Türkiye bakın AİHM'ye ne öğretti!
Ergenekon soruşturması kapsamında gündeme gelen faili meçhul cinayetler, yıllardır Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)'nin de dava konusu. AİHM, bazı kararlara konu ihlal türlerini ise ilk kez Türkiye'den gelen şikayetler nedeniyle tanıdı. Bunların başında Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri'nde hiç gündemden düşmeyen gözaltında kaybolmalarla ilgili olaylar var.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ni 1954 yılında onaylayan Türkiye, bireysel başvuru hakkını 28 Ocak 1987 tarihinde kabul etti. Böylece Türkiye'nin yetki alanındaki herkesin, sözleşmede koruma altına alınan bir hakkının ihlal edildiği iddiasıyla Sözleşme Organları'na şikayette bulunma yolu açıldı.
Uluslararası Hukuk Bülteninde "Türkiye'de, AİHM kararlarına konu olan insan hakları sorunları" başlığıyla bir yazı kaleme alan Tektik Hakimi Dr. Yavuz Yılmaz, Türkiye aleyhine AİHM'e yapılan başvuruları değerlendirdi. Şikayet konularını "Yaşam hakkı ihlali; işkence, insanlıkdışı, onur kırıcı muamele ve ceza yasağı ihlalleri; Kişi özgürlüğü ve güvenliği ihlalleri; adil yargılanma hakkı ihlalleri; özel hayata ve aile yaşamına saygı hakkının ihlali; ifade özgürlüğü ihlali; toplanma ve örgütlenme özgürlüğü ihlalleri; etkili başvuru hakkı ihlalleri ve mülkiyet hakkı ihlalleri iddiaları" olarak sıralayan Yılmaz, yaşam hakkı ihlali iddiaları ile yapılan başvuruların belli başlılarının güvenlik güçlerinin yaptıkları operasyonlar sırasında ölen kişilerle, gözaltında kaybolmalarla, gözaltında meydana gelen ölümlerle, faili meçhul cinayetlerle ve Ümraniye Çöplüğü'nde meydana gelen patlama ile ilgili olduğunu söyledi.
AİHM'in bu başvuruları iç hukukta resmi makamlarca iddia konusu olay hakkında yeterli ve etkili bir soruşturma yapılmadığını, operasyonların planlamasının ve uygulamasının kusurlu olduğunu, kullanılan gücün orantısız olduğunu, yaşam hakkının korunması için alınan önlemlerin yeterli ve etkili olmadığı yönünde karar verdiğini anlatan Yılmaz, işkence, insanlıkdışı, onur kırıcı muamele ve ceza yasağı ihlalleri iddialarıyla ilgili olarak da "Bu iddiaların bir kısmı gözaltında ve cezaevinde bulunanların işkenceye ve kötü muameleye maruz kaldıkları iddialarına ilişkindir. Bu kapsamdaki ikinci tür başvurular Güneydoğu'daki evlerin yakılması ile ilgilidir. Bu başvuruların bir kısmında AİHM evlerin güvenlik güçlerince yakıldığını kabul ederek evleri yanan kişilere insanlıkdışı muamele yapıldığı, yetkililerin de bu tür iddialar karşısında söz konusu eylemlerin güvenlik güçleri tarafından gerçekleştirildiğini kabul etmede isteksiz davrandığını kaydetmiştir." dedi.
Yılmaz, Türkiye'nin 1987 yılında vatandaşlarına AİHM'ne bireysel başvuru hakkı tanımasından sonra aleyhine en çok başvuru yapılan ve hakkında en çok ihlal kararı çıkan devletlerden birisi olduğuna dikkkat çekti.
AİHM'in Türkiye aleyhine yapılan başvurular dolayısıyla bazı yeni içtihatlar geliştirdiğini ifada eden Yılmaz, "Örneğin, ihlallerin önlenmesi konusunda devletin pozitif ödevi bulunduğu konusundaki genişletici içtihatlar. AİHM'nin verdiği ihlal kararları, Türkiye'deki insan hakları alanında yapılan iyileştirme çalışmalarının önemli sebeplerinden biridir. Son dönemde Anayasamızın insan haklarını ilgilendiren bazı hükümlerinde ciddi değişiklikler yapılmıştır. Yine insan haklarını olumlu yönde doğrudan ilgilendiren bir dizi yeni kanun çıkarılmış ve eskilerinde değişiklikler yapılmıştır." diye konuştu.
AİHM'E YAPILAN 11 BİN BAŞVURU ÇÖZÜM BEKLİYOR
Türkiye aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) yapılan 11 bin başvuru henüz çözüme kavuşturulamadı. 1 Kasım 2008 tarihi itibariyle dünya genelinki sonuçsuz başvuru sayası ise yaklaşık 95 bin 900. AİHM'de karar aşamasındaki dosya sayısı ise Kasım 2008 tarihi itibariyle 42 bin 376.
Rusya'da 25 bin 600, Ukrayna'da 8 bin 500, Polonya 3 bin 550, Fransa'da 2 bin 400, Almanya'da 2 bin 700 ve İtalya 4 bin 100 başvuru hakkında bir karar verilmedi. 1959 yılından beri verilen kararlar dikkate alındığında kararların yüzde 90'dan fazlası 1998 ve 2008 yılları arasında alındı.
Mahkeme Türkiye hakkında 1857, İtalya hakkında 1789, Fransa hakkında 613, Polonya hakkında 601 ihlal kararı verdi. Verilen kararların yüzde 83'den fazlası 1998 reformundan sonra verildi. (CİHAN)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.