Adaları Monşerler kaybettirdi
Trablusgarp Savaşı’nda İtalyanlara geçici olarak bırakılan Rodos ve 12 Adalar, “Monşerlerin” Lozan’da bu konuyu gündeme dahi getirmemeleri nedeniyle İtalyanlara terk edilmişti. 1947 yılında ise ABD ve İngiltere’nin adaları almamızı teklif etmelerine rağmen İsmet İnönü kabul etmemişti. Yine Limni Adası da Monşerlerin “unutkanlığı” nedeniyle kaybedilmişti. Çanakkale Boğazı'nı kapattığı için müzakere dahi edilmeden bize teslim edilen Limni Adası, alt komisyonun kayda geçirmemesi nedeniyle Yunanistan’a bırakılmıştı. İngiliz başmurahhası Lord Curzon dahi bu duruma şaşırmış ve uyarmak ihtiyacı hissetmişti.
CHP VE İNÖNÜ ZİHNİYETİ 12 ADAYI BÖYLE KAYBETTİRMİŞTİ
Türkiye’nin yakın tarihinin en dramatik olaylarından biri olan Ege adaları, dönemin Cumhurbaşkanı ve CHP’nin değişmez Genel Başkanı ‘Milli Şef’ İsmet İnönü’nün eliyle Yunanistan’a verildi. 1912’de Trablusgarp Savaşı sırasında İtalyanlarca işgal edilen ve Lozan Anlaşması’yla İtalyanlara bırakılan adalar, Türkiye’nin Ege’deki karasuları içerisinde bulunmasına rağmen “monşer”lerin marifetiyle kaybedildi. İsmet İnönü’nün başında bulunduğu Türk heyetinin Lozan’da İtalyanların egemenliğine bıraktığı adalar, İkinci Dünya Savaşı sırasında Almanlar tarafından işgal edildi. Savaş sonrasında İtalyanların yenilmesiyle Türkiye’nin geri alabileceği adalar, 1947’de ‘Milli Şef’ İsmet İnönü ve CHP’nin Türkiye’ye yaşattığı en büyük yenilgilerden biri olarak tarihe not edildi. İtalyan ve Alman işgaline uğrayan ve savaştan yenik çıkan bu ülkenin adaları terk etmesiyle Türkiye’ye teklif edilen adalar, dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü tarafından inanılmaz bir şekilde kabul edilmedi.
İNÖNÜ ÖNCE KAPTIRMIŞ, SONRA ÜZÜLMÜŞ
Rahmetli Ahmet Kabaklı “Temellerin Duruşması” adlı eserinde 12 Adalar, Rodos, Kerkük ve Musul’un kaybedilişi ile alakalı olarak TBMM’de bir oturumda İsmet İnönü’nün “Aslında yanlış yaptık. Bugün bu toprakların kaybedilişinin üzüntüsünü yaşıyorum” dediğini aktarıyor. Tarihçi Yazar Sadık Albayrak da adaların kaybedilmesinin o dönemdeki dünya konjonktüründen kaynaklandığını belirtere, “Misak-ı Milli sınırlarına sahip çıkamayan bir ülke 12 adaya da sahip çıkamamıştır” dedi.
MONŞERLER “ADAYI” KAYDA ALMAYI UNUTTULAR
Oniki Adalar dışında, Yunan işgalindeki adalar konusunda çok ilginç bir “Monşer unutkanlığı” daha yaşanmıştı. Lozan’da Çanakkale Boğazı'nı kapattığı için müzakere dahi edilmeden bize teslim edilen dört adadan biri olan Limni Adası, alt komisyonda “Monşerlerin” kayda geçirmeyi unutması üzerine Yunanistan’a bırakılmıştı. İngiliz Başmurahhası Lord Curzon dahi bu duruma şaşırmış ve uyarmak ihtiyacı hissetmişti. Dr. Rıza Nur bunu hatıralarında şöyle naklediyordu: “Komisyonda Limni bizim müşavirler tarafından unutulmuş. Lord Curzon, komisyon celsesinde bu sebeple bizimle alay etmiştir. Hakkı var. Kendi menfaatimiz hususunda büyük bir gaflet edilmiş idi. Bu müşavir de Tevfik reisicumhur katibi idi.” Bu nedenle, Yunanlılar mağlup geldikleri Lozan'dan Londra Antlaşması'nın adalar konusundaki hükmünü heyetimize kabul ettirerek ayrılmayı başarmışlardı. Bu hükümle Sevr'de Türkiye'ye bırakılan adaların sayısı üç iken Lozan'da bu sayı İmroz ve Bozcaada olmak üzere ikiye düşmüş oldu.
YENER DÖNMEZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.