Erdoğan Türkiye’nin yeni Başbuğu mu?
Türkiye’de ‘Başbuğ’ kelimesi hep ideolojik anlamda kullanıldı.
Başbuğ’un edebiyatta ki anlamı ‘Serdar’- ‘Öncü’ demek.
Rahmetli Alpaslan Türkeş’e ‘ Başbuğ’ denmesinin en önemli nedenlerinden birisi de milli ve manevi değerlerde milletin hissiyatlarına tam tercüman olmasıydı.
Yani Türkeş sadece Ülkücülerin değil Türk ve İslam dünyasının tek etkin başbuğu idi.
Türkeş rahmetli olduktan sonra milletin gönlündeki ‘Başbuğluk’ mevkisinde epeyce boşluklar oluştu.
Her önemli milli ve manevi meselelerde halk genelde şu yorumu yapar oldu “ Rahmetli Türkeş olsaydı şöyle yapardı-böyle yapardı” diyerek o’nun meselelerde ilaç olabileceğini düşünmüşlerdir.
Yani; halk içerde ve dışarıda dirayetli bir “Siyasi lider” özlemi çekilmekteydi.
ŞÜKÜR ŞİMDİ TÜRKİYE’NİN 3 BAŞBUĞU VAR.
Türkeş rahmetli olduktan sonra Ülkücü Hareket “Türkeş’ten sonra Başbuğ olmaz’ hissiyatı ile yaklaştılar ama bu ‘Gönül makamı’ her zaman doldurulabilir niteliktedir.
Yani başka birisi veya birileri halk tarafından ‘ Başbuğ’ olarak görülebilir ve ilan edilebilir.
Evet, Ülkücü Hareket uzun süre “Başbuğluk” sendelemesi yaşadı.
Fakat öyle bir ortam oluştu ki Ülkücü gençlik siyasi parti mantığından çok meseleye ‘ Ocak’ mantığı ile yaklaşmaya başladı.
Bu bakıştan sonra ise genel de Ülkücü Hareketin yeni Başbuğu olarak, Ülkü Ocaklarının efsane lideri olarak halen görülen Muhsin Yazıcıoğlu’nu görmeye başladıkları gözlendi.
Buda bence yerinde bir değerlendirme.
Ve öyle bir sürpriz daha oluştu ki TSK’nın başına da millet tarafından benimsenen bir paşa geldi. Allah’ın hikmeti. Paşanın soyadı da “Başbuğ” idi. İlker Başbuğ.
Türk milleti için buda iyi bir hissi sürpriz oldu.
Ve Müslüman Türk Halkını içerde ve dışarıda temsil etmeye başlayan bir Tayip Erdoğan sürprizleri ‘Kodesten’ ‘Başbakanlık’ sürecinde yaşanmaya başladı.
Erdoğan bir milli şairimizin şiirini okumuştu diye ‘Halkı isyana ve bölücülüğe davet etmekten’ yargılanıp hapis yattı.
Mahkeme ceza verdi ama Müslüman Türk halkı onu bağrına bastı ve kurduğu siyasi patiyi de tek başına getirdi.
Erdoğan; ilk zamanlarda birçok kesimlerden sert tepkilere maruz kaldı ama bu tepki çevreleri, O’nun yaptığı ve yaslaştırdığı icraatlarını gördükçe yumuşamaya başladı.
Erdoğan’ın insan hakları ve Demokrasi adına uygulamaya soktuğu yasalar bile en sert rakiplerini dahi yumuşatmıştı.
Hele Ergenekon çetesine karşı uyguladığı duruş, onun rakiplerini ilk zamanlarda çıldırtmıştı.
Fakat sonradan ortaya çıkan korkunç planlar ve cephanelikler bu sert çevreleri de tamamen ikna etmeye yetti.
Şimdilerde ise Erdoğan’ın, ‘Gazze vahşetinden’ sonra yaşanan ‘ DAVOS Zirvesi’ panelindeki rezaletlere ve Türk devletine karşı onur kırıcı- Küçük görme tavırlarına karşı her şeyi göze alarak ‘REST’ çekmesi Tüm dünyadaki Müslüman ve Türk âlemine derinden bir ‘ oh’ sevinçten çektirmişti
Yani Müslüman ve Türk âlemi “ Hele şükür duruşunu kırmadan sergileyen bir lider çıktı’ dedi ve günlerdir halk arasında ve Dünyada konuşulan tek konuda bu.
Erdoğan’ı Deniz Baykal ve ekibinin dışında her kesim destekledi ve O’na ‘Yanındayız’ mesajı verdi.
Elbette ki Erdoğan’ın bu tavrını eleştiren, ‘kendi kendilerini aydın’ ilan eden birçok siyasetçi ve yazarlar var.
Ama şu bir gerçek ki,
Türkeş’ten sonra tüm halkın gönlünde boşluğu hissedilen ‘ Başbuğluk’ gönül tahtına Kasımpaşalı Tayip Erdoğan oturdu.
Bu böyle biline.
Yani Türk halkının yeni Başbuğu Kasımpaşalı Tayip Erdoğan oldu beyler.
İsteseniz de istemezseniz de.
Göktürk Tunçtürk-millitaraf.com
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.