Perinçek'in savunmasına tam gün yetmedi

Perinçek'in savunmasına tam gün yetmedi
Ergenekon davası kapsamında yargılanan tutuklu sanıklardan İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek'in savunmasına başlandı. Gün boyu savunma yapan Perinçek, zihinsel olarak yorulduğunu belirtince saat 16.05'te duruşmaya ara verildi.

Ergenekon davası, önce duruşmalarda alınan görüntü ve ses kayıtlarının yazılı tutanak haline dönüştürülmesi için verilen 11 günlük aranın ardından müdahil Şebnem Korur Fincancı'nın avukatları tarafından yapılan reddi hakim talebinin değerlendirilmesi için verilen 3 günlük aranın ardından bugün duruşmalar kaldığı yerden tekrar başladı.

Duruşmanın başlamasıyla birlikte mahkeme başkanı Köksal Şengün, tutuklu sanık Serhan Bolluk'u savunmasını yapmak üzere kürsüye çağırdı. Ancak Bolluk, savunma yapmak için hazır olmadığını ifade etti. Bunun üzerine başkan Şengün, tutuklu sanık Doğu Perinçek'e savunma yapıp yapmayacağını sordu. Perinçek, savunma için hazır olduğunu belirterek kürsüye geçti.

Perinçek, davada hiçbir karanlık yan kalmaması için hakimler, savcılar ve avukatların kendisine her türlü soru sormasını istedi. Perinçek, 3 gün önce Ankara'da şakağına silah dayayarak intihar eden ve Cumhurbaşkanı Ahmet Nejdet Sezer tarafından övünç madalyası takılan emekli Albay Abdulkerim Kırca'nın ülke tarafından ölüme sevk edildiğini ileri sürdü.

Kahramanları intihar eden bir milletin ayakta kalamayacağını, ordunun da savaşma yeteneğini kaybedeceğini öne süren Perinçek, "Ölen Kahramanın ayyıldızlı bayrağı önünde selam duruyorsunuz. Ölü kahramanın önünde değil, cezaevine konulan kahramanların önünde selam durun." diye konuştu.

Hakkındaki suçlamaları reddeden ve Ergenekon davasının aslında Tuncay Güney davası olduğunu ifade eden Perinçek, iddianamenin omurgasını Güney'in 2001 yılında yapılan mülakatı, Güney'den çıkan çuval dolusu belgeler ve Ergenekon şeması olduğunu iddia etti. Tuncay Güney'in iddianamede tam 487 kez isminin geçtiğini ve rakipsiz birinci adam olduğunu savunan Doğu Perinçek, birçok komutan tarafından meczup denilen Güney'in kökünü bulduklarını ileri sürdü. Güney'in Türkiye'nin patlayan çıbanı olduğunu belirten Perinçek, Türkiye'nin NATO'dan çıkması halinde Susurluk ve Gladyo'nun kökünün kazınacağını belirterek, "NATO'dan çıkarsak Uğur Mumcu'ları kimse vuramaz, Eşref Bitlis'in uçağını kimse düşüremez, 1 Mayıs katliamları son bulur, PKK terörünü, Hizbullah maskeli kimse besleyemez." dedi.

İddianamede savcıların, "Türk subayları Doğu Perinçek'in organizesi ile PKK'ya 6 bin silah verdi." iddiasında bulunduklarını, ancak bu iddianın kesinlikle doğru olmadığını belirten Perinçek, yaptığı matematiksel hesapla olayı şöyle açıkladı:

"Tuncay Güney, 24 bin silahı 2 araba konteynırına sığdırabilmiştir. Ancak emekli General Servet Cömert ile yaptığımız hesaba göre 24 bin silah, 120 ton ağırlığındadır ve silahların arasındaki hava boşlukları da hesap edildiğinde bu kadar silah en az 12 TIR ile götürülebilmektedir. Araçların büyüklüklerine göre bu konvoy 20 TIR'a çıkmaktadır. TIR'ların boyu 13 metre 60 santimetredir."

Perinçek bu hesapten sonra elindeki TIR'larla alakalı şemayı mahkeme heyetine gösterdi.

Genelkurmay Başkanlığı'nın, kendisi aracılığıyla bölücü terör örgütü ile görüşmeler yaptığı şeklinde iddialar bulunduğunu belirten Doğu Perinçek, iddia edilen tarihten 5 ay önce cezaevine girip, 10 ay Haymana Cezaevi'nde tutuklu bulunduğunu söyledi. Kendisinin bölücü terör örgütünün ikinci lideri olduğu şeklindeki iddiaların da doğru olmadığını savunan Perinçek, "Savcıların bu iddiası Tuncay Güney mülakatına dayanıyor. Fakat Güney, bölücü terör örgütünün kurulduğu tarihte 3 yaşındaydı. Ayrıca elimde bununla ilgili mahkeme kararları da mevcuttur." diye konuştu.

