Önce Türkçe öğrendi; şimdi öğretecek

Önce Türkçe öğrendi; şimdi öğretecek
Güney Danimarka Üniversitesi (SDU) Ortadoğu Araştırmaları Merkezi'nde Arapça dersleri veren Saliha Marie, Eylül ayından itibaren Türkçe dersleri de vermeye başlayacak. Asıl ismi Mette Marie olan Saliha Marie, mükemmel derecede Arapça ve Farsça biliyor. Mü

1962 doğumlu Mette Marie'nin Saliha'ya uzanan yolculuğu 15-16 yaşlarında başlamış. Müslüman arkadaşlarının dinini merak ederek İslam hakkında bilgi sahibi olmaya başlamış. 18 yaşına geldiğinde ise kendi isteğiyle Müslüman olmuş. Ailesinden ve çevresinden kopmamış. "Ailem Müslüman olmama saygı duydu, karşı çıkmadı." diyen Saliha Marie'nin hayatında "ikinci annem" dediği insan ise Konyalı Nazmiye Hanım nam-ı diğer Nazmiye Abla. Türkiye'den aile birleşimi yoluyla Danimarka'ya gelin gelen Nazmiye Hanım, Mette Marie'nin Saliha yolculuğunda önemli rol oynamış. Nazmiye Hanım ve ailesinin samimi sevgisi Mette Marie'yi adeta büyülemiş. Birbirini abla - kardeş olarak bu iki insanın önündeki en büyük engel ise dildir. Nazmiye Hanım, Danimarkaca bilmediği için çözüm bulmak Saliha Marie'ye düşer. "İşaret diliyle anlaşıyorduk. Gerçi aramızdaki sevgi dili yeterli oluyordu" diyen Saliha Marie, İslam hakkında bilgi sahibi olmak için büyük gayret sarf eder. Ancak Danimarka İslam'ı anlatan kitap bulamaz. Türkiye'den getirdiği Türkçe kitaplardan dinini öğrenmek için Türkçeyi öğrenir. "İkinci annem" dediği Nazmiye Hanım'ın memleketi Konya'ya yaz tatillerinde beraber giderek, kitaplardan öğrendiği Türkçenin pratiğini de yapma imkanı bulur. Türkçeyi Konya aksanıyla konuşan Saliha Marie'ye Nazmiye Ablası "Müslüman cahil olmaz" deyince eğitime devam kararı verir. 

Bağdat'ta giderek Arap Dili ve Edebiyatı okuyan Saliha Marie, 9 yıl bu ülkede kalır. Arapçası artık mükemmeldir. Danimarka'ya döndüğünde SDU'da bulunan Ortadoğu Araştırmaları Merkezi'nde Arapça dersleri vermeye başlar. İlgi çok fazladır. Özellikle 11 Eylül saldırısı sonrası İslam ve Müslümanlar hakkında bilgi sahibi olmak isteyen gençler merkeze akın eder. Arapça öğrenmek isteyenler sadece Danimarkalılar değildir. Danimarka'da doğup yeterince anadilleri Arapçayı bilmeyen Arap kökenlilerde Saliha Marie'nin derslerinin müdavimleri olur. 

Müslüman olduktan sonra başörtüsü takan Saliha Marie, üniversitede hiçbir sorunla karşılaşmadığını söyledikten sonra, "Öğrencilerim arasında çok farklı ülkelerden olanlar var. Benim dış görünümü kimse yadırgamıyor. Beni bir abla gibi görüp, her türlü dertlerini açıyorlar" diyor. Eylül ayında Ortadoğu Araştırmaları Merkezi, Türkçe dersleri verme kararı alınca öğretmenlik için Saliha Marie tercih edilir. Bölümün tek Türk kökenlisi Kültür - Sosyolog Doç Dr Mehmet Ümit Necef'le konuşarak Türkçesini ilerletiyor. Doç Necef'in "köylü Türkçesi konuşuyorsun, İstanbul Türkçesi konuşman lazım" takılmalarına tebessümle cevap veren Saliha Marie, yaz tatilini İstanbul'da geçirmek istiyor. Gideceği Türkçe kurslarında dilini geliştirmek istiyor. Bu tercihinde kızının evlendikten sonra Türkiye'ye gidip İstanbul'a yerleşmesi önemli rol oynuyor. 

Türkleri ve Türkiye'yi seven Saliha Marie'nin en büyük üzüntüsü ise SDU'da okuyan Türk öğrenci sayısının çok az olması. "Türkler neden okumuyor" diye sitem eden Saliha Marie'yi derinden etkileyen bir diğer olay ise Yemen'de gördüğü Türk okulu olur. Yemen'e gittiğinde "Burada Türk okulu var" dediklerinde önce inanamayan Saliha Marie, okula gidip gördüğünde ise hayran kalır, hem verilen eğitime hem de okulun fiziki durumuna.

(CİHAN)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.