'Bu yetkiyi kimden alıyorsun?'

'Bu yetkiyi kimden alıyorsun?'
Prof. Nurullah Aydın, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın türban ile ilgili talihsiz açıklamalarını 27 Nisan'dan sonraki ikinci e-muhtıra olarak nitelendirdi ve sordu: 'Kimden emir alıyorsun?'

Eski Cumhuriyet Savcısı ve Stratejist Prof. Dr. Nurullah Aydın, Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın İspanya’da yaptığı açıklama ile “başörtüsü yasağının kaldırılacağını” söylemesinin ardından talihsiz açıklamalarda bulunan yargı camiasının tutumunu habervaktim’e değerlendirdi.

“İKİNCİ E-MUHTIRA”
Aydın, Yargıtay Başsavcısı Yalçınkaya’nın, “Türbanın serbest kalması üniter yapışı zedeler” şeklindeki değerlendirmesini Genelkurmay Başkanlığı’nın 27 Nisan 2007’deki bildirisinin ardından ikinci e-muhtıra olarak nitelendirdi. Yargı muhtırasının içerik itibari ile “anayasanın üstünde kurucu ilkeler” diye hiçbir hukuk devletinde, demokratik sistemlerde görülmeyen bir gerekçeye dayandırıldığının altını çizen Aydın, “Birleşmiş Milletler üyesi 200’ün üzerindeki ülkede, demokratik, totaliter, monarşik bütün sistemlerde, anayasalarda ‘değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif dahi edilemez’ gibi bir ilke de yoktur” dedi.

“ANAYASA DIŞI İREDEDEN SöZ EDİLİYOR”
“Yargı, diktatoryal ülkelerde olan kanun hâkimiyetini hukukun üstünlüğüne tercih etmiştir” diyen Prof. Aydın, tespitlerini şöyle sürdürdü: “Adeta hâkimlerin yönetiminde bir devlet yönetimi anlayışı sergilenmiştir. Demokratik bir ülke ne hâkimler devletidir, ne sermaye devletidir, ne aydınlar devletidir. çağdaş devlet, milli iradenin irade olarak yönetimde uygulanabilmesi demektir. Bu bir muhtıradır. Yargının bir muhtırasıdır ve bu muhtırada demokrasi, özgürlükler, milli irade ve mevcut anayasa yorumlanarak tespitte bulunulmakta ve mevcut anayasa dışı iradeden bahsetmektedir.

“BU YETKİYİ KİMDEN ALIYORSUN?”
Nurullah Aydın, “Mevcut anayasada teklif dahi edilemez hüküm yer aldığına göre bu anayasanın dışında bir anayasa var mıdır? Böyle bir anayasa varsa yetkili birimler tarafından açıklanmalıdır. Yargının böyle bir yaklaşım biçimi hangi iradeden hangi kaynaktan hangi anlayıştan ve hangi güçten kaynaklanmaktadır?” diye sordu.

“çAĞDAŞ ANAYASALARDA DEĞİŞTİRİLEMEZ HüKüM OLMAZ”
Prof. Aydın, açıklamalarını şöyle sürdürdü:
“Her hukuksal kavram tartışılabilir toplumsal uzlaşma ile ve kurumlar arası ortak zeminde netleştirilip belirlenebilir. Bu evrensel hukuk anlayışıdır. Ancak, varolan anayasanın her hangi bir hükmünün değiştirilemeyeceği ve değiştirilmesi teklif dahi edilmezliği gerek everensel hukuka, gerek evrensel demokratik anlayışlara gerekse de cumhuriyet rejiminin özü ile bağdaşmaz. Cumhuriyetin temeli; halk iradesinin yönetme iradesi olmasını kabul etmektir.”

“KANUN ADAMLARI KARARLARI İLE KONUŞUR”
“Demokratik cumhuriyet devletlerinde toplumsal beklentiler esastır. Toplumun iradesi dışı bir yönetim biçimi totaliter ve diktatoryal sistemlere özgüdür. Bu nedenle yargının temel işlevi üç temel erkten biri olarak yürürlükteki kanunları hukuk normlarına göre yorumlamak ve uygulamaktır. Yürürlükte olan kanunları yürürlük gerekçesinin dışında yargı yorumlayamaz, yorumlamaması gerekir. Kanun adamları kararları ile konuşur. Siyasi yorum, analiz, yargı bağımsızlığına terstir.”

“ZORLAMA BİR YORUM YAPILMIŞTIR”
“İleri demokratik ülkelerde milli irade dışı eleştirilemez dokunulamaz kurum, kuruluş yoktur. çağdaş anayasalarda yetki ve görev belirlemesi evrensel normlar olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle devletin üç temel erkinin birbirine üstünlüğü değil, iş bölümü ayrışması vardır. Dolayısıyla bu üç erkten birinin diğeri üzerinde tahakküm oluşturucu yaklaşım biçimi hukuk devletine uygun değildir. Yargı, Yargıtay ve Danıştay’ın bu son açıklamaları mevcut anayasaya ve yasalara uygun olmayan yer almayan, ve zorlama bir yorumla yapılmıştır.”

(Engin Kaşdaş-habervaktim)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.