Erdoğan: Başörtüsü sorununu çözeceğiz
AB SÖZ VERDİ AMA KKTC'DE İZOLASYONLAR DEVAM EDİYOR
Başbakan Erdoğan yarın yapılacak Medeniyetler İttifakı konferansı öncesi Madrid'te Europa Press'te İspanyol gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. Erdoğan, Kıbrıs meselesiyle ilgili bir soruya: "Güney Kıbrıs, Annan Planı'na hayır dediği halde, AB tarafından ödüllendirilirken, Kuzey Kıbrıs izalosyanuna devam ediliyor. GÜney Kıbrıs, AB'de 'Kıbrıs' olarak adlandırılamaz. Bu BM'ye aykırı bir durum. Şu an müzakere sürecindeyiz. AB'nin aldığı kararı anlamakta zorluk çekiyoruz. Kıbrıs sorunun suçlusu, Güney Kıbrıs'ın kendisidir. KKTC, hiçbir zaman Güney Kıbrıs'ın azınlığı olamaz. Garantör olduğumuz bir adada da buna evet diyemeyiz" cevabını verdi.
SARKOZY MEDYA ARACILIĞIYLA KONUŞMASIN
Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy'nin Türkiye karşıtı politikalarıyla ilgili sorusuna da Erdoğan,"Sarkozy'e medya aracılığıyla konuşmayalım dedim ama kendisi hala konuşmalarını medya aracılığıyla yapıyor" dedi.
AVRUPA'DA DİNSİZLER DE VAR
Erdoğan, Türkiye'nin Müslüman ülke olmasının AB'ye ters olup olmadığı sorusuna da, "Avrupa'da birçok din vardır. Hıristiyanlar var, Müslümanlar var, Yahudiler var, dinsizler var. İnanıyorum ki, Medeniyetler İttifakı Avrupa Birliği'nde bir temel teşkil edecektir" cevabını verdi.
Erdoğan, Kosova konusuyla ilgili olarak da, "Kosova yönetimi bağımsızlığını ilan edecektir. Biz Kosova'nın bağımsızlığına olumlu baktığımızı ifade ediyoruz. Bunun Kıbrıs'la bir bağlantısı yoktur. Kıbrıs'ta durum çok çok farklı" dedi.
301 BİR AY İÇERİSİNDE MECLİS'TE OLACAK
Türk Ceza Kanunu'nun 301. maddesinin kaldırılıp kaldırılmayacağına ilişkin bir soru üzerine Erdoğan, "301 şu an bizim gündemimizde. Öyle zannediyorum ki, bunu tekrar TBMM'ye getirerek, bu konuda kararımızı vereceğiz. Bu kararı verirken de, AB ülkelerinde bu konuya yaklaşımını enine boyuna inceledik. Bunun ortak bir akıl olarak, verdiğimiz bir metinle bir yere oturtuyoruz. Çok kısa bir zaman içerisinde, bir ay içerisinde parlamentoya getirip bunu çözmüş olacağız" dedi.
AKDENİZ BİRLİĞİ AB'YE ALTERNATİF OLAMAZ
Türkiye'nin Akdeniz Birliği'ne katılıp katılmayacağı sorusuna da, Erdoğan, "Akdeniz Birliği nedir, ne değildir bu henüz bir zemine oturmuş değildir. Bunun AB'ye alternatif olarak düşünülmesine karşıyız. Böyle birşeyin içerisinde de olmayız. Onun için de Akdeniz Birliği'nin amacının nasıl oluşacağı, bir coğrafi kimlik mi olacak, ekonomik bir birlik mi olacak, bunu görmemiz gerekiyor" cevabını verdi.