Perinçek, Abdullah Öcalan ile yaptığı üç ayrı röportajı yayınlayarak bölücü örgütün propagandasını yaptığı şeklindeki iddiaları da kabul etmedi.


ERGENEKON DEĞİL DEVLETİ YAPILANDIRMA PLANIYMIŞ

Sanık Doğu Perinçek, çalışma ofisinden elde edilen ve Ergenekon Örgütü Yeniden yapılanma belgesi olarak dosyaya konulan belgenin aslında İşçi Partisi'ne ait Devletin Yeniden Yapılanma belgesi olduğunu savundu. Perinçek, iki belge arasında farklar bulunduğunu, Ergenekon belgesinde orduyu yoketmeye yönelik planlardan bahsedildiğini, oysa kendi partilerine ait belgede ise Türkiye'nin yokolmaması için ordunun çok önemli olduğunun belirtildiğini savundu. Perinçek, diğer sanıklardan Velik Küçük, Sevgi Erenerol, Kemal Kerinçsiz ve Sedat Peker ile kesinlikle yurtdışında gizli toplantılara katılmadığını da sözlerine ekledi.

Devlet tanıtma fonundan Ermeni meselesi için 300-400 bin lira aldığı şeklinde iddialar bulunduğunu belirterek, "Bunlar asılsız iddialardır. Savcılar, işin doğrusunu neden araştırmamışlardır?" dedi. Perinçek, Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin'e Ergenekon örgütünün mesajını götürdüğü şeklindeki iddialara karşılık da, "1996 yılında Bağdat'a parti olarak gerçekleştirdiğimiz bir ziyaret vardı. Ancak özel görüşmelerimizde dahi yanımızda gazeteciler ile işadamları vardı. Bu iddia asılsızdır." cevabını verdi.

Ulusal kanalı Ergenekon örgütünün kurduğu ve bu kanala kendisinin Avrupa'dan 500 bin lira getirdiği iddialarının da tamamen uydurma olduğunu ileri süren Perinçek, Cumhuriyet gazetesinin ele geçirilmesiyle ilgili de şunları söyledi:

"Tuncay Güney, Doğu Perinçek'e giderek Hüseyin Kıvrıkoğlu'nun emri olduğunu ve gazetenin alınması için Kemal Özden'den 3 milyon dolar alınması için görüştüklerini iddia etmiştir. Orgeneral Kıvrıkoğlu, çok değerli bir komutandır. Böyle kanunsuz işler yapmaz. Bana ise Cumhurbaşkanı dahil kimse emir veremez ve vermemiştir. Zaten Kemal Özden'in bütün servetini toplasanız 3 milyon doları bulmaz. Cumhuriyet Gazetesi'nin değeri ise 100 milyonlarla ölçülür."

Perinçek, geçmişte Ermeni soykırımını savunan kitaplar yazdığı şeklindeki iddiaları da kabul etmedi. Perinçek iddianamede hakkında yer alan "Veli Küçük talimatı, Perinçek Aydın Doğan'dan Veli Küçük aleyhine yayın yapılmamasını istedi" gibi 21 farklı iddianın uydurma ve yalan olduğunu söyledi.

Perinçek savunmasının üçüncü bölümünde İddianamede Ergenekon terör örgütü tarafından kendisi ve partisi aleyhine söylenmiş ve belgelerde yazılı bulunan sözleri tek tek sıralayarak, "Bu örgüt anti Doğu Perinçek, anti İlhan Selçuk örgütüdür. Bizim içerisinde olduğumuz bir örgüt değildir. Hani biz örgütün liderleriydik?" diye konuştu. Perinçek, mahkeme başkanı Köksal Şengün'e saatin 16.05 olduğunu belirterek, "Dilerseniz savunmamın bundan sonraki kısmını yarına bırakabilirim." dedi. Başkan Şengün "Yoruldunuz mu?" diye sorunca Perinçek, "Zihinsel olarak yoruldum. Yarına devam edersek iyi olur ama illa da devam edin derseniz devam ederim." diye konuştu.

Bunun üzerine başkan Şengün, sanıklar ile avukatlardan herhangi bir talep almayarak duruşmayı yarın sabah 09.30'a erteledi. Başkan Şengün, duruşmanın erteleme kararından sonra sanıklar ile avukatlarına, "Bundan sonra taleplerinizi yazılı olarak sunarsanız daha kolay karar verebiliriz. Şu ana kadar yapılan görüntülü ve sesli duruşmaların tutanakları halen tamamlanmadı. Bu nedenle taleplerin değerlendirilmesi. savunmaların aksamasına neden oluyor." diye uyarıda bulundu. (CİHAN)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.