok yoğun çalıştığı için Tomas'a çok vakit ayıramıyorlardı. Tomas da onlara ekstra yük olmamak için özellikle her işini kendisi yapardı. Yaramazlık yapmayan, son derece sakin, akıllı, uslu, herkesle iyi geçinen, öğretmenlerin de çok sevdiği bir çocuktu. 

Tomas: Ama 15-16 yaşımdan sonra, yani genç takımdan A takıma çıktığımda insanların çekiştirmesiyle içimdeki yaramaz çocuk ortaya çıktı. Şimdi çok şakacı, esprili bir adam olarak biliniyorum zaten. 

- Siz çok küçük yaşlardan itibaren tanışıyor musunuz?

Michaela Sachlova: Epey uzun süredir tanışıyoruz. 

Tomas: Gerçekten çok uzun süredir tanışıyoruz. 10 yıldan fazla oldu. Benim en yakın arkadaşım, Michaela Sachlova'nın erkek kardeşiydi. Birbirimizin evine gidip gelirdik. O kadar sık görüşüyorduk ki, Michaela Sachlova derslerimde de bana yardımcı olmaya başlamıştı. Hatta ödevlerimi yapıyordu. 

Michaela Sachlova: (Gülüyorlar) Hayır, ödevlerini yapmıyordum, sadece yardımcı oluyordum. 

Tomas: Olur mu, yapıyordun. 

Michaela Sachlova: Ben yazıyordum, sen temize çekiyordun. Bu nedenle ben yapmış sayılmam (gülüyor). Benim Tomas'a yardımcı olduğum tek ders İngilizce'ydi. Yabancı dille arası o zaman çok iyi değildi. 

Tomas: Michaela Sachlova bizim ödevleri yaparken, biz de kardeşiyle kasabaya inip, çay-kahve içiyorduk. 

- O zamanlar da bir ilişkiniz var mıydı? 

Tomas: İlk tanıştığımız yıllarda Michaela Sachlova'nın erkek arkadaşı, benim de kız arkadaşım vardı. Dolayısıyla aramızda bir aşk ilişkisi söz konusu değildi. Çok iyi anlaşıyorduk ve çok iyi arkadaştık. İlişkimizin başlaması, Michaela Sachlova'nın üniversitede okumak için Prag'a gelmesinden sonra oldu. İkimizin de diğer ilişkileri bitmişti ve bir şekilde bizim ilişkimiz başladı. 3,5 yıldır birlikteyiz. 

Michaela Sachlova: Prag'da çok fazla arkadaşım yoktu. Sürekli ben, kardeşim ve Tomas bir aradaydık. Sinemaya, cafelere, discoya gidiyorduk, gezmeye çıkıyorduk. Bir yerden sonra kardeşim bizimle gelmemeye başladı. Biz yine buluşmaya devam ettik ve zamanla ilişkimiz başladı. 

- Uzun süredir birlikte olduğunuz için birbirinizi çok iyi tanıyorsunuz. Hem sevgili hem de insan olarak birbirinizi anlatmanızı istesem...

Michaela Sachlova: Tomas yanımdayken onun hakkında konuşamam ki... Sonradan okusa belki daha güzel olurdu (gülüyor)... Tomas, kesinlikle sözünde duran bir insan. Neyin sözünü verirse muhakkak yapar. O nedenle her şeyin sözünü vermez. Görüştüğü insanları çok güzel seçer. Öyle bin tane arkadaşı yoktur, herkesle görüşme derdinde değildir. Birkaç kişiyi seçer ve onlarla da çok iyi dost olur. Tomas'la ilişki yaşamaya karar vermemin sebebi şuydu; çok güzel konuşuyorduk, çok iyi anlaşıyorduk, beni dinleyen ve anlayabilen bir insan. Aynı zamanda onun için yaptıklarımın değerini bilen bir insan. Bana her zaman teşekkür eder ve kendisi için ne kadar değerli olduğumu söyler, bunun yanında arkadaşlarıma ve kardeşime de bunları söyler. Hem birlikte olduğu kadını hem de diğer insanları özel ve değerli hissettiren birisi. Çok iyi kalpli, insanlarla özellikle de çocuklarla çok iyi anlaşan birisi. Pek çok değer yargımız da aynı. Örneğin, aileye ve beraber yaşamaya verdiğimiz önem, çocuklara duyduğumuz sevgi gibi... 

