Söylenmesi zor, yenmesi kolay tatlı

Söylenmesi zor, yenmesi kolay tatlı
Arkadaşımız Rıfat Yörük, isminden dolayı 'batıdan ithal tatlı' sanılan 'Profiterol'un foyasını sizler için ortaya çıkarıyor.

İtiraf edin. Canınız çekip bir pastaneye gittiğinizde veya annenize yapması için yalvardığınızda sizi en çok zorlayan bu tatlının adıdır. Proferol, profetirol, profatoral, profortorel, prölötör, profollatöral, profit hatta profilo, proleter gibi çok değişik telaffuz biçimleri vardır. (Bknz. Karoser/karasör/karisör/karaser/kariser/karesor vs.)

Bu tatlının telaffuzu kadar yazımı ve yapımı da çok zordur. Ama tadı güzel, yemesi de kolaydır.

Batılı bir isim taşıyan bu tatlının geçmişiyse oldukça şaibelidir. Yapılan araştırmalar, " batı esintileri taşıyan ama adı uydurma olan bir Türk tatlısı" tezini kuvvetlendirmektedir. Bu tatlının ilk olarak Beyoğlu İstiklal Caddesi İnci Pastanesi'nde yapılarak meşhur edildiği görüşü yaygındır;

"Türkiye'ye 15 yaşında iken gelen, 1910 Arnavutluk doğumlu Luca Zgonidis, babasının ölümünden sonra pastacı çıraklığı yapmaya başlar. Mesleğinin inceliklerini Tokatlıyan ve Park Otel'de öğrenir. Sonra dört ortak, Tepebaşı'nda bir yapının bodrum katında pastacılık yapmaya başlarlar. Ve bir pastacı dükkanı açmaya karar verirler iki ortak. 1940'ların parasıyla 45 bin TL hava parası vererek İstiklal Caddesindeki İnci Pastanesi'nin bulunduğu mekanı tutarlar. Dolar, o sırada 38 kuruştur.

Luca Zgonidis bir gazeteciye 'ilk günler çok zorluk çektik. Ancak ucu ucuna kurtarıyorduk. Doğru dürüst kar yoktu yani. Kendim bir şey icat edip, bir de isim uydurunca çok iyi tuttu. Anlayacağınız profiterolün kendisi de, adı da uydurmaca' diye anlatmıştır. (Fatih Türkmenoğlu: 'Bay Profiterol', Yeni Yüzyıl, 24 Mart 1996) "


Başka bir rivayete göre ilk kez "Erol" isimli müteşebbis bir vatandaşımız tarafından Fransız ürünlerine hayranlık duyulan bir dönemde tamamen ticari kaygılarla yapılarak piyasaya sunulmuş ve oldukça beğeni kazanmıştır. Fransız hayranlığına fransız kalmayan Erol bey, tıpkı yaptığı sanat eserine ismini koyan sanatkarlar gibi adını tatlı adına yedirmiştir.(Profit-Erol)

Zaman zaman Fransız ve ABD karşıtı kampanyalarda "Kola içmeyeceğiz, profiterol yemeyeceğiz" gibi komik polemiklere de neden olan bu tatlının İstanbul'da yaşayan bir Fransız şef tarafından yapıldığı veya iyi tatlı yapan Erol isimli bir profesör tarafından bulunduğu söylentileri de vardır.

Kısacası adı zor, tadı güzel, geçmişi de şaibeli olan bu tatlı, mutfağımıza Cumhuriyet döneminde girmiş ve kendini kabul ettirmiştir. Zor-zahmet yapanlara "geçmiş olsun", yiyenlere de afiyet olsun efendim! Ağzınızın tadı hiç bozulmasın.

(Rıfat Yörük - habervaktim / Mizah)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.