Tüm çabasına rağmen o uçağa binemedi!
Bir iş gezisi çerçevesinde Ankara'ya gittiğini ve salı günü işinin bittiğini anlatan Lahey'de avukatlık bürosu bulunan Arslan, aynı gün İstanbul'a gelip ısrarlı bir şekilde bilet aradığını ama, bulamayınca bir gün daha kalmaya karar verdiğini kaydetti. ''Şayet bilet bulsaydım ben de o uçakta olurdum ama demek ki bu dünyada daha çekecek çok acılarımız var'' diyen Famile Arslan, sanki kazanın kendisine önceden malum olduğunu dile getirdi.
Kazanın bir gün öncesinden, yani salı gününde itibaren gözünün sürekli atmaya başladığını ve buna bir anlam veremediğini anlatan Arslan, garip bir şekilde olayın meydana geldiği gün bunun birden kesildiğini söyledi. Olaydan sonra başta aile çevresi olmak üzere o uçağa bineceğini tahmin eden tüm arkadaşlarının kendisini aradığını ve büyük bir şok yaşadıklarını belirten Arslan, hâlâ gözlerine uyku girmediğini ve şok halinde olduğunu söyledi. Famile Arslan, kaza haberini alır almaz yaşadığı duyguları şu sözlerle açıkladı: "Dediğim gibi önce büyük bir şok. Çünkü 'ben de o uçakta olabilir ve hayata veda etmiş olabilirdim' diye düşünüyorsunuz. Ondan sonra hemen hamd ve şükür ediyorsunuz. Aslında her anımız hamd ve şükürle geçmeli. Aldığımız her nefes için, attığımız her adım için şükr ve hamd etmeliyiz diye düşündüm. Ondan sonra da acaba bir şey olsaydı ailem ne düşünürdü diye geçti aklımdan. Çünkü işim gereği çok yolculuk yapıyorum. Bu yolculukların bazılarına anne ve babanın rızasını alarak çıkıyorum, bazılarına da doğruyu söylemek gerekirse haber vermeden gidiyorum. Acaba onların rızasını almadan ve haber vermeden çıktığım yolculuklardan sonra başıma bir şey gelirse ne düşünürler ve nasıl karşılarlar. En çok bunu düşündüm." Arslan, yaşadığı korkuya rağmen uçağa mecburen bundan sonra da bineceğini sözlerine ekledi. (CİHAN)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.