ANAR şirketi sahibi İbrahim Uslu'dan referandum analizi

ANAR şirketi sahibi İbrahim Uslu'dan referandum analizi
ANAR araştırma şirketi Genel Müdürü İbrahim Uslu'dan dikkat çeken bir referandum analizi geldi. Uslu, AK Parti seçmeninin yüzde 35'inin, MHP seçmeninin ise yüzde 50'sinin "Evet" demeyeceğini açıkladı.

Kurulduğu günden bugüne kadar AK Parti için araştırmalar yapan Uslu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yakın çalışma arkadaşlarından biri olarak da biliniyor.

Kamuoyu araştırma şirketi ANAR Genel Müdürü İbrahim Uslu, RS FM’de 'Yavuz Oğhan'dan Bidebunudinle' programında AK Parti seçmeninin yüzde 35'inin, MHP seçmeninin ise yüzde 50'sinin "Evet" demeyeceğini açıkladı. Uslu ayrıca HDP tabanında yapılan araştırmada ise yüzde 20 oranında bir "evet" olduğunu gördüklerini söyledi.

"AK PARTİ SEÇMENİNİN YÜZDE 35'İ EVET DEMİYOR"

ANAR Araştırma Şirketi’nin Başkanlık referandumu anketi dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu. ANAR Araştırma Şirketinin Genel Müdürü İbrahim Uslu, referandum sürecini değerlendirdi. 16 Nisan'da yapılacak referandumun birçok nedenden dolayı Türkiye'nin siyasi tarihine geçeceğini belirten Uslu, yaptırdıkları anket sonuçlarına göre; Ak Parti seçmeninin yüzde 35'inin, MHP seçmeninin ise yüzde 50'sinin "Evet" demeyeceğini ifade etti. 

"SEÇMENİN AKLI BAŞKA GÖNLÜ BAŞKA SÖYLÜYOR"

Sputnik'in haberine göre, seçmenin kafasının oldukça karışık olduğunu belirten Uslu, tüm tarafların çok ince hesaplar yapması gerektiğini ifade etti. Seçmen analizine değinen Uslu, "Gönlü başka bir şey aklı başka bir şey söylüyor. Bu güne kadar yaptığı parti tercihleri var, desteklediği liderler var ama bu yeni sistemle ilgili henüz beyninde netleşmemiş bazı hususlar bulunan seçmenlerde var. Özellikle evet bloğunun seçmenleri bunlar. Hem AK Parti hem de MHP içerisindeki seçmenler. O yüzden bu seçim son ana kadar herkesin çaba harcaması, ince ince hesaplar yapması gerekiyor. Bu seçim son anda bile sonuçlarının ciddi bir biçimde etkilenebileceği, her bir hamlenin marjinal faydasının ya da marjinal maliyetinin yüksek olacağı bir seçim olarak siyasi tarihimizdeki yerini alacak."

"HER SONUÇ FARKLI SONUÇLAR DOĞURUR"

Uslu, yapılan anketlerin sonuçlarına göre en büyük riski AK Parti'nin aldığını söylüyor. MHP'nin de biraz riski olduğunu söyleyen Uslu, "Bu referandumda en büyük risk AK Parti'nin aslında. Diğer partilerden biraz MHP'nin riski var ama bütün risk AK Parti'nin. Eğer hayır çıkarsa başka sonuçlar doğurur, çok küçük bir farkla geçerse başka bir sonuç doğurur, rahat bir farkla geçerse başka sonuçlar doğurur. Mesela CHP, sonuç ne olursa olsun fazla etkilenmez. Parti için bütünlük, söylem birliği, lider taban ilişkisi açısından baktığınızda CHP'nin bir riski yok. HDP'nin'de bir riski yok ama AK Parti ve MHP'nin riski yüksek. Bütün riski üstlenen evetçi partiler, bütün risk parlamentoda bu projenin sahipliğini yapan partilerin üzerinde. O yüzden de tedirginler."

"AK PARTİ TABANINDA DAHA ÖNCE OLMADIĞI KADAR SORU İŞARETİ VAR"

AK Parti'nin kendi tabanında daha önce görmediği soru işaretleri olduğunu kaydeden Uslu, bu belirsizliği yaptırdıkları araştırmalara dayanarak söylüyor. "AK Parti tabanının yüzde 65'i, evet oyu vereceğini söyledi ama yüzde 35'i, Ocak ayı başında yaptığımız araştırmada henüz evet oyu vereceğini söylemiyordu. Bu bir gösterge, ama bunların bir kısmı illaki evet oyuna dönecektir ama ne kadar kısmı 'evet' demeyecek 'hayır' diyecek ya da sandığa gitmeyecek" değerlendirmesinde bulunan Uslu, "Onlar referandum sonuçları üzerinde çok etkili olacağı için, mesela HDP'nin yüzde 10'unu sandığa gitmediği zaman 1 puana tekabül ediyor ama AK Parti'nin yüzde 10'u 5 puana tekabül ediyor. Şimdi arada böyle bir dramatik fark var. O yüzden AK Parti ilk önce kendi tabanı üzerinde ince ince çalışmak ve işlemek zorunda. Sadece kendi tabanı da yetmiyor, aynı zaman da MHP'nin tabanında bazı sorunlar var. Bir şekilde orayı halletmesi gerekiyor. Küçük partilerin parlamentoda temsil edilmeyen seçmenleri var, oraya yönelik başka bir dil geliştirmesi gerekiyor. Bir taraftan kullanacağı dil, MHP tabanını rahatsız etmezken bir taraftan da kendi içindeki Kürt seçmenlerini de, HDP'den alınması muhtemel evet oylarını verecek seçmenleri de rahatsız etmemesi gerekiyor" dedi.

