Neler oluyor bize?

Neler oluyor bize?
Tahribata uğrayan manevî değerler sosyal verileri olumsuz etkiliyor.

DPT'nin rakamlarına göre 2007'nin ilk dokuz ayındaki suç oranı bir önceki yıla göre tam yüzde 61 oranında arttı.

Devlet planlama Teşkilatı’nın “2008 Yılı Programı”, toplumsal huzur adına alarm sinyalleri veriyor. Programın “Güvenlik Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi” ve “Adalet Hizmetlerinin İyileştirilmesi” başlıklı bölümlerinde suç oranlarının arttığı, cezaevlerinin kapasitelerinin yetersiz kaldığı, hakim ve savcı sayısının da artan olayların çok gerisinde kaldığı bilgileri yer alıyor.

DüŞEN BİR TANE SUç ORANI YOK
DPT’nin verilerine göre, 2007 yılının ilk dokuz ayı itibarıyla Emniyet Genel Müdürlüğü’nün sorumluluk bölgesinde meydana gelen asayiş olaylarındaki artış, bir önceki yıla göre yüzde 61 oldu. Buna göre; kaçakçılıktaki artış yüzde 51, terör olaylarındaki artış yüzde 4, toplumsal olaylardaki artış ise yüzde 13 olarak gerçekleşti. Aynı dönemde “polisin sorumluluk bölgesinde” toplam 785 bin 510 asayişle ilgili olayın kayıtlara geçtiği de belirtiliyor. Rakamlar, hemen hemen her dört suçtan birisinin İstanbul’da işlendiğini gösteriyor. Olayların yüzde 23'ünü teşkil eden 182 bin 844 olay ise İstanbul ilinde meydana geldi. Bu arada, devletin en yetkili planlayıcı kuruluşu olan DPT Müsteşarlığı’nın Jandarma Genel Komutanlığı’na ait verilere çalışmalarında yer verememesi de dikkat çekiyor.

CEZAEVLERİ TIKA BASA DOLU
DPT programında, “ceza infaz kurumları ile tutukevlerinin kapasitesinde yetersizlikler bulunmaktadır” denilerek, mevcut kapasitenin sadece 4 bin 682 kişilik bir yükü daha kaldırabileceği belirtiliyor. Verilere göre; 2007 yılı Eylül ayı itibarıyla ceza infaz kurumları ve tutukevlerinin toplamı 389, toplam kapasitesi ise 90 bin 547 kişi. Ceza ve tutukevlerinde 2006 yılı Eylül ayı itibarıyla 66 bin 917 hükümlü ve tutuklu bulunurken, bu sayı Eylül 2007 itibarıyla 85 bin 865’e yükselmiş durumda. Programda bu yönde bir yorum olmasa da; rakamlar, son bir yılda hapse düşenlerin sayısının 18 bin 948 kişi arttığını ortaya koyduğuna göre, 2007-2008 arasında sadece bir önceki yılın artışı korunduğunda bile mevcut kapasiteye göre 14 bin 266 yeni suçluyu koyacak yer görünmüyor.

ADALETİN HALLERİ
“2008 Yılı Programı”nın “Adalet Hizmetlerinin İyileştirilmesi” başlıklı bölümde ise nüfus yoğunluğu olan bölgelerde Adliye Mahkemeleri (İstinaf Mahkemeleri) açılmasına karar verildiği kaydediliyor. Bu çerçevede; İstanbul, Bursa, İzmir, Ankara, Konya, Samsun, Adana, Erzurum ve Diyarbakır’da davaların uzamamasını sağlayacak, bir tür “öncü yargı” durumunda olacak sözkonusu mahkemelerin kuruluşuna ilişkin kararın 5 Haziran 2007 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandığı da belirtilerek, “Ancak, söz konusu bölge adliye mahkemeleri henüz faaliyete geçememiştir” deniliyor. Süreç içerisinde hakim, savcı ve diğer adalet personeli ihtiyacının daha da artacağı kaydedilerek, “Yargılama sürecinin etkin ve hızlı işlememesi, adil yargılama ilkesine tam olarak uyulamaması, hukuk kurallarının oluşturulmasında çağdaş gelişmelerin yeterince takip edilememesi, hukuk eğitiminde istenilen standarda ulaşılamaması, yargının insan kaynaklarına ilişkin nicelik ve nitelik sorunları ile fizikî ve teknik altyapı eksikliklerinin giderilememiş olması yargının etkili biçimde işlemesini önemli ölçüde aksatmaktadır” ifadesi kullanılıyor.

(Murat Unay – habervaktim)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.