1948'den beri dinmeyen acı: Nekbe

1948'den beri dinmeyen acı: Nekbe
İsrail'in 15 Mayıs 1948'de tarihi Filistin topraklarında bağımsızlığını ilan etmesi, Filistinliler için onlarca yıldır devam eden felaketler silsilesinin başlangıcı oldu.

Filistinliler için zorunlu göç, yağma ve katliamların simgesi olan "Nekbe" (Büyük Felaket), tam 70 yıldır dinmeyen bir acıyı ifade ediyor.

 İsrail'in 15 Mayıs 1948'de tarihi Filistin topraklarında bağımsızlığını ilan etmesi, Filistinliler için onlarca yıldır devam eden felaketler silsilesinin başlangıcı oldu.

TOPRAKLARA EL KONULDU

Günümüze kadar uzanan bu süreçte Filistin topraklarının büyük bölümü işgal edildi, sistematik katliamlarla binlerce Filistinli öldürüldü, bir milyona yakın kişi vatanından sürdü, binlerce köy yok edildi ve bazı kentler Yahudileştirildi. Nekbe'den bu yana işgali genişleten İsrail, şu an 27 bin kilometrekarelik tarihi Filistin topraklarının yüzde 85'ine el koymuş durumda. Filistinliler ise bu alanın sadece yüzde 15'ini kullanabiliyor. İsrail ayrıca 1967 yılında işgal ettiği Doğu Kudüs ve Batı Şeria'da da yasa dışı Yahudi yerleşim birimi inşaatlarına devam ediyor.

1 MİLYONA YAKIN FİLİSTİNLİ SÜRÜLDÜ

Filistinlilerin "Büyük Felaket" anlamına gelen "Nekbe" ismini verdiği 15 Mayıs günü, Filistin ve İsrail toplumlarının zihninde taban tabana zıt şekilde algılanıyor. İsrailliler için "bir devletin kuruluş" günü olan 15 Mayıs, Filistinliler için ise nüfuslarının yüzde 67'sine tekabül eden 957 bin kişinin yurtlarından zorla çıkarılması, kültürel ve sosyal dokunun yok edilmesiyle başlayan ve günümüze kadar devam eden felaketler silsilesi anlamına geliyor.

5 MİLYON FİLİSTİNLİ MÜLTECİ KAMPINDA YAŞIYOR

O tarihten bu yana nüfus artışıyla birlikte Filistinli mültecilerin sayısı dünya genelinde 5,9 milyona ulaştı. Bunların yaklaşık 5,3 milyonu Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı'na (UNRWA) kayıtlı durumda.

TARİHİ 2 ASIR ÖNCESİNE DAYANIYOR

Nekbe'nin ilk tohumunun "Fransız General Napolyon Bonapart'ın fikriyle atıldığı, Balfour Deklarasyonu ile şekillendiği ve son olarak İsrail'in ilk başbakanı Ben Gurion tarafından somutlaştırıldığı" ifade ediliyor.

TERÖR DEVLETİNİN İNŞAASI

Modern Siyonizm fikrinin kurucusu Theodor Herzl'in başkanlığında 1897'de İsviçre'de düzenlenen Pal Konferansı'nda, kurulacak yeni devletin esasları belirlendi.

Bu andan itibaren "Siyonizmin dini değil, milliyetçi fikirleri benimseyen, emperyalist ve ırkçı yerleşime hizmet eden, sömürgeci bir siyasi hareket olduğu" ifade ediliyor.

Herzl, Yahudi devleti kurulması projesine uluslararası onay almaya çalıştı. Dönemin Osmanlı Padişahı Sultan 2.Abdülhamit'i "Filistin'de Yahudiler için toprak elde etme" konusunda ikna edemeyen Herzl, aradığı desteği İngiltere'den almayı başardı.

Herzl, 1902'de, "Bu devletin barbarlığın karşına dikilen uygarlığın ileri karakolu olacağını" beyan etti.

Herzl'in bu söylemi, gerçekte karşılığını bulmadı. Aksine 1950'deki "Dönüş Yasası" ile göçmen olarak İsrail'e gelen her Yahudi'ye vatandaşlık hakkı verildi ve Filistin toprakları, dünyanın dört bir yanındaki Yahudiler için "vatan" ilan edildi.

ELÇİLİK DÜN AÇILDI

ABD Başkanı Donald Trump'ın 6 Aralık'ta Kudüs'ü 'İsrail'in başkenti' olarak tanımasından yaklaşık 5.5 ay sonra ABD Büyükelçiliği Tel Aviv'den taşınarak dün Kudüs'te açıldı. Kanlı açılış olarak tarihe geçen törenin yapıldığı saatlerde İsrail askerleri Filistinlilere kurşun yağdırıyordu.

Terör devleti İsrail'in yaptığı katliamda 59 Filistinli şehit edilirken, 3000'e yakın kişi de yaralandı. Dünyanın seyirci kaldığı karar yeni büyük felakatin kapısını araladı...

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.