"HDP'NİN YÜZDE 20'Sİ 'EVET' DİYOR AMA..."

HDP'den gelecek muhtemel oylardan emin olmamakla birlikte bir destek olduğunu belirten Uslu'ya göre, HDP seçmenin evet yanıtının samimiyeti konusunda 'tedirginlikler' var. Uslu, "Şu anki araştırmalarda, HDP'den yüzde 15 ila 20 arasında bir kitle ‘Evet oyu vereceğim' diyor. Bu biraz daha yüksek de olabilir. Ya da bunlar resmi görüşlerini söylemiş olabilirler oran bu kadar yüksek de olmayabilir, bunu anketlerle anlamak zor. Çünkü bölgede iki kere OHAL koşulları var. Sıcak çatışmaların yaşanması yakın zamana kadar söz konusuydu ondan dolayı bir tedirginlik var. Bir de gerçekten bir OHAL var. Dolayısıyla oradaki seçmen evet-hayır derken ya da sandığa gitmeyeceğim derken, kendince en problemsiz cevabı mı veriyor, yoksa gerçek kanaati bu mu, anlamakta gerçekten zorluk çekiyoruz. Bizim en fazla sürprize uğrama olasılığımızın olduğu bölge Güneydoğu'da yaşayan Kürtler. Batı da yaşayan Kürtler için böyle bir tedirginlik yok tabi. Güneydoğu'daki Kürtler için yanılma payımız yüksek ama HDP seçmeninin yüzde 15'i evet oyu vereceğini söylüyor" ifadelerini kullandı.

"MHP'NİN YÜZDE 50'Sİ 'HAYIR' OYU VERECEK"

İbrahim Uslu'nun verdiği oranlara göre, MHP için de durum net değil. Bahçeli'nin 'evet' kararının büyük tartışma oluşturduğu MHP'de tabanın büyük kısmı karardan rahatsız. Teşkilatlarda yaşanan istifalar da bunu ortaya koyuyor. Uslu, "Bizim çalışmamızda MHP'nin yüzde 20'si henüz ‘evet' diyordu, yaklaşık yüzde 50'si ‘Hayır' oyu vereceğini net bir biçimde söylüyordu. Bu da bizi yanıltmadı çünkü zaten anayasa değişiklik paketinden bağımsız olarak MHP tabanının yarısı mevcut MHP yönetimine sempatiyle bakmıyor. Onlar rakip MHP adayını destekliyorlardı ve partinin üst yönetiminde bir değişiklik olmasına inanıyorlar. Bu nedenlerden dolayı MHP tabanında bir çatlak var. Şimdi Devlet Bahçeli ve MHP yönetimi oradaki bütünleşmeyi ne ölçüde sağlayacak onu kestirmek zor. Ama ben MHP tabanının büyük bir çoğunluğunun hayır oyu vereceğini düşünüyorum. Üst yönetimle sorunları olan seçmenin sorunları devam ediyor. Bir de bunun üzerine anayasa paketi var ve orada MHP tabanının destek vermesi bekleniyor ama onların ikna olması hiçbir neden yok işin doğrusu. MHP lideri Bahçeli evet oyunun gerekçesini çok iyi anlatsa bile bu kitlenin çok az bölümünü ikna edebilir" dedi.

FANATİKÇE EVET VEYA HAYIR SEÇMENİ KAÇIRIR

Uslu, medya rekabeti konusunu yanıtlarken, medyaya, etkisine ve halkın haber alma hakkına bakışını da özetliyor: "Özellikle haber kanallarını, reytinglerini, gazetelerin tirajlarını biliyoruz. Bizim toplumumuz bunları ne izliyor ne de okuyor. Oralar artık eski gücünde değil. Medyayı küçümsemek için söylemiyorum ama siyasal davranış üzerindeki etkisi eskiden bilgi kaynağı olarak değerliydi. Fakat şimdi bilgi kaynağı olma vasıflarını kaybediyorlar. Onların yerini sosyal medya ve başka kaynaklar alıyor. Oraları kontrol edebilmek, belli bilgileri dolaşıma sokabilmek daha önemli. Seçmenin yüzde yetmişi zaten kararını vermiş. Bu insanlara zaten kim ne derse desin etkilenmiyor. Yüzde 10 civarında bir seçmen kitlesi var ki, zaten apolitik sandığa gitmeyecek. Burada bütün kavga yüzde 15-20 arasındaki kitleyle ilgili. Ama bunlarda böyle bir şeyi savunan mecralardan etkilenmiyorlar. Bu kitle daha genç, iyi eğitimli bir kitleden bahsediyoruz. Bunlar çeşitli iletişim mecralarına kaynaklarına ulaşabilecek konumdalar. Ve bence onlar da taraf yayınlardan değil objektif yayınlardan daha fazla etkilenecekler. O yüzden bu kitleyi tanımlayamayanlar, bence başarılı olamayacaklar. Çok fanatikçe evet ya da hayır'ı savunduğunuzda bu kitleyi etkileme şansınız yok."

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum