ETÖ 2... STK'lar kullanıldı
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen 2.Ergenekon İddianamesi'nde, haklarında kamu davası açılan şüphelilerin yöneticisi ve üyesi oldukları sivil toplum kuruluşlarını, bu kuruluşlara üye masum kişilerin samimi duygu ve inançlarını istismar ederek örgütün amaçları doğrultusunda kullandıkları ifade edildi.
2. Ergenekon İddianamesi'nde "Sivil Toplum Örgütleri Yapılanması" başlığı altında örgütün amaçları doğrultusunda STK'ları nasıl kullandıkları geniş bir şekilde yer aldı. "Sivil toplum kuruluşlarının kurulması, bu kuruluşlara üye olunması, sivil toplum kuruluşları içerisinde faaliyet yürütülmesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 11. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 25,26,33,34. maddeleri, 5253 sayılı Dernekler Kanununun ve 2821 sayılı Sendikalar Kanununun ilgili maddeleri ile korunan en temel insani haklardandır." denilerek başlanan bölümde "Aşağıda tafsilatlı olarak anlatılacak hususlar, soruşturmanın tarafı olmayan aynı sivil toplum kuruluşu mensuplarını itham etmek amacı taşımamaktadır." denildi.
İddianamede, haklarında kamu davası açılan şüphelilerin yöneticisi ve üyesi oldukları, hukuka aykırı olarak üzerinde çalıştıkları sivil toplum kuruluşlarını, bu kuruluşlara üye olan masum kişilerin samimi duygu,düşünce ve inançlarını istismar ederek örgütün amaçları doğrultusunda nasıl kullandıkları tafsilatlı olarak anlatıldı.
Soruşturma kapsamında şüphelilerden ele geçirilen örgüt dokümanlarına bakıldığında, başta örgütün anayasasını teşkil eden "ERGENEKON" dokümanı olmak üzere "ERGENEKON" dokümanın amaç ve hedefleri doğrultusunda hazırlