Kandil coşkusu camilere sığmadı

Kandil coşkusu camilere sığmadı
Hazreti Muhammed'in (sav) dünyayı şereflendirdiği gün olan Mevlit Kandili, tüm Türkiye'de müminler camilere koştu. Müslümanlar bu mübarek gecede Rabb'ine el açıp dua etti.

KANDİL COŞKUSU CAMİLERE SIĞMADI (FOTO)

MEVLANA MÜZESİ AKINA UĞRADI
Mevlid Kandili nedeniyle vatandaşlar, Konya'da Mevlana Müzesi'ne akın etti. Girişlerin ücretsiz olduğu Mevlana Müzesi'nde yoğun kalabalık nedeniyle zaman zaman izdiham yaşandı.

Kutsal akşamlarda girişlerin ücretsiz olduğu Mevlana Müzesi'nde izdiham yaşandı. Konya'daki merkez camilerde yatsı namazı sonrası mevlit okutulurken, vatandaşlar birbirlerine şeker ve çikolata ikram etti.Yaşlı, genç ve çocuklardan oluşan binlerce vatandaş Mevlana Müzesi kapısında zaman zaman yoğunluk yaşandı. Müzeyi kandil nedeniyle yaklaşık 10 bin kişi ziyaret etti.Bazı vatandaşlar müzede dua ettikten sonra hemen yandaki Selimiye camisinin bahçesinde oturarak vakit geçirdi.

İZMİRLİLER CAMİLERE SIĞMADI
Hazreti Muhammed'in (sav) dünyayı şereflendirdiği gün olan Mevlit Kandili, tüm Türkiye'de olduğu gibi İzmir'de de coşkuyla kutlandı.

Camilere akın eden çocuk, genç, yaşlı, kadın erkek binlerce kişi yatsı namazı öncesi verilen vaazları dinledi. Kılınan yatsı namazının ardından Hisar Camii ve birçok camide Kuran'ı Kerim ve Mevlid'i Şerif'ler okundu.

Camiyi dolduran vatandaşlar, insanlığa rahmet olarak gönderilen gönüller sultanının mübarek doğum günü olan bu gecede ellerini açarak dualar etti. 

DENİZLİ'DE VATANDAŞLAR CAMİLERE KOŞTU
Denizli'de, Hz. Muhammed'in (sav) dünyayı şereflendirdiği gün olan Mevlid Kandili'nde Müslümanlar camilere akın etti.

Mevlid Kandili programı çerçevesinde ildeki camilerde vaazlar verilip Kur'an-ı Kerim okundu. Camiler cemaati almadığı için avlularına hasırlar serilip üzerlerinde namaz kılındı.Delikliçınar Yeni Camisi'nde Denizli Müftüsü Mehmet Köse Yatsı namazı öncesi Hz. Muhammed (sav) sevgisi konulu vaaz verdi.Mevlid Kandili dolayısıyla döktürülen lokmalar namaz sonrası cemaate dağıtıldı.

KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN
Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu yayınladığı mesajda Mevlid Kandili'nin önemini şu şekilde belirtti:

"Yüce Kitabımız Kur’an-ı Kerim’de “Andolsun ki Resûlullah’da sizin için, Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah’ı çokca zikredenler için mükemmel bir örnek vardır.” (Ahzâb, 33/21) buyrularak Sevgili Peygamberimiz’in hayatı bizlere ‘en güzel örnek’ olarak takdim edilmekte ve onu örnek almamız istenmektedir. O yüce elçi, hem ferdi, ailevi ve sosyal hayatı hem de söz ve açıklamaları ile insanlığa kıyamete kadar kalıcı bir rehberlik ve örneklik sunmuştur.

Kur’an’da “Allah’ın sevgisine mahzar olmanın Hz. Peygamber’e tabi olmaktan geçtiğinin” (Âl-i İmrân, 3/31) ve “Hz. Peygamber müminlerin içinde olduğu sürece Allah’ın kendilerine azab etmeyeceğinin” (Enfâl, 8/33) vurgulanması, Hz. Peygamber’in örnekliğinin inananlar için ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.  

Hz. Peygamber’i sevmek ve onu örnek almak demek; onun, insanlığın huzuru ve kalıcı mutluluğu için yaptığı çağrıyı günümüze taşıyarak hayatımıza yansıtmak, davranışlarımızı onun örnek ahlâkına, emir ve tavsiyelerine göre şekillendirebilmek demektir. Çünkü O’nun örnek hayat çizgisi, söz ve davranışlarının temsil ettiği değerler bütünü bizler için her zaman yaşanabilir ve uygulanabilir özelliktedir. Yüce Rabbimizin peygamberleri meleklerden ve olağanüstü güçlere sahip ve başka alemlere ait varlıklardan değil de içimizden seçmesi, bir beşer olarak göndermesi, peygamberlerin davetinin insanlar için anlaşılabilir, yaşanabilir, yapılabilir olduğunu göstermek içindir.  

Rahmet Peygamberi Efendimizi örnek almamız, sahip olduğumuz sorumluluğu, misyonu, insanî ve ahlâkî değerleri fark etmek demektir. Dindarlığımızın olgunlaşması da O’nu tanımaya, anlamaya ve sevmeye bağlıdır. Dünya hayatının sonu gelmez koşuşturması, her bir yönden gelen bilgi kirlenmesi, iç dünyamızda yaşanan gelgitler arasında bocalayan bizlerin günümüzdeki önemli sorunlarından biri; Hz. Peygamber’in örnek hayatı ile kendi hayatımız arasında sağlam bilgiye dayalı bir köprü kuramayışımız, sonuçta insanlığa rehberlik edecek ve umut kapıları açacak ahlâkî duyarlılığa sahip dindarlıkların üretilemeyişidir. Bu nedenle, giderek dünyeviliğe, bireysel benliklerine, çıkar ve hazza dayanan bir hayata yönelen çağımız insanlarının, onun örnekliğine, manevî önderliğine, sevgisine, onu anlamaya ve sevmeye son derece ihtiyacı vardır.

Dürüstlüğü, emaneti korumayı, insan haklarına ve bunun önemli bir parçası olan kadın haklarına riayet etmeyi, yetim ve kimsesizlere kol kanat germeyi, ne sözle ne davranışla kimseyi incitmemeyi, iyilik yapmayı öğütleyen ve yaşayışıyla bunlara en güzel örnek olan Sevgili Peygamberimiz, yetimin elinden tutmuş, kimsesizlerin kimsesi olmuş, hiç kimseyi incitmemiş, bütün varlığa şefkat nazarıyla bakmış, karşılaştığı onca çirkin iftiraya ve dayanılmaz ezaya rağmen kötülüğe kötülükle karşılık vermemiştir. Sahip olduğu ahlâkî erdemlerle, Rabbimizin “Sen elbette yüce bir ahlâk üzeresin” övgüsüne mazhar olan Sevgili Peygamberimiz, paylaşmayı, sevgi ve saygıyı, ötekini anlamayı ve ona yardım elini uzatmayı, müsamahayı, affı, rahmeti ve merhameti sadece tavsiye etmemiş, bunları aynı zamanda yaşadığı örnek hayatında hep uygulamış, neticede bu ve benzeri erdemler Hz. Peygamber ve Sahabe topluluğunun hayat çizgisi olmuş, böylece sevgi, güven ve huzur temeline dayalı, kendisiyle ve Yüce Yaratanla barışık bir toplumu oluşturmanın yolları bizlere somut olarak gösterilmiştir.

Bu duygu ve düşüncelerle Mevlid Kandilinin bütün insanlığa rahmet, dış ve iç dünyamıza huzur getirmesini, Mevlid-i Nebi’nin toplumumuzda, O’nu yakından tanımaya, sevmeye ve O’nun sevgisi etrafında birleşmeye vesile olmasını Yüce Allah’tan temenni eder, vatandaşlarımızın, soydaşlarımızın ve tüm İslam âleminin Mevlid Kandilini tebrik ederiz."

***

On Dört Asır Evvel

Ondört asır evvel, yine böyle bir geceydi,
Kumdan, ayın ondördü, bir öksüz çıkıverdi!
Lakin, o ne hüsrandı ki: Hissetmedi gözler,
Kaç bin senedir halbuki bekleşmedelerdi!
Neden görecekler, göremezlerdi tabii;
Bir kere, zuhur ettiği çöl en sapa yerdi,
Bir kerede, mamure-I dünya, o zamanlar,
Buhranlar içindeydi, bu günden de beterdi.
Sırtlanları geçmişti beşer yırtıcılıkta;
Dişsiz mi bir insan, onu kardeşleri yerdi!
Fevza bütün afakını sarmıştı zeminin.
Salgındı, bugün şarkı yıkan, tefrika derdi.
Derken, büyümüş kırkına gelmişti ki öksüz,
Başlarda gezen kanlı ayaklar suya erdi!
Bir nefhada insanlığı kurtardı o ma'sum,
Bir hamlede kayserleri, kisraları serdi!
Aczin ki, ezilmekti bütün hakkı dirildi;
Zulmün ki, zeval aklına gelmezdi geberdi!
Alemlere rahmetti evet şer-i mübini,
Şehbalini adl isteyenin yurduna gerdi.
Dünya neye sahipse, O'nun vergisidir hep;
Medyun ona cemiyyet-i, medyun O'na ferdi.
Medyundur o masuma bütün bir beşeriyet
Ya Rab, bizi mahşerde bu ikrar ile haşret.

Mehmet Akif Ersoy

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.