21 Ekim 2018 Pazar10 Safer 1440
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Allah göklerin ve yerin nurudur. Onun nurunun temsili şudur: Duvarda bir hücre; içinde bir kandil, kandil de bir cam fânûs içinde. Fânûs sanki inci gibi parlayan bir yıldız. Mübarek bir ağaçtan, ne doğuya, ne de batıya ait olan zeytin ağacından tutuşturulur. Bu ağacın yağı, ateş dokunmasa bile, neredeyse aydınlatacak (kadar berrak) tır. Nur üstüne nur. Allah dilediği kimseyi nuruna iletir. Allah insanlar için misaller verir. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.(Nûr, 24/35)
  • “Allah sizin dış görünüşünüze ve mallarınıza değil, kalplerinize ve amellerinize bakar.”(Müslim, "Birr", 33; İbn Mâce, "Zühd", 9 )
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:50Güneş 07:15Öğle 12:55İkindi 15:53Akşam 18:23Yatsı 19:42
    • 22°C Adana
    • 15°C Adıyaman
    • 11°C Afyon
    • 7°C Ağrı
    • 17°C Amasya
    • 13°C Ankara
    • 22°C Antalya
    • 15°C Artvin
    • 19°C Aydın
    • 14°C Balıkesir
  • BIST: 96.455 -1.03
  • Altın: 222,078 0.12
  • Dolar: 5,6626 0.67
  • Euro: 6,5275 1.16

Kemal Öztürk’ten muhafazakar medya analizi

Yenişafak yazarı Kemal Öztürk, muhafazakar medyanın halini değerlendirirken, “Kartel medyasının artıkları, lejyonerler, lejyon hastalığına yakalananlar, aslını kaybedenler ve kifayetsiz muhterisler elinde bu camianın birikimi perişan ediliyor” dedi.
Kemal Öztürk’ten muhafazakar medya analizi
Kemal Öztürk’ten muhafazakar medya analizi Kemal Öztürk’ten muhafazakar medya analizi Kemal Öztürk’ten muhafazakar medya analizi

Kemal Öztürk, muhafazakar medyada bazı gazeteci ve yayın yönetmenlerinin kendilerinden başka herkesi suçladıklarını, iftira attıklarını, mahkum ettiklerini belirterek, ardından da faturayı Reis’e kestiklerini, tüm bunları Reis’in emriyle yapıyorlarmış gibi göründüklerini anlattı.

Öztürk “Sonra da devletin uçaklarında, “gücü buradan alıyoruz” pozları veriyorlar. Oysa bu seviyesizlikten, bu ahlaksızlıktan herkes gibi, devletin üst makamları da rahatsız sanırım. Ancak neden bir şey yapmıyorlar, bunu bilmiyorum” diye yazdı.

Kemal Öztürk’ün Yenişafak’taki yazısının ilgili bölümü şöyle:

“Mesleğimiz hiç bu kadar seviye kaybetmemişti. Gazete manşetleri hiç bu kadar ciddiyetsiz olmamıştı. Yayın yönetmenlerinin kalibresi hiç bu kadar düşmemişti. Köşe yazarlığı hiç bu kadar ucuzlamamıştı. Ve haberin değeri hiç bu kadar yerlerde sürünmemişti.

Artık gazeteci ya da köşe yazarı olmak isteyenler yayın yönetmenlerinin imtihanından geçmiyor, Siyasilerin torpilini arıyorlar.

Bütün birikimimizi heder ediyorlar

Bir sel gelip, sanki tırnaklarımızla biriktirdiğimiz tüm değerleri silip süpürdü. Bütün birikimimiz, bütün çabamız, bir 'kuş' kadar beyni olmayan, yeni yetme yayın yönetmenleri, köşe yazarları, tv yorumcuları tarafından heder ediliyor gözümüzün önünde.

Ne büyük dram. Ne büyük erozyon. Ne büyük kayıp bizim için. Çünkü muhafazakar medya, ahlakı, adaleti, dürüstlüğü, kaliteyi ve millet menfaatini hep önde tutmak için uğraştı. Bunun için de çok fedakarlık yaptı, bedel ödedi. Zira “kartel medyası” dediğimiz insanları bu yüzden eleştiriyorduk.

Peki şimdi?

Kartel medyasının artıkları, lejyonerler, lejyon hastalığına yakalananlar, aslını kaybedenler ve kifayetsiz muhterisler elinde bu camianın birikimi perişan ediliyor. Sadece seviyeyi aşağı çekmekle kalmıyorlar, aynı zamanda kendinden başka herkesi, muhafazakar medya da dahil, suçluyor, iftira atıyor, mahkum ediyor ve bir nefret halesi oluşturuyorlar. 23. yılını kutladığımız gün, bu müfteri ekip yine Yeni Şafak Gazetesi'ne saldırıp, iftira atmakla meşguldü.

Faturayı “Reis”e kesiyorlar

Ne hazindir ki, bu kifayetsiz muhterisler ve lejyonerler bunları yaparken, siyasilerin arkasına saklanıyorlar, iktidarın gölgesinde kaybolmaya çalışıyorlar. Sanki “Reis” tüm bunların yapılmasının emrini vermiş gibi, her şeyi ona fatura ediyorlar.

Sonra da devletin uçaklarında, “gücü buradan alıyoruz” pozları veriyorlar. Oysa bu seviyesizlikten, bu ahlaksızlıktan herkes gibi, devletin üst makamları da rahatsız sanırım. Ancak neden bir şey yapmıyorlar, bunu bilmiyorum.

Sonuçta 23 yılı geride bıraktık bu meslekte. Yaşlanmak, yıllarla değil de, bu moral bozucu şeyleri gördükçe daha da hissediliyor sanki.

Ancak kendi adıma şunu söyleyeyim: Kalemim ve sözümle ekmeğimi kazanıyorum. Doğruya doğru, yanlışa yanlış diyeceğim. Sonuna kadar adalet, ahlak, özgürlük, dürüstlük, millet, ülke ve insanlık için kullanacağım bunları.

Bedeli ne olursa olsun, vazgeçemeyeceğim.”

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.