TÜSİAD başkanını belirledi
Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği'nin (TÜSİAD) 39. Genel Kurulu gerçekleştirildi. Arzuhan Doğan Yalçındağ'ın ikinci kez yönetim kurulu başkanlığına seçildiği genel kurulda gündem, küresel ekonomik krizdi. Toplantıda konuşan TÜSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, krize yönelik önlem paketlerinin ne derece etkili olabileceklerinin belli olmadığını belirterek, Krizin boyutlarına ilişkin bu belirsizlik, Türkiye üzerindeki etkisinin de tam olarak öngörülmesini zorlaştırıyor.'' dedi. TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi(YİK) Başkanı Mustafa Koç da, sadece günü kurtarma peşinde koşmamanın, meyvelerini gelecekte verecek tohumları atmaya başlamanın zorunlu olduğunu belirterek, ''Kapsamlı bir aksiyon planı çerçevesinde ekonomik, siyasal,sosyal ve diplomatik çözümleri oluşturmak için yerel seçimlerin geçmesini beklemek, telafisi olmayan kayıplar yaşamamıza neden olabilir.'' uyarısında bulundu.
TÜSİAD'ın 39. seçimli Genel Kurul toplantısında Yönetim Kurulu ve YİK Başkanları değişmedi. Seçim öncesinde konuşan TÜSİAD Başkanı Arzuhan Dğan Yalçındağ, ekonominin içinden geçtiği bu kriz dönemini ve dinamikleri Türk iş dünyası olarak iyi anlamak gerektiğini kaydetti. Krizin boyutlarına ilişkin belirsizliğe işaret edene Yalçındağ, etkinin boyutlarının ''teğet geçme'' ile ''yerle bir etme'' arasında değişmesinin girişimciler ve tüketiciler nezdinde ciddi bir belirsizliğe neden olduğunu söyledi. Yalçındağ, bu bilinmezlik ve gelecekten duyulan endişenin
ekonomiye neredeyse durma noktasına getirdiğini belirterek, "Duran ekonominin çarklarının yeniden dönmeye başlaması için mutlaka bazı adımlar atılması gerekiyor." dedi.
TÜRKİYE 2014'E KADAR AB ÜYESİ OLMALI
Odaklanılması gereken iki acil ve temel sorun bulunduğuna işaret eden Yalçındağ, şöyle konuştu: "Bunlar finansal sistemin sorunsuz çalışması ve reel sektörün krediye erişim kanallarının açık tutulması, yurt içi talebin uyarılmasıdır. Ancak bir konu var ki ikisinden de daha önemli ve sonuçları itibarıyla belirleyici; beklenti yönetiminin doğru yapılması ve güvenin sağlanması. Beklentiler iyi yönetilemediğinde iç tüketim daha da hızlı daralacak, firmalar kontrolsüz bir küçülme sürecine girecek ve işsizlik artmaya devam edecektir. Bu kısır döngünün kırılması için öncelikle ekonomik durumun mümkün olduğunca gerçekçi bir analizinin yapılması gerektiği kanısındayız. Hükümetin, hane halkının ve firmaların bu analiz çerçevesinde mutabık olması ve mutabakat doğrultusunda bütüncül politikaların belirlenmesi ve kararlı adımların atılması elzemdir. İşte beklenti yönetiminde ve güvenin tesis edilmesinden kastımız budur. Ancak halen 2009 yılının büyümesini eksi 4 ile artı 4 arasında tartışıyor olmamız maalesef bu beklenti yönetiminin iyi yapılmadığının belirgin bir örneğidir. Acilen kısa vadede likidite sorununu çözecek, talebi uyandıracak ve uzun vadede de rekabet gücünün tahrip olmasını engelleyecek bir plana ihtiyacımız var.''
Türkiye-AB ilişkilerine de değinen Yalçındağ, son üç yılda AB ile ilişkilerin seyrinden memnun olmalarının söz konusu olmadığını söyledi. Her iki tarafa daatalet ve güvensizlğin hakim olduğunu ifade eden Yalçındağ, Türkiye'nin 2014 yılında AB üyesi olması ve 2018 yılında da euro alanına girmesi gerektiğini kaydetti.
KOÇ: "YEREL SEÇİM ENGEL OLMAMALI"
TÜSİAD YİK Başkanı Mustafa Koç ise, hükümetin krizle ilk ilişkisinin onun varlığını reddederek kurduğunu belirterek, ''Piyasaların güven sorununu ortadan kaldıracak güçlü önlem paketleri oluşturmak yerine, dağınık tekil önlemler almayı ve IMF anlaşmasını da mümkün olduğu kadar geciktirmeyi tercih etti." dedi.
Son yıllarda ekonominin kritik dönemlerinde ülke gündeminin siyasi meselelerle meşkul olduğuna işaret eden Koç, "2001 krizinde iç piyasada yaşanan daralmayı en azından bazı sektörlerde ihracat ile kısmen telafi etmek mümkün olabilmişti. Bugün ise tüm dünya pazarlarında eş zamanlı bir daralma olduğu için ,2001 krizinin aksine ihracatta şok bir düşüşle yüz yüze kalınacağı da maalesef önümüzde duran bir başka gerçek.'' diye konuştu.
2009'un ilk çeyreği bitmeden yeni bir küresel iflas dalgasının gelip gelmeyeceğinin tartışıldığına işaret eden Koç, böyle bir ortamda Hükümetin daha çok düşünmesi ve toplumun değişik kesimleriyle daha çok görüş alışverişinde bulunmasının şart olduğunu söyledi. Koç, ''Sadece günü kurtarma peşinde koşmamak, meyvelerini gelecekte verecek tohumları atmaya başlamak zorunlu. Çünkü 'gelecek' çok hızlı 'bugün' oluyor.'' değerlendirmesini yaptı.
HAMDİ AKIN VE TAYFUN BAYAZIT YÖNETİM KURULUNDA
Bu arada, konuşmaların ardından son 15 yıldır yürüttüğü TÜSİAD Genel Sekreterliği görevini Zafer Yavan'a devredecek olan Haluk Tükel'e Arzuhan Doğan Yalçındağ tarafından teşekkür plaketi verildi.
Derneğin Yönetim Kuruluasil üyelik listesinde Hamdi Akın, Tayfun Bayazıt, Ümit Boyner, Haluk Dinçer, Erdal Karamercan, Ali Kibar, Mehmet Ali Molay, Ferit Şahenk, Volkan Vural ve Arzuhan Doğan Yalçındağ yer aldı. Yedek üye listesi ise Muharrem Yılmaz, Murat Özyeğin, Osman Fevzi Boyner, Erkut Soyak, İhsan Kanatlı, Cansen Başaran, Cem Bakioğlu, Rint Akyüz, Mustafa Gürbüz ve Ali Can Ulusoy'dan oluştu.
Toplantıda verilen bilgiye göre, 2008 yılında derneğin üye sayısı 60'ı kadın olmak üzere 578'e ulaştı. Derneğe katılan yeni üyeler arasında Bülent Özaydınlı, Ümit Kiler ve Hakan Eminsoy ve Faik Açıkalın gibi isimler bulunuyor.cıhan
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.