Şehitleri rahmetle anıyoruz
ÇANAKKALE DESTANINDAN UNUTULMAZ KARELER İÇİN TIKLAYIN
Çanakkale Savaşı yalnız bizim tarihimizin değil, yakın dünya tarihinin en önemli savaşlarından biridir. Birinci Dünya Savaşı’nı galip bitirmek isteyen düşman devletler, gemileriyle Çanakkale Boğazı’nı geçip İstanbul’u almak istiyorlardı. Osmanlı ordusu, İngiliz ve Fransız donanmalarına karşı Çanakkale Boğazı’nda aylar süren bir dizi deniz ve kara savaşı yapmıştır. 300 bin askerimizin şehit olduğu bu savaşlar sonucunda, düşman donanmaları ağır kayıplar vererek geri çekilmişlerdir. Çanakkale Savaşlarının denizle ilgili bölümü, 18 Mart 1915 tarihinde, düşman gemilerinin geri çekilmeleriyle sonuçlandı.
ETKİNLİKLER
Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un “Bedrin Aslanları” benzetmesiyle yücelttiği Çanakkale şehitleri, bugün düzenlenecek çeşitli etkinliklerle yurt genelinde rahmetle anılacak. Bugün Çanakkale’de destanın yazıldığı yerde yapılacak resmi anma programının yanı sıra yurdun değişik bölgelerinde de Çanakkale şehitleri rahmetle anılacak. 18 Mart Şehitleri Anma Günü nedeniyle bir duyuru yapan Mehmetçik Vakfı kendisinden beklenmeyen bir etkinlik yapacağını duyurdu. Mehmetçik Vakfı tarafından Ankara Kocatepe, İstanbul Sultanahmet ve İzmir Hisarönü camilerinde bugün öğle namazını müteakip mevlit okutulacak. Mevlüde tüm şehit aileleri, gaziler ve halkın davetli olduğu da kaydedildi.
===========
ŞEHİDİN YÜZÜ TEBESSÜM İÇİNDEYDİ
1971’de Karayolları Genel Müdürlüğü, Edirnekapı Şehitliği’nin ön kısmında yolun geçeceği yerlerdeki mezarlıkları naklederek yolları düzeltecekti. Bu inşaat çalışmalarına katılan Ahmet Yenel, başından geçen ilginç bir olayı şöyle anlatıyor: “Çevre yolu ve tünelinin geçiş yapacağı istikamette, Edirnekapı Mezarlığı bulunmaktaydı. Ne tevafuk ki Çanakkale şehitlerinin gömülü kısmı da tam yolumuzun üzerinde; mecburen mezarları açıp şimdiki şehitliğe nakletmemiz gerekiyordu. Bir gün ölüler arasında elbise ve vücudu nokta kadar bozulmamış bir subay çıktı karşımıza. Tam uykuya dalmış bir kişi. Pantolonunun iki yanında kırmızı dikişi vardı. Gözleri yumuk sanki bize gülüyordu. Öyle bir hali vardı ki, ‘Benim canım yok olmadı, öbür dünyada bile olsa ben böyleyim’ der gibiydi. Olay Cuma gününe denk gelmişti. Aynen elbiseleri ile tabuta yerleştirip camiye götürdük. Namazını kılarak tekrardan bugünkü yerine diğerlerinden ayrı olarak gömdük.” İncelemeler sonrasında bu şehidin isminin Mülazım Yusuf olduğu tespit edilmiştir.
===========
ANZAK ASKERİ CASEY ANLATIYOR
İngiliz yaralıyı siperine götüren beyaz iç çamaşırlı Türk askeri
Conkbayırı’nda korkunç siper savaşları oluyordu. Siperler arasındaki mesafe öyle zamanlar oluyordu ki, 10 metreye kadar iniyordu. Yine böyle bir zamanda, Çanakkale Savaşları’nda görev yapmış bir Anzak askeri olan Üsteğmen Lord Casey, gözleriyle gördüğü olayı şöyle anlatıyor: “İki siper arasında açıkta ağır yaralı ve bir bacağı kopmak üzere olan İngiliz yüzbaşımız avazı çıktığı kadar bağırıyor, ağlıyor, ‘kurtarın’ diye yalvarıyordu. Ancak siperlerden hiçbir kimse çıkıp yardım edemiyor. Çünkü en küçük bir kıpırdanışta yüzlerce kurşun yağıyordu. Bu sırada akıl almaz bir olay oldu. Türk siperlerinden beyaz bir iç çamaşırı sallandı. Arkasından aslan yapılı bir Türk askeri silahsız olarak siperden çıktı. Hepimiz donduk kaldık. Asker yavaş adımlarla yürüyor, siperdekiler kendisine nişan almış bekliyordu. Asker yaralı İngiliz subayını yumuşacık bir hareketle kucakladı. Kolunu omzuna attı ve bizim siperlere doğru yürümeye başladı. Yaralıyı usulca yere bırakıp geldiği gibi kendi siperlerine döndü. Teşekkür bile edemedik. Günlerce bu cesareti, güzelliği ve insan sevgisini konuştuk.”
ÜSAME KARAKIŞ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.