19 Nisan 2018 Perşembe4 Şaban 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “İçinizden insanları hayra çağıracak, iyiliği emredecek, kötülükten alıkoyacak bir topluluk bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.” (Âl-i İmran / 104)
  • “Münafığın alameti üçtür. Konuştuğu zaman yalan söyler, söz verdiği zaman yerine getirmez ve ona güvenildiği zaman hıyanet eder” (Buhari, Müslim, Tirmizi)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 04:39Güneş 06:13Öğle 13:09İkindi 16:53Akşam 19:54Yatsı 21:21
    • 27°C Adana
    • 27°C Adıyaman
    • 23°C Afyon
    • 15°C Ağrı
    • 25°C Amasya
    • 23°C Ankara
    • 23°C Antalya
    • 16°C Artvin
    • 25°C Aydın
    • 20°C Balıkesir
  • BIST: 111.874 -0.20
  • Altın: 174,458 0.31
  • Dolar: 4,0260 0.32
  • Euro: 4,9840 0.24

“Kadınlar Günü”nde mutlaka okunması gereken gerçekler

“Kadınlar Günü”nde mutlaka okunması gereken gerçekler
Miraç Kültür Merkezi Onursal Başkanı Furkan Yılmaz Altunöz, ‘8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü yüceleştirenlerin nasıl sınıfta kaldığını anlattı:
“Kadınlar Günü”nde mutlaka okunması gereken gerçekler “Kadınlar Günü”nde mutlaka okunması gereken gerçekler “Kadınlar Günü”nde mutlaka okunması gereken gerçekler

Bugün 8 Mart “Dünya Kadınlar Günü”. “Kadın ve özgürlüğü” dilinden düşürmeyen malum çevrelerden yine erkeklere, gelenek ve göreneklerimize, değerlerimize ve üstü örtülü dinimize yönelik “bildik” aşağılamalar, küçümsemeler, eleştiriler geliyor.

Peki, bu çevreler bugüne kadar “kadınlar” için aslında ne yaptı?

Kadınlara ne kazandırdı neler kaybettirdi?

Sözü Miraç Kültür Merkezi Onursal Başkanı Furkan Yılmaz Altunöz’e bırakıyoruz.

Milli Gazete’de yayımlanan “Siz başaramadınız ve kayıp ettiniz” başlıklı yazısında bu konuyu masaya yatıran Altunöz, ‘8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü yüceleştirenlerin nasıl sınıfta kaldığını çarpıcı örneklerle anlattı:

“Siz vahyi yani Kur’an ve sünnete tabi olmayanlar; siz ilk günden itibaren kayıp ettiniz.  Başaramadınız. Allah’a ve peygamberine savaş açanlar zaten yenilmeye mahkûmdunuz. İnsanlık adına, çevre adına ne vaat ettiyseniz yapamadınız ya da eksik kaldınız. Allah’a ve peygamberine savaş açtınız ama yenildiniz. Şeytan ve dostlarının size hiçbir faydası olmadı. Barış dediniz katliam yaptınız. Özgürlük dediniz köleleştirdiniz. Aile dediniz dullar kampı oluşturdunuz. Sağlık dediniz uyuşturdunuz. Ekonomik refah dediniz açlığa mahkûm ettiniz. İlim dediniz ölüm makineleri icat ettiniz. Yamyamlara laf ettiniz yiyemeyeceğiniz kadar insan öldürdünüz. Ulusların / devletlerin bağımsızlığından söz ettiniz işgal ettiniz.  

Kadın ve özgürlük dediniz ama cinsel köleler haline getirdiniz. Tek kocaya isyan ettirdiniz ona tahammül ettirmediniz ama birden fazla erkeğin egemenliğine verdiniz. Çocuk doğurmayı / sahip olmayı bir yük olarak gördünüz ama köpeklere bakıcı kıldınız. Çocuk evlilikleri gündeme aldınız ama çocuk fahişelerin önünü açtınız. Erken evliliklerin kötülüğünden bahsettiniz liselerin tuvaletleri ceninlere mekân oldu. Birden fazla evlilikler (taaddüdü zevcat) karşı çıktınız ama her yaştan, torunlarınız yaşlarındaki kızlara dost / metres / flört hayatı yaşadınız. 

Kadınlara saygıdan söz ettiniz ama annelerinize bile saygı göstermediniz. Aile mutluluğundan karı-koca ilişkisinden, kayın valide–kayın baba diğer aile fertlerinin ilişkilerinden / eğitimlerinden konuştunuz ama evleri savaş alanına çevirdiniz. Sosyallikten dem vurdunuz ancak akrabaları tanımaz hale geldiniz, ilişkilerinizi kestiniz hatta bayramlarda bile ziyaret etmediniz.

Kadınlara yapılan tacizleri konuştunuz ama her fırsatta öğrencilerinize, çalışanlarınıza bakıma muhtaç olanları taciz ettiniz. Sayfiye yerlerde, plajlarda ve dağlık alanlarda ya da fırsat bulduğunuz her yerde kadınları ve zayıfları taciz ettiniz. İş uğruna aş uğruna nicelerini taciz ederek mağdur ettiniz. Sözle taciz ettiniz, fotoğrafla taciz ettiniz. Kitapla taciz ettiniz, makaleyle taciz ettiniz. Elle taciz ettiniz, gözle taciz ettiniz. 

Manken dediniz cinselliği öne çıkarıp yatak kıyafetiyle sömürdünüz. Şarkıcı dediniz salyalı ağızlara ve gözlere konu ettiniz. Tiyatro ve sinema dediniz kadın ve erkekleri aynı yatağa soktunuz; ahlakı ve iffeti rafa kaldırdınız. 

Kadınlara şiddete hayır dediniz şiddet uyguladınız. Ellerinden anneliği aldınız psikolojik şiddete maruz bıraktınız. Özgürlük adına ve kariyer adına, iş adına boşanmayı teşvik ettiniz ve kolaylaştırdınız kocasız bıraktınız. Sahipsiz bıraktınız çünkü dul olmak sahipsiz kalmaktır. Kocasız bıraktınız çocuklara hem annelik hem de babalık yaptırdınız. Kocaya tahammül edilmez dediniz ama patronları her türlü isteğine amade kıldınız. 

Feminizm dediniz ve kadını olması gereken yerden alı koydunuz. Kadınları şiddet, tecavüz ve tacize karşı koruyalım dediniz ama ortaya koyduğunuz felsefeleriniz, ideolojileriniz ve sistemleriniz; kadınları korumaya yetmedi.  Her tarafta kadın tacize, tecavüze uğruyor ve öldürülüyor. Üstelik en yakınları tarafından; kocaları, aile fertleri, komşuları, iş arkadaşları ve çevreleri tarafından. 

Siz ey feministler! Siz ey Allah’a ve resulüne savaş açanlar! Siz fıtrata savaş açanlar! Başaramadınız, yapamadınız, kayıp ettiniz. Beklentilere cevap veremediniz. Sizin kıble olarak seçtiğiniz ABD ve Avrupa’da kadına şiddet oranı yaklaşık yüzde 80’leri bulmaktadır. Üstelik bu oran polise başvuranların oranı…

8 Mart Dünya Kadınlar Gününü yüceleştirenler… Sınıfta kaldınız…

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Diğer Haberler
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.