Hikmet Çiçek'in savunması tamamlandı
Hikmet Çiçek, yaklaşık 5 yıldır TSK'yı hedef alan çok sayıda haberi izlediğini, bunların çoğunda, operasyonlarda hep şemaların, krokilerin ortaya çıktığını, o dönemde bazı medya organlarının bunları kamuoyunu yönlendirmek için kullandığını, bu davada da aynı şeyin söz konusu olduğunu savundu.
Çiçek, ''5 yıldır kamuoyu krokiler, şemalar CD'lerle oyalanıyor. Bunları tertip eden merkez, Gladyo, hiç yaratıcı değil. Eskiden 'polis kızdığı adamın üzerinde esrar yakalatır' denirdi. Şimdi sağa sola krokiler koyuyorlar, krokilerle insanlar yargılanıyor. Huzurunuzda terör örgütü üyeliğinden değil, işte bu tip CD'lerden dolayı 11 aydır yatıyoruz'' görüşünü ileri sürdü.
-İŞÇİ PARTİSİNDEN ALINAN BELGELER-
İşçi Partisine yapılan baskında CD, DVD ve VHS'den oluşan bin 37 belgenin alındığını kaydeden Çiçek, ''Belgeler genel merkezde 21 Mart günü bulunuyor. Aradan 48 saat geçmeden genel başkanımız Doğu Perinçek'e 2 CD soruluyor. Bin 37 CD'yi İstanbul Emniyeti ne zaman inceledi? İnceleme tutanağını ne zaman yazdı da Sayın Genel Başkan'a bu sorular soruldu? Bu çok açık. Tam bir tertip. Öyle bir tertip ki bin 37 CD'den tombala çeker gibi bu CD'leri çıkarmışlar'' dedi.
Bir CD'de, ''Hikmet Çiçek'e Ulaşanlar'' başlıklı bir belge olduğunu, kendisinin bundan haberi olmadığını söylemesine rağmen, ''Hayır, üzerinde isminiz yazıyor'' dendiğini öne süren Çiçek, CD'nin kendisine ulaştığının ispatı için parmak izi tespiti istediğini, onun da yapılmadığını iddia etti.
Hikmet Çiçek, ''Bizi suçlayan 4 CD var. 4'ü de sekreterlik odasında bulunmuş. 'Gelin, alın, bulun' diye oraya bırakmışız sanki'' diye konuştu.
Tutuklu sanık Hikmet Çiçek, yürütülen soruşturma ve açılan dava ile Türkiye'de bir kapışma yaşandığını savunarak, ''Bu kapışma, Türkiye'nin ölüm kalım kapışmasıdır'' diye konuştu.
Gözaltına alınmasını önceleri anlayamadığını, kendisinin son 10-15 yıldır Fethullah Gülen cemaatine karşı haberler yaptığını, Nusret Senem'in bu cemaate ilişkin suç duyurusunda bulunduğunu kaydeden Çiçek, ''Hikmet Çiçek yaptığı haberler, Nusret Senem de suç duyurusunda bulunduğu için listeye alınmış'' görüşünü savundu.
Çiçek, evinde yapılan aramalarda bulunan belgelerin suç unsuru olarak gösterilmesini eleştirerek, bir gazetecide çeşitli belgeler bulunmasının, bir doktorda tıbbi malzeme, harita mühendisinde harita bulunması kadar doğal olduğunu ifade etti. Çiçek, ''Bir gazetecinin arşivi ne kadar genişse, o gazeteci o kadar iyi gazetecidir'' dedi.
''Ergenekon adı verilen bu operasyonun aslı TSK'ya karşı yapılan bir darbedir'' iddiasında bulunan Çiçek, operasyonlar kapsamında TSK'nın adeta parça parça tasfiye edildiğini öne sürdü.
Emniyet Genel Müdürlüğünde verilen bir brifingde ulusalcılığın tehdit kapsamına alındığını, bunun basına da yansıdığını savunan Çiçek, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Bugüne kadar mahkemenizin karşılaşmadığı yeni bir suç ortaya çıktı: 'Ulusalcılık', 'vatanseverlik'. Bu yeni suça uygun olarak da yeni bir suçlu imal edildi: 'Vatansever teröristler'. Gözaltına alınan değerli subaylara, astsubaylara baktığımızda, hepsi pırıl pırıl, tertemiz insanlar. Hayatları PKK ile terörle mücadele içinde geçmiş. Tamamı aklanacak ama sicillerine Ergenekon'un bilmem kaçıncı dalgasında gözaltına alındı, Ergenekon davasında yargılandı diye not düşülecek. Değerli insanların terfileri bu operasyonla engellendi.''
Çiçek, savunmasını, tahliyesine karar verilmesini isteyerek tamamladı.AA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.