TRT'nin Kürtçe açılımından sonra sıra THY'de mi?
Bizim penceremizden Kürtçe yayın konusu
“Şanlıurfa, Mardin, Batman, Siirt, Van, Diyarbakır gibi güzergâhlarda yolcu taşıyan THY uçaklarında genellikle yolcu olarak Türk ve Kürt kimlikli yolcular seyahat etmektedir.
Yine bu uçaklarda İngiliz, Amerikalı, Alman veya benzeri yabancı yolcular da seyahat etmemesine rağmen uyarı anonsları tüm hatlarda olduğu gibi Türkçe ve İngilizce yapılmaktadır.
Özellikle yaşlı ve anadili Kürtçe olan yolcular yapılan bu anonslardan hiçbir şey anlamamakta ve varsa yanlarında oturan yakınlarına (en azından Türkçe bildiklerini zannettiklerine) yapılan anonsların anlamını sormaktadırlar.
Uçaklardaki anonsların amacı, tehlike anında yolcuların bilmesi gereken hususları onlara aktarmak, yolcuların dikkat etmesi gereken hususları onlara hatırlatmaksa; İngiliz, Amerikalı gibi yabancı uyruklu ve uçakta olmayan kişilere bu hak tanınırken, Kürt yolcular neden kendi dilleri ile böyle bir hizmete muhatap olmamaktadır?
Bu pencereden bakınca Kürtçe anons bu yolcular için bir hak değil midir? Buna izan ve insaf sahibi insanlar itiraz edebilir mi?
Zaten insanlarla ilgili uygulamalar; birileri istiyor, istemiyor, tereddüt ediyor, karşı çıkıyor, kabul ediyor gibi sebeplerle değil, öncelikle HAK olduğu, hak edildiği ve bu sebeple de gerektiği için yapılmalıdır.
Hak kavramının, hak kavramı ile ilgili uygulamaların herkes için apayrı bir anlamı ve uygulama biçimi olmaz genelde. Hak edilen bir uygulamaya uzun süre direnilmez de zaten. Eninde sonunda hak yerini bulur bildiğiniz gibi.
Önemli olan bunu sırf bu mantıkla (hak olup olmadığı mantığı ile) kabul etmektir. Aksi takdirde toplum katmanlarının çoğunluğunun hak olarak görmediği bir uygulama bile önemli husumetler meydana getirir ve yeni bölünmelere sebep olabilir.Böyle olmaması adına, hak olsa bile bazı uygulamalar için zaman zaman sabırla beklenilmesi bilinmeli, toplum katmanlarının bu uygulamayı hazmetmesi, görüntülerdeki flulukların giderilmesi sağlandıktan sonra yeniden denenmelidir.
Hak olduğu için yapılan bir uygulama, farklı pencerelerden bakıp farklı değerlendirmeler yapanlara her şeye rağmen sabırla, metanetle, itidalle suhuletle anlatılmalı, benimsetilmeye çalışılmalı, bu konuda farklı düşünenler kınanmamalı, yadırganmamalıdır.
Buna karşılık; bazı uygulamalar, talepler ve değerlendirmeler kendi pencerelerinden farklı görünüyor diye inatla “olmazlananlar da” başka pencerelerin varlığını kabullenmeli, sağduyulu davranarak” kimin, neyi, niçin istediğini” iyi görerek inatlıklarından “sırf hak adına” vazgeçebilmelidir.
Bu, pencerelerinden dünyayı seyrettiğimiz büyük, muhteşem ve görkemli binamızın selameti açısından da şarttır.Görüldüğü gibi pencereler ve bu pencerelerden görülen manzara, yapılacak değerlendirmeler için çok önemlidir.Karar verirken, manzaramızın hangi hislerle çerçevelendiğine azami dikkat etmeli ve pencerelerimizi başka pencerelere de zaman zaman açık hale getirmeliyiz.”
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.