Babacan: Biz konuşurken siviller ölüyor
Suriye Dışişleri Bakanı Mulallim ile ortak bir basın toplantısı düzenleyen Babacan şunları söyledi: "Herkesin temel önceliği bu insanlık trajedisinin derhal sona erdirilmesidir. Hiç bir şey sivillerin her gün ölmesine bir gerekçe olamaz. kimse buna meşru çerçeve çizemez. Filistinli grupların birlikte hareket etmesi gerekiyor. Bununla ilgili bu gruplarla bağlantılı ülkelerin de bu konuda bir gayret sarfetmesi gerekiyor."
Suriye Dışişleri Bakanı Muallim:
"Türkiye'deki yetkililere Türkiye'nin gayretlerinin desteklendiğini bildirmekle mükellef bulundum. Aynı zamanda Türkiye halkına şükranlarımı ifade etmek için gelmiş bulunuyorum. Filistinli kardeşlerimizle destek halindeyiz. İsrail, Filistin halkına saldırıyor. Bir yıldan bu yana bu insanları temel haklardan mahrum bırakmıştır. Gazze'deki Filistinli vatandaşın üzerine bombalar atılıyor. Binlerce insan mağdur edilmiştir. İbadet yerleri de insanlık dışı saldırılara hedef olmuştur. Kabul edilemez bu saldırı uluslararası düzeyde İsrail'in bu çirkin saldırılarından dolayı sorguya çekilmesi gerekiyor. Uluslararası hukuk ve bütün anlaşmalarla bu davranışlar bağdaşmamaktadır,. Türkiye ile gayretlerimizi birleştirmeye geldik. Kapıların açılması, acil ateşkes yapılması için önemli bir istişare yapmaya geldik. Muhakkak bir çözüm için çalışmamız gerekiyor. Biz kardeş ülke Türkiye'nin yönetim olarak ve halk olarak Gazze'deki tutuma tepkisinden dolayı son derece mutluyuz."
SORULAR
Türkiye ciddi çabalar yürütüyor. Türkiye'nin başarılı olacağına inanıyor musunuz?
"Biz kesinlikle eminiz, bu düşmancıl saldırı hiç bir zaman hedefine ulaşmayacaktır. Birlikte yürüteceğimiz çabalar sayesinde bu gayretler muhakkak semeresini verecektir. Bu amaç için yola çıktık. Krizin başından beri sürekli temas halindeyiz."
"HAMAS bir taraftan Mısır'la görüşme yapıyor bir taraftan da İsrail ile görüşülüyor. Bu görüşmeler sonucunda ambargonun kaldırılması yönünde bir karar çıktı. Biz bu dönemde İsrail'le görüşmelere başladık. Türkiye'nin himayesinde. Bu süre içinde hiç bir zaman Gazze'ye saldırmaması talebinde bulunmuştu Türkiye. Gazze'de olup bitenler kabul edilecek bir tavır değildir."
New York'a gitme planınız var mı? Önce ateşkes, ardından uluslararası gücün de içinde bulunduğu bir plan var mı?
Babacan: "BM Güvenlik Konseyi kara operasyonu başladıktan sonra acilen olağanüstü toplandı. Cumartasi günü geç saatlere kadar süren toplantıda malesef bir ortak açıklama, duruş ortaya konamadı. Daimi üyelerin vetoları buna engel oldu. Ara ara yılda bir kaç kez Bakanlar düzeyinde toplanır. Programımız müsade ettiği sürece bu tür toplantılara kesinlikle katırılız."
"Üzerinde çalışılan farklı fikirler var. Sadece silahları susturun diyerek kalıcılığı sağlamak zor. Kalıcı bir çözüm gerekiyor. Bu çözümün sağlanması ve garanti edilmesi ancak uluslararası bir gözlemci grubuyla daha sağlıklı olacaktır. Ama bu gözlemci güç kimden oluşur bu tartışılıyor. Ama kuşkusuz Türkiye böyle bir sorumluluktan kaçmaz. Her gün her saat insanlar ölüyor. Biz bunları konuşurken sivilleri yitiriyoruz. Hiç bir şey tek bir çocuğun hayatından daha önemli değildir. Uluslararası toplum derhal harekete geçmeli. Gürcistan konusunda nasıl bir iki günde mobilize olunduysa burada da ilgili ülkelerin harekete geçmesi şarttır. Biz Türkiye olarak en çok koşturan ülkelerden biriyiz ama bölgedeki ülkelerin bir arada olmaları ve ortak bir tavır atmaları gerekiyor."
Muallim:
"Kardeş ülke Türkiye'nin BM Güvenlik Konseyi geçici üyeliğinin önemli rolü bulunuyor. ama yine de BM Güvenlik Konseyi'nden fazla bir beklentimiz yok. Amacımız ateşkese bir an önce ulaşmak."
Ateşkesin uygun zemini neresidir?
Babacan: "Tarafların önem verdiği farklı konular var. Gazze adeta bir açık hapishane yıllardır. Temel ihtiyaç maddelerinin dahi buraya ulaşmasında sorunlar var. Biz bile tam iki ay boyunca tırlarımızı yollarda beklettik. Bu olaylardan sonra belki biraz daha kolaylık gösteriliyor ama bu genel kuralı bozmuyor. Ulaşan yardımların kuşkusuz daha hızlı ulaşması gerekiyor. Gazze'nin normal bir bölge haline gelmesi gerekiyor. Güvenlik endişelerini nasıl bir noktada buluşturabiliriz bunun üzerinde çalışıyoruz. ama burada bekleyecek bir durum yok."
Muallim:
"Suriye hali hazırda Arap zirvesinin dönem başkanlığını yapıyor. Bu zirve gerçekleşirse o zaman HAMAS ve El-Fetih'in çağırılıp çağrılmayacağını cevaplayabilirim."
habervaktim.com
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.