"Hukukun önendeki engel meslek dayanışmasıdır"

"Hukukun önendeki engel meslek dayanışmasıdır"
Bakan Çiçek: Hukukun uygulanmasının önündeki en önemli engel meslek dayanışmasıdır

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği'nin(TÜSİAD) 'En İyi Genç Hukukçu' ödül töreninde, hukuk devletinden bahsedenleri hukukun gereğini yapmaya çağırdı. Son günlerde Türkiye'deki yargısal sürece işaret eden Çiçek, bu dönemde herkesin uyması gereken Anayasa'nın 138'inci maddesini hatırlattı: Hiçbir organ, makam veya kişi yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez, genelge gönderemez, tavsiye ve telkinde bulunamaz. Hukukun uygulanmasının önündeki en önemli engelin meslek dayanışması olduğunu savunan Çiçek, suçu mesleklerin değil, insanların işlediğine işaret etti. Çiçek, "Bu mesleğin içinde bu suçu işleyen insanlar olabilir. Neden bu noktada bir ayırıma gidiyoruz? Birçok yolsuzluğun üzerine gidilememişse bunun nedeni meslek dayanışmasıdır." diye konuştu.

Çiçek, TÜSİAD'ın ilkini düzenlediği 'En İyi Genç Hukukçu' Ödül töreninde Türkiye'nin hukukun ne kadar önemli olduğunu daha yeni kavradığını söyledi. Hukuka sadece vurgu yapmanın değil, esas olanın hukukun gereğini yapmak olduğunu vurgulayan Çiçek, "Barış içerisinde bir toplum, hak ve özgürlüklerin teminat altında olduğu bir toplum, sosyal ve ekonomik gelişmesini en hızlı bir şekilde sürdürmek isteyen bir toplum için herkesin hukuka önem ve öncelik vermesi gerekmektedir." dedi.

Türkiye'de en başta siyaset yapanlar olmak üzere teker teker herkesin her kurumun hukukun gereğini yapıp yapmadığını muhasebe etmesi gerektiğini ifade eden Bakan Çiçek, şöyle konuştu: "Hukukun gereğini yapmanın birinci yolu hukuka uymaktır. İkincisi de hukuku uygulamaktır. Bu konuda kimsenin alınmasına gerek yok. Yani kendimizin menfaati söz konusu olduğunda acaba bu işi nasıl kotarırıza bakmak. Başkalarının hukuka uymasını istemek çok doğru değil. Hiç lafı sağa sola gezdirmeden mesela son günlerde yapılan bir takım yargısal çabalar var. Mahkemelerin bağımsızlığı konusundan söz ediliyor. Yürürlükte olan herkesin uyması gereken anayasamızda iki üç tane anayasa maddesi var. Anayasanın 138'inci maddesi, Hiçbir organ, makam veya kişi yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez, genelge gönderemez, tavsiye ve telkinde bulunamaz. Acaba öyle mi?"

Çiçek, ayrıca, Türk Ceza Kanunu'nun 288'inci maddesi ile Basın Kanunu'nun 19'uncu maddelerini hatırlatarak, "Bu temel maddeler açısından bakıldığında biz hukuk devletinin ve yargı bağımsızlığının neresinde bulunuyoruz? Hiç başkasının yanlışını kendi yanlışımıza gerekçe göstermeyelim. Hepimiz teker teker hukuka uymak zorundayız. Hiç kimsenin de bu konuda ayrıcalığı yoktur." ifadelerini kullandı.


VIP LİSTESİ AYRICALIKLAR LİSTESİDİR


Bugün Türkiye'de hukukun uygulanmasının önünde ciddi engeller olduğunu söyleyen Çiçek, hukuku uygulamakta karşılaşılan en büyük zorlulardan birinin ayrıcalıklar olduğunu ifade etti. Çıkarılan kanunların toplumun avam tabakası için, kimsesiz, sahipsiz, toplumda belli bir yer edinememiş kimseler için uygulanacak gibi bir anlayış bulunduğunu belirten Çiçek, Bizim havaalanının VIP kapısında oradan istifade edeceklerin listesi var. Hiçbir demokratik ülkede bu kadar uzun bir liste görmedim. O liste aynı zamanda ayrıcalıklar listesidir. Yargılama yapanlar, soruşturma yapanlar o listede bulunanlarla ilgili çok ciddi zorluklarla karşılaşıyor." değerlendirmesini yaptı. 

Hukukun uygulanması önündeki en önemli engelin meslek dayanışması olduğunu savunan Çiçek, meslek dayanışmasının yasaların ve kuralların önüne geçtiğini kaydetti. Suçu mesleklerin değil, insanların işlediğin işaret eden Bakan Çiçek, "Bu mesleğin içinde bu suçu işleyen insanlar olabilir. Neden bu noktada bir ayırıma gidiyoruz? Meslek dayanışması, kol kırılır yen içinde kalır. Birçok yolsuzluğun üzerine gidilememişse bunun nedeni meslek dayanışmasıdır." diye konuştu.

Bakan Cemil Çiçek, hukukun uygulanmasının önündeki engellerden birinin de bölgecilik, ideolojik saplantı ve hemşericilik olduğunu belirterek, "Benim mensup olduğum ideolojiden biri suç işlerse (ah) oldu, öbür taraftan biri suç işlerse (oh) oldu yönündeki tavırlar, değerlendirmeler hukukun uygulanmasında bir başka engeli teşkil ediyor." dedi.

Yargının bağımsızlığına inanan bir insan olduğunun altını çizen Çiçek, şöyle konuştu: "Bir ülkenin başına hukuken gelebilecek en büyük felaketin yargının siyasallaşmasıdır. Hepimiz yargının bu manada tarafsızlığı noktasında elimizden gelen çabayı göstermeliyiz. Türkiye'de yargının siyasallaşmasının en önemli göstergesi yargının hukuk devletinin yerine yerindelik görevi yapmasıdır. O zaman erkler arasındaki karşılıklı sataşmalar gündeme gelir."cıhan

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.