Kimse Yok mu, Nijer dramını gözler önüne serdi
Kimse Yok mu Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Bursa Şubesi, Nijer'de yaşanan insanlık dramını gönüllülerine Dr. Fahrettin Er'in anılarından izah etmeye çalıştı.
Yaptığı yardımlarla yurt içinde olduğu kadar yurt dışında da kimsesiz ve yoksulun yanında olan Kimse Yok mu Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Afrika ülkesi Nijer'de yaşanan drama el attı. Burada yaşanan içler acısı durumu gönüllülerine daha iyi izah edebilmek için, Nijer'de gönüllü olarak hasta insanlara çare arayan Dr. Fahrettin Er'in gözlemleriyle durumu anlatmaya çalıştı.
BUTTİM konferans salonunda düzenlenen konferansla Nijer'de ki dram ve yaşadığı unutulmaz anları sinevizyon eşliğinde anlatan Dr. Fahrettin Er, burada yaşanan acı karşısında bütün insanlığın duyarlı olmasının şart olduğunu kaydetti.
Afrika'nın büyük bir kesiminde olduğu gibi, Nijer'de de Osmanlı'dan başlamak üzere Türklere karşı beslenen sıcak duygulara şahit olduğunun altını çizen Dr. Fahrettin Er, Nijer bayraklarının yanında tam bilinemediğinden dolayı benzeterek te olsa yapılan Türk bayraklarının da dalgalandığını söyledi.
Manisa Merkez Efendi Devlet Hastanesi'nde üroloji uzmanı olarak çalışırken, bir işadamının önerisi isel gönüllü olarak Nijer'e giden Dr. Er, burada gördükleri karşısında büyük şok yaşamış. İnsanlık dramı karşısında büyük üzüntü yaşayan Dr. Er, burada yaşanan sağlık sorunlarının çözülmesi için insanları duyarlı olmaya çağırıyor.
Ürolojie dalında yaşanan küçük sorunların dahi imkânsızlıklar nedeniyle büyük bir kâbusa dönüştüğünün altını çizen Dr. Fahrettin Er, "Burada yaşanan fıtık gibi basit sağlık sorunları dahi imkânsızlıklar nedeniyle bu kara bahtlı insanların kabusu olmuş. Öyle ki fıtığı yerlerde sürünen insanlar dahi var. Bu insanları yaşadıkları bu acıdan kurtardığımız zaman yaşadıkları sevinçleri hiç bir şeyle değişilmez." dedi.
Zor durumda bulunan insanların durumundan ibret alınması gerektiğinin altını çizen Fahrettin Er, zevk ve keyif için elde olan nimetlerin israf edlimemesinin üzerinde durdu.
İnsanların 3 günde bir öğün yemek bulabildiği, yağmurun ise sadece haziran ve eylül aylarında yağdığı Nijer'de insanların sefalet içinde ölümü beklediklerinin altını çizen Dr. Fahrettin Er, "İnsanlar toprağa su serperek eşeleyip, böcekleri yiyerek açlığını gidermeye çalışıyor. Anne ve babalarını kaybetmiş çokuların 8 yaşında ki en büyüyü, bir çadırda başını ellerinin arasına almış küçük kardeşlerine kimin bakacağını kara kara düşünüyor. Çadırın önünden rastgele geçen turistlerin bir parça ekmek vermesini bekliyor. Hastane diye bir şey yok. Ameliyat edilmiş hastaların yoğun bakımı ağaç altında yapılıyor. Serum ağaca asılmış. Yiyecek hiç bir şey yok. Orada kaldığım süre zarfından bir tek gülen çocuk görmedik." dedi.
Nijer'de toprağı sürmek için dahi insan gücüyle kullanılan iki çatallı değnek kullanıldığının altını çizen Er, "Burada mısın, buğday ne gezer, Bizde süpürge otuna benzer bir bitki yetiştirip tohumlarını alıyorlar. Taş dibekte saatlerce ezerek ekmek yapıyorlar. Dengeli beslenme sıfır, bu yüzden fıtık ve guatr başta olmak üzere her türlü hastalık var. Fıtık yerlere sürünecek kadar, guatr boynunda başını yere eğdirmeyecek kadar büyümüş. Ur kendi kafasından daha büyük oluncaya kadar büyümüş. Bir küçük çocuğu uyuşturmamız sakıncalı olduğu için o an ameliyat yapmak istemedik ancak, çocuk bir daha sıra bana gelmez korkusuyla uyuşturucu kullanmadan acılar içinde ameliyat oldu. Ameliyat olan çocukların avret mahalline bez sardık ve her seferinde çıkardılar, sonra anladık ki bezler kirlenmesin bayramda giyelim düşüncesiyle çıkarıyorlarmış. Pet şişeleri ise terlik yapıp geziyorlar. " şeklinde anlattı.
Dr. Fahrettin Er, Nijer'de ki yaşanan insanlık dramını anlattığı konuşmasını şu cümlelerle tamamladı: "Verdiğimiz hediye keçileri üretsinler diye, sonradan arkadaşlarımıza 40 dolara satın aldırdık, ama sonradan öğrendik ki Türkler gelip keçileri satın alacaklar diye keçileri çocukların yataklarında yatırmışlar. Sömürgeci zihniyet bu insanların her şeyini almış ancak hiç bir şey öğretmemiş." İbret verici iki saati aşkın çekilen resimlerin görüntülendiği programda salonu dolduranlar göz yaşlarına hâkim olamadı.
Kimse Yok mu Derneği Bursa Şubesi Müdürü Sadullah Hizan ise Türkiye başta olmak üzere, yurt dışında göz önünde olmadığından dolayı bilinemeyip, el uzatılamayan mağdurları düzenledikleri programlar sayesinde gönüllü hayırseverlerine anlatmaya çalıştıklarını belirterek, "Bu tür programlarla hayırsever gönüllülerimize hayır yapma konusunda örnekler sunarak bu insanlara ile mağdurlar arasında köprü olmaya çalışıyoruz. Bu çabamızda da devam edeceğiz." dedi.
Program sonunda Kimse Yok mu Derneği Bursa Şube Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Turhan, Dr. Fahrettin Er'e teşekkür plâketi verdi. (CİHAN)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.