OPERASYON HER ZAMAN GÜNDEMİMİZDE VAR
Terör örgütü PKK konusunda Irak ve ABD ile ilişkilere yönelik bir soruyu da Erdoğan, "Terör örgütünün Irak'taki varlığına bağlı olarak, orada her han bir operasyon düzenlenebilir. Afganistan'da terörle bir mücadele veren çok uluslu güçler, ne zaman operasyon olacağını ya da şu tarihte bunlar bitecek diyor mu? Demiyorlar. Biz de temenni ediyoruz ki, böyle bir sorun olmasın ve böyle bir müdahale olmasın. Aynı şey İspanya'nın da başında. Onyıllardır İspanya terörle mücadele ediyor. Şu an parlamentomuzun bize verdiği izin bir yıl. Biz bunu bitirip bitirmeyeceğimize göre yeni izinler alabiliriz" cevabını verdi.
ETNİK OLARAK İÇ İÇE GEÇMİŞİZ
Bir gazetecinin yeni anayasada Kürtlerle ilgili sorunların nasıl çözümlendiği sorusuna, Erdoğan, "Bizim ülkemizde etnik unsurlar belli bir yerde değildir. İnsanlarımız iç içe yaşıyorlar. Biz tamamen üniter bir yapı içerisinde ülkemizi mütalaa ediyoruz. Güçlü dayanışmamızı da böyle görüyoruz. Böyle birşey bizim anayasa çalışmalarımız içerisinde değildir" cevabını verdi.
ASKERLE KAVGALI DEĞİLİZ
Askerle hükümetin ilişkilerinin nasıl olduğuna dair bir soruya da Erdoğan, "Türkiye'de demokratik bir yapının olduğuna sizlerin de inandığınızı zannediyorum. Türkiye, tüm kurum ve kuruluşlarıyla bir dayanışma içerisindedir. Ara sıra bazı sıkıntılar yaşanabilir. Ama bu sıkıntıları yönetmede hükümetimiz de kendisine verilen yetkilerle adımlarını atmıştır. Hİçbir kurum ve kuruluşla kavgalı olmamız söz konusu değildir" dedi.
İSLAMCI DEĞİL, MUHAFAZAKAR DEMOKRATIZ
AK Parti'nin İslamcı bir parti olup olmadığı sorusuna da, Erdoğan, "Batı bizi hala anlayamadı. Herşeyden önce İslamcı ifadesini anlamak mümkün değil. Bir defa biz din kökenli parti değiliz. Din üzerinden siyaset yapmayı asla kabul etmiyoruz. Mesela o zamanlar da Batılı dostlarımız 'Siz Müslüman demokrat olamaz mısınız' dediler. Eğer biz böyle ifade etseydik bu şekilde, biz de siyasi rant elde ediyormuş gibi görünürdük ve biz bunu kabul etmedik. Siyasetin yanlışlarını dine fatura edemeyiz. Bu bakımdan biz muhafazakar demokrat bir partiyiz. Eğer İslamcı lafını kabul edersek, bu esnaflığa benzer. Bu işte ayakkabıcılığa veya başka bir mesleğe benzer. Bu yakışmaz. Biz de İslamcı olmaz, biz de Müslüman olur. Bir Müslüman dininin gereklerini yerine getiriyorsa, ona biz dindar deriz. İslam'ın ilericisi, gericisi olmaz. İslam İslamdır, yaşanır veya yaşanmaz. Ama bir kişi ben Müslümanım diyorsa, biz de kendisini tanıyorsa. Dinini ne kadar yaşıyor ya da yaşamıyor, o bizi ilgilendirmez."
SİYASİ SİMGE OLSA BİLE YASAK GETİRİLEMEZ "Benim partimin içinde nasıl başörtülüler varsa, diğer siyasi partililerin içerisinde de başörtülüler var. Cumhuriyet Halk Partisi'nin içinde de var. Hepsinin bir siyasi tercihidir. Başörtüsü takanlara siyasi simge takıyor diyorlar. Velev ki, bu bir siyasi simge olsun. Buna niye takıyor diyebilir misiniz? Amerika'da, Avrupa'da başörtülüler okula gidebiliyor ama benim ülkemde böyle bir sorun var. Bu sıkıntıyı aşacağımıza inanıyorum. Bunu özgürlükler bağlamında çözeceğiz" cevabını verdi.
BAŞÖRTÜSÜ KANUNLA ÇÖZÜLMÜŞTÜR
Başörtüsü sorununun ne zaman çözüleceğine dair soruya da Erdoğan, "Bu zaten kanunla çözülmüştür. Kanunda bir sorun yok. Burada Anayasa Mahkemesi'nin bir kararı var. Yine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin hükümete inisiyatifi bırakan bir kararı var. Ülkemizde medya bir çorap örmeye çalıştı. Fakat şu anda anayasa içerisinde bunun çözümü bizim arzumuzdur. Ama öyle çözelim ki, bu herhangi bir gerginliğe meyal vermesin. Bunun için bunu en geniş şekilde çözmeyi umut ediyoruz. Avrupa'da her üniversitede rahatlıkla başörtüsüyle insanlar eğitim görebiliyor. Ama ülkemizde ne yazık ki, böylebir sorun var. Bunu bir düzenlemeyle aşmak, özellikle özgürlükler noktasında bir sıkıntıyı aşmaya vesile olacaktır" cevabını verdi.
DEMOKRASİ İHRAÇ ETMİYORUZ
Türkiye'nin diğer İslam ülkelerine demokrasi ihraç edip etmeyeceği sorusuna da, "Bizim demokrasi ihracımız diye birşey yok. Ama gelip ülkemizde deneyimlerimizi almak isteyenler var. Bizim bu noktada kapılarımız herkese açık. Ama böyle bir ihraçta bulunmak, böyle bir gayret içerisinde olmayız. Bu bir talepse, bu talebe de olumlu bakarız" dedi.
DİASPORA, SÖZDE SOYKIRIMDAN MAYALANIYOR
Sözde Ermeni soykırımı ile ilgili ABD'nin desteği konusundaki soruya da Erdoğan, "Bu son dönemdeki gelişme, özellikle mevcut Amerikan yönetiminin bu işteki hassasiyeti ile Ermeni tasarısı ertelenmiş gözüküyor. Fakat, özellikle bu sözde Ermeni soykırımı konusunda, bir defa çok ciddi önyargılar var. Ben 2005 yılında Koçaryan'a bir mektup yazdım ve bu mektupta bu işi tarihçilere bırakalım dedim. Biz arşivlerimizi açtık. Bir milyona yakın tasnifi yapılmış belge var. Şu anda asker aynı şekilde arşivlerini açtı. Ermenistan'a da arşivlerini açması çağrısı yaptık. Koçaryan bize herhangi bir cevap veremedi. Sadece Amerika'da bir diaspora var. Bu diaspora bundan mayalanıyor. Zaten gündeme getirdikleri ilk şey, ne kadar tazminat alacakları oldu. Türkiye Cumhuriyeti'nin hükümeti olarak, Ermenistan'a hava kapılarını açtık. Van Gölü'nde Akdamar Kilisesi'ni açtık. Bununla kalmadık. Şu anda 40 bin civarında Ermenistan'dan kaçıp Türkiye'ye gelen Ermeni var. Biz bunları iade etmedik. Benim partimin yönetim kadrolarında Ermeni vatandaşlarım var. Bu işin tarihçiler tarafından incelenmesini istedik. Biz Türkiye'ye güveniyoruz" cevabını verdi.
ENERJİ KONUSUNDA İRAN'LA İŞ YAPMAK ZORUNDAYIZ
Enerji konusunda Türkiye'nin Amerika ve İsrail'e rağmen İran'a neden yaklaştığı konusundaki sorusuna, Erdoğan, "Enerji İran'da da ondan. Bana söz verdiler bugün için bize doğalgaz verecekler. Ama aldığımız habere göre henüz pompalamaya başlamadılar. 51 vilayetimizde doğalgaz kullanımı var. Burada artık dünyanın tüm ülkelerinin çeşitli konularda birbirine bağımlılığı var. Bu noktada herkesin birbirini anlayışla karşılamalı. Biz İran'dan, Rusya'dan doğalgaz almak zorundayız. Biz Amerikalı dostlarımızla yaptığımız görüşmelerde de bunları onlara ilettik. Onlar da anlayışla karşıladılar. Bu konuda herhangi bir pürüz söz konusu değil" cevabını verdi.
(habervaktim)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.