Tomas: Gerçekten de değerlerimiz birbirine çok yakın. Aynı erdemlere değer veriyoruz. Michaela Sachlova'nın benim için en önemli olan yanı, kalbinin büyüklüğü... Sadece benim için yaptığı şeyler değil. Zamanında tanıdığımız kişilere, arkadaşlarımıza, sevdiğim insanlara ve özellikle de aileme karşı davranışları sevgi dolu. Dolayısıyla ondan vazgeçmem kesinlikle mümkün olamaz. Aynen Michaela Sachlova'nın dediği gibi, fikirlerimiz ve zevklerimiz de birbirine çok benziyor. Giyimimizden tutun, dinlediğimiz müziklere kadar hemen her şey birbiriyle aynı. Dolayısıyla çok iyi anlaşıyoruz. İlginç bir şekilde ruh hallerimiz de çoğu zaman birbirimize çok benziyor. Hani birbirimizi etkilediğimiz için değil, genel olarak böyle oluyor. İlginç bir elektrik var aramızda. Bazen Michaela Sachlova, benim aradığımdan daha çok benim ailemi arıyor, halini ve hatrını soruyor. Bu benim için çok önemli bir şey. Evde sukünet isterim ama sevgilimin de yanımda olmasını isterim. Bana her zaman yardımcı oluyor, destek veriyor. Örneğin, haftasonları insanlar genelde dışarı çıkar ama bizim haftasonları maçlarımız olduğu için benim kız arkadaşım da hiçbir zaman arkadaşlarıyla beraber haftasonu bir yerlere gitmedi. 

Michaela Sachlova: Senin için sürekli yemek yaptığımı da söylesene (gülüyor). 

Tomas: Evet, her ne kadar "Hayatım yarın kampta olacağım, yemek yapma" desem de sürekli yemek yapar. Yemekleri çok da güzeldir. 

- Sizde de "Erkeğin kalbine giden yol, midesinden geçer" diye bir söz var mı? 

Tomas: (Gülüyorlar) Evet, var. 

- En sevdiğin yemek hangisi? 

Tomas: İtalyan mutfağını çok severim. Suşi ve deniz ürünleri hayranıyım. En sevdiğim yemek ise, "Sviçkova" isimli Çek yemeği; ince bir dilim bifteğin üzerine krema ve onun da üstüne marmelat dökülmesiyle yapılıyor. 

- Erdemlerden söz ettiniz. Sizin için hayattaki en önemli erdem ve erdemsizlik nedir? 

Tomas: Benim için hayattaki en önemli erdem, aileyle ilgilenmektir. 

Michaela Sachlova: Evet, ikimiz için de böyle... 

Tomas: Arkadaşlarınız, hayatınıza girip çıkabilir ama aileniz her zaman sizinledir. Her şartta ailenizin yanında olup onlara destek olmak lazım. Bence en büyük erdemsizlik de, elindeki değeri ya da yeteneği kullanmamak, boşa harcamaktır. İster maddi ister yetenek ister başka bir şey olsun... Örneğin, biz futbolcular çok para kazanıyoruz ama etrafımızdaki insanlara da yardımcı olmamız lazım. Ya da belli yeteneklerimiz varsa, bunları çalışıp, geliştirmemiz gerekiyor. Dolayısıyla elimizdeki her şeyi kullanabileceğimiz en iyi şekilde kullanmalıyız. Bunu kötü bir şekilde harcamanın, en büyük kötülük olduğunu düşünüyorum. 

- Tomas bir röportajımızda "hep yapmak istediği ama sürekli ertelediğin şey"i sorduğumuzda "Kız arkadaşıma evlenme teklif etmek" demiştin. Siz bir aile kurmayı düşünüyor musunuz? 

Tomas: Aslında önümüzdeki yıl evlenmeyi planlıyorduk ama küçük bir sürpriz var. Kız arkadaşım hamile. Önümüzdeki aylarda Çek konsolosluğunda bir nikah yapmayı planlıyoruz resmiyet kazansın diye. Ondan sonraki sene, çocuk da biraz kendine geldiğinde büyük bir düğün yapmayı planlıyoruz.

- Peki idmanlar dışında kalan ortak zamanı nasıl geçiriyorsunuz? 

Tomas: Ben evcimen bir tipim. Birçok futbolcu arkadaşımın aksine dışarı çıkmayı çok fazla sevmiyorum. En fazla haftada bir akşam dışarı çıkarım. Evde vakit geçirmeyi çok seviyorum. Antrenmandan sonra eve gelip, dinlenirim. Dergimi okur, televizyon izlerim. Maçları takip ederim. 

Michaela Sachlova: Tomas, futbolu çok ciddiye alıyor. Kamplardan bir gece önce bile, bırakın eğlenceyi akşam yemeği için dahi çıkmaz. Evde dinlenir, kendisini maça en iyi şekilde hazırlamaya, yüksek konsantrasyon seviyesine ulaşmaya çalışır. Maçlardan sonra da eğer kazanılmışsa bunun mutluluğunu, keyfini en iyi şekilde sonuna kadar yaşamaya çalışır.

- Arabaları çok seviyorsun, değil mi? 

Tomas: Evet, spor arabaları çok beğeniyorum ve araba kullanmaktan büyük keyif alıyorum. 

- Ne tür müziklerden hoşlanıyorsun? 

Tomas: Güzel olan her şeyi dinliyorum ama özellikle de hiphop, rock ve iyi olan pop'u tercih ederim. Favorilerim de, Lil/Wayne, Lloyd Banks, 50 Cent, James Blunt, Bryan Adams.

- Filmlerde de güzel olan her şeyi izler misin? 

Tomas: Evet, genelde... Mesela, Zoo Lander gibi Ben Stiller'in komedilerini, Gladyatör ve Cesur Yürek gibi tarihi filmleri, Any Given Sunday gibi spor filmlerini çok severim. 

- En beğendiğin aktris ve aktör kim? 

Tomas: Colin Farrell ve Jessica Alba, komedyen olarak da Ben Stiller...

- Bir söyleşimizde, kız arkadaşınla beraber Adam Sandler'in "Click" filmini izlerken ağladığını söylemiştin. Senin elinde bu filmdeki gibi hayatını yönlendirebileceğin bir kumanda olsa, nasıl kullanırdın? 

Tomas: Herhalde hayatımda öyle bir kumandayı kullanmak isteyeceğim tek an, İtalya'da geçirdiğim altı ay için olurdu. Orada hakikaten mutsuz ve huzursuzdum. Bir de yeni hoca gelince takımdaki yerimden oldum ve kendimi çok kötü hissettim. Sparta Prag'a tekrar döndüğüm zamana kadar olan altı ayı geri almak ve hayatımı tekrar yaşamak isterim. Gerçekten hayatımın en mutsuz dönemiydi. 

Michaela Sachlova: Aslında o da bir tecrübe... 

Tomas: Evet, şimdi bu soru sorulunca böyle diyebiliyorum. Belki de o dönemi yaşamadan şu andaki halime gelemezdim ve elimdekilerin kıymetini bilemezdim. Böyle bakınca aslında bu tecrübelerin de insana faydalı olduğu söylenebilir. 

- Türkiye'deki, daha doğrusu İstanbul'daki yaşamınızla ilgili neler söylemek istersiniz? Burada bir "yabancı" olarak yaşamak sizin için zor mu? 

Tomas: Dil konusunda çok fazla problem çektiğimiz söylenemez. Çünkü Michaela Sachlova da, ben de İngilizce biliyoruz. Gittiğimiz çoğu yerde, az da olsa İngilizce bilenler oluyor. Ama İngilizce bilen yoksa çok ciddi sıkıntı yaşayabiliyoruz. Aynı şey, Çek Cumhuriyeti'ne gelen bir Türk için de geçerli olurdu. Gerçi insan iletişim kurmak istedikten sonra bir şekilde anlaşabiliyor. Zaten burada kendimi tamamen yabancı bir ülkede yaşıyormuş gibi hissetmiyorum. Diğer Slovak ve Çek futbolcu arkadaşlarım da aynı şeyi söylüyor. Biz burada yaşadığımız için son derece mutluyuz. İstanbul, büyük, çok güzel ve sonsuz imkanları olan bir şehir. Yapılacak pek çok şey, gidilecek pek çok yer var. Ben de büyük şehirleri seven bir insanım. Bu anlamda Udinese bana çok küçük geliyordu. Bu arada Türkler de, İtalyanlar'dan daha sıcakkanlı ve dost canlısı. En önemlisi ön yargılı değiller. Örneğin, İtalya'ya gidip Çek olduğunuzu söylediğinizde, eski doğu bloğundan gelmiş birisi olarak davranıyorlar. Ruslar'ı, Polonyalılar'ı, Slovaklar'ı, Çekler'i, herkesi aynı kefeye koyuyorlar. Mesela böyle bir şeyi Türkiye'de kesinlikle yaşamıyoruz.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.