Levent Ersöz'den inanılmaz itiraflar
Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan emekli Tuğgeneral Levent Ersöz, Jandarma İstihbarat Daire Başkanlığı döneminde kendisini ziyarete gelen kişilerin bazılarının ses ve görüntülerini üstlerinin emriyle kaydettiğini itiraf etti. Herkese böyle bir muamelede bulunmadıklarını, zarar gelebilecek ve şüphelendikleri kişilerin kayıtlarını aldıklarını söyleyen Ersöz'ün Bedrettin Dalan, Cem Uzan, Kıvanç Değirmenci ve Turgut Altınok'u kameraya kaydettiğini açıkladı.
Ergenekon soruşturması kapsamında "Terör örgütü yöneticisi olmak, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını engellemeye teşebbüs etmek ve örgüt faaliyeti çerçevesinde sahte belge kullanmak" suçlarından tutuklanan Levent Ersöz, mahkeme ifadesinde hakkındaki suçlamaları reddetti.
NEDEN ARANDIĞINI BİLMİYORMUŞ
30 Ağustos 2001'de general rütbesine yükseldiğini, 30 Ağustos 2005'te ise emekliye ayrıldığını ifade eden Levent Ersöz, "Benim ile ilgili yapılan aramalarda suç teşkil edecek belge veya dokümanlar ele geçmemiştir. Sağlık problemlerim var. Zaten yakalanmasaydım ameliyat olacaktım. 30 Haziran 2008'de yurt dışına çıktım. 20 veya 21 Kasım'da yurda döndüm. Yurda döndükten sonra arandığımı öğrendim. Ben yurtdışında iken ailem ile ara sıra görüştüm. Ancak bana arandığım konusunda bir şey söylemediler. Yakalandığımda üzerimde bulunan Mehmet Orhan Gülcü adına olan nüfus cüzdanını ailem çıkartmıştı. Geldiğimde bana verdiler, onunla sağlık işlemlerini yaptırdım" diye konuştu. Yurtdışına çıkmadan önce operasyon yapılacağından haberi olmadığını anlatan Ersöz, yurt dışına gitme programını 10 Haziran 2008'de planladığını ve dolayısıyla operasyondan haberinin olmasının mümkün olmadığını savundu.
"ERGENEKON DİYE BİR ÖRGÜTÜ BİLSEYDİM GEREĞİNİ YAPARDIM"
Ergenekon diye bir örgütü bilmediğini ve duymadığını söyleyen Ersöz, operasyonlar başladıktan sonra haberi olduğunu iddia etti. Aynı konu ile ilgili başka bir örgüt veya yapılanmaya ne askerde ne de sivil hayatında rastlamadığını kaydeden Ersöz, "Olsaydı gereğini yapardım. Hükümetin yıkılması veya kısmen çalışamaz duruma getirilmesi için bir faaliyette bulunmadım" diye konuştu. Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınan muvazzaf subaylar Cihandar Hasanhanoğlu ve Mustafa Koç'un emrinde çalışan subaylar olduğunu ifade eden Ersöz, "Sinan Aygün'ü tanırım. Ankara'da görev yaptığım sırada tanımıştım. Bir kez ziyaretime geldi. Nezaket ziyaretiydi. Zaten benden önce de Şener Eruygur'u ziyaret etmişti. Mustafa Balbay'ı gazeteci olması sebebiyle tanırım. Cumhuriyet gazetesinde 'Genç subaylar rahatsız' diye bir haber çıkmıştı. Genel Komutan'ın takdirleri üzerine kendisini çağırdım. Haber ile ilgili görüştük" dedi.
Ergenekon sanıklarından yazar Ergun Poyraz'ı kendisinden önceki dönemde koruma tahsis edildiği için tanıdığını söyleyen Ersöz, Ergun Poyraz ile koruma meselesinde tanıştığını, sonra bir iki kez kitabını getirdiğini, Poyraz'ın jandarmanın resmi kayıtlı haber elemanı olduğunu bilmediğini, il alay komutanlıklarında da kaydının olmadığını, kendisinin de bu kişiye komutanlığı döneminde hiçbir ücret ödemediğini savundu.
"JGK BÜNYESİNDE 'CUMHURİYET ÇALIŞMA GRUBU' DİYE BİR OLUŞUM YOKTU"
Jandarma Genel Komutanlığı içerisinde Cumhuriyet Çalışma Grubu diye bir oluşum olmadığını ifade eden Ersöz, "Benim istihbarat daire başkanlığı yaptığım dönemde böyle bir şeye tanık olmadım. Böyle bir yapılanma mevcut değildir. Mustafa Koç ve Enver Özkan'ı emrim altındaki subay oldukları için tanırım. Ancak bunların Cumhuriyet Çalışma Grubu'nda görev almaları mümkün değildir. Grubun kuruluş, faaliyet ve raporları ile hiçbir ilgim yoktur. Benim emrim altında çalışan kişilerin böyle bir çalışma grubu içerisinde benden habersiz yer almaları mümkün değildir" diye konuştu.
Erdal Sarzeybek'i meslektaşı olmasından dolayı tanıdığını kaydeden Ersöz, Sarızeybek ile ilgili soruşturmaya baktığını da belirtti.
"BAZI KİŞİLERLE GÖRÜŞMELERİ KAYDETTİK"
İstihbarat Daire Başkanlığı döneminde kendisini ziyarete gelen kişilerin bazılarının ses ve görüntülerini üstlerinin emriyle çektirdiğini söyleyen Levent Ersöz, herkese böyle bir muamelede bulunmadığını, zarar gelebilecek ve şüphelendikleri kişilerin kayıtlarını aldıklarını belirtti. Ersöz, kendisini ziyaret eden Bedrettin Dalan, Cem Uzan, Kıvanç Değirmenci ve Turgut Altınok ile bu şekilde birer kez görüşme yaptığını söyledi. Ersöz, bu kişilerden bazılarının kendilerine iletmek istedikleri şeyler olduğunu ileri sürdü. Bu görüşmelerin kişileri yönlendirmek amacıyla yapılmış görüşmeler olmadığını da ileri süren Ersöz, ziyarete gelenlerin bir kısmının önceden Jandarma Genel Komutanını ziyaret ettiğini, daha sonra onun yönlendirmesiyle kendisine geldiğini belirtti.
Ersöz, görüşmelerde ismi geçenlerden Nuray Başaran'ı gazeteci olarak tanıdığını, bir kaç kez ziyaretine geldiğini, Mehmet Emin Karamehmet isimli kişinin ise iş adamı olduğunu ve Genel Komutan tarafından kendisine yönlendirildiğini anlattı. Emin Şirin'in de kendisinden önce de İstihbarat Daire Başkanlığı'na gelip gittiğini söyleyen Ersöz, görevli olduğu dönemde de bir kaç kez kendisine geldiğini söyledi.
"EMİNAĞAOĞLU İLE AK PARTİ'NİN KAPATILMASINI KONUŞMADIK"
Levent Ersöz, YARSAV Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu ile bir arkadaşı aracılığıyla tanıştığını ve Ankara'da Liman Lokantası'nda bir kez yemek yediklerini, yemeğin tamamıyla nezaket amacıyla düzenlendiğini ve ikisinin dışında yemeğe Yargıtay Savcısı Mehmet Şenay ile emekli Binbaşı İlhan Özcan'ın da katıldığını ileri sürdü. Ersöz, yemeğin 2006 yılında gerçekleştiğini ve toplantı amacıyla yapılmayan bu yemeğe iddia edilenin aksine Ergün Poyraz'ın katılmadığını da ileri sürdü. Hakimin konu ile ilgili sorusu üzerine Levent Ersöz yemekte AK Parti ve onun kapatılmasıyla ilgili hiçbir şey konuşulmadığını da iddia etti.
"FARUK DEMİR ADLI ŞAHIS DARBEYLE İLGİLİ SUNU GETİRDİ"
Ordu içinde darbe girişimi olduğuna yönelik bir bilgisi olmadığı anlatan Ersöz, gazeteci Nuray Başaran'ın tanıştırdığı Faruk Demir isimli kişinin kendisine dört sayfalık bir darbe sunusu getirdiğini, sunuda kutucuklar içine yazılmış bazı kod isimlerin bulunduğunu kaydetti. Bu belgeyi komutanı Şener Eruygur'a götürdüğünü, onun da "Gereğini yaparım" diye teslim aldığını söyleyen Ersöz, bu darbe planının Ayışığı, Sarıkız, Yakamoz ve Eldiven olup olmadığını da bilmediğini söyledi. Özden Örnek'in günlükleri ve içerikleri hakkında bilgisi olmadığını ifade eden Ersöz, "Herhangi bir örgüt içerisinde bulunmadım. Hükümeti tamamen veya kısmen yıkma teşebbüsü içerisinde olmadım. İbrahim Çiftçi'nin öldürülmesiyle de hiçbir ilgim yok. Ulusal Birlik Hareketi isimli oluşumla ilgim yoktur. İstihbarat Daire Başkanı olarak veya diğer görevlerimde hukuka aykırı veri veya bilgi toplamadım, saklamadım. Yaptığım tüm çalışmaları da görevden ayrılırken bıraktım" diye konuştu.
Yakalandığında üzerinde ele geçen telefon çaldırma sayılarının eşiyle arasındaki iletişimi sağlamak için olduğunu ifade eden Ersöz, "Arandığımı bildiğim için bu şekilde bir yöntem buldum" dedi.
(CİHAN)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.