Ergenekon sanığı iddiaları reddetti
Oğuz, davanın tutuklu sanıklarından Murat Çağlar'ı tanıması nedeniyle tutuklandığını, Ergenekon terör örgütü ve yapılanmasıyla ilgisi olmadığını söyledi.
Ergenekon davasının bugünkü oturumunda savunmasını yapan Hüseyin Gazi Oğuz, iş yerlerinde yapılan aramalarda el konulan bilgisayarında masonik işaretlemeler ile ilgili olarak yazılar olduğu yönünde iddia bulunduğunu söyledi. Oğuz, "Ben bu yazıları ne zaman indirdiğimi hatırlamıyorum. Ancak bu yazıları yazan gazeteci Orhan Tunç ile cezaevinde tanıştım. Ayrıca onun yazıları internet ortamında yasal olarak arama motorlarında yer almıştır yani suç değildir. Kendisi de savunmasını yaptıktan sonra serbest bırakılmıştır" dedi. Ruhsatsız silah bulundurma suçlamasıyla ilgili olarak ise Oğuz, "İş yerlerim vardı. Güvenlik açısından bulunduruyordum" dedi.
Kuvayı Milliye 1919 Derneği temsilciliğini 40 gün süreyle aldığını da anlatan Oğuz, "Danıştay saldırısı gerçekleştikten sonra Kuvayı ya da Kuva-ı Milliye farklı dernekler olmasına rağmen toplumda bir güvensizlik ortaya çıktı. Bu düşüncelerimi ve olumsuzlukları Fikri Karadağ'a telefon açarak anlattım. O da 'Sana zarar veriyorsa kapat evlat' dedi. Ben de derneği kapatmaya karar verdim" şeklinde konuştu. Kendisinin alevi olması nedeniyle de Fikri Karadağ ve Hüseyin Görüm ile aralarında gerginlikler olduğunu anlatan Oğuz, Muzaffer Tekin'in de iş yerine geldiğini anlattı.
Sanık Oğuz, Pendik'te açtığı kafeteryaya güvenlik kamerası taktırdığı sırada orada uyuşturucu sattığından şüphelendiği bir tombalacının üzerine yürüyerek "Şerefsiz, neden kamera taktırıyorsun. Polisle işbirliği mi yapıyorsun?" dediğini iddia etti. Oğuz, bu olaydan sonra polise ve savcılığa gittiğini ancak bir sonuç alamadığı için kendisine silah temin ettiğini söyledi. Polis tarafından ele geçirilen silahın da bu silah olduğunu belirten Oğuz, "Muzaffer Tekin ve Fikri Karadağ ile hiyerarşik bağı olan, eşi benzeri olmayan bir terör örgütünün üyesi olan bir kişi, sabahın 6'sında kalkıp işyerine çay yapmak için gider mi? Bir tombalacı ile bile başa çıkamaz mı?" diye konuştu. Sanık Oğuz, açılışını yaptığı bir restoranın açılışına gelen Muzaffer Tekin ile bu sayede tanıştıklarını, Tekin ve Fikri Karadağ ile hiçbir örgütsel, hiyerarşik bağı bulunmadığını öne sürdü.
Savunmasının ardından çapraz sorgusuna geçilen Oğuz'a en ilginç soru savcı Nihat Taşkın'dan geldi. "Sizden önce Pendik Kuvayı Milliye Derneği temsilciliği yapan Zeynep diye bir kişi var, tanıyor musunuz?" dedi. Oğuz, "Evet efendim. Zeynep benim eşimdir. İki de çocuğumuz var. Ankara'da Anıtkabir'e yapılan ziyaretin ardından eşime bu görev verildi. Ancak ben yapmasına izin vermedim. Siyasi açıdan faaliyetleri vardır. Siyasi bir partide de delegedir" dedi.
(CİHAN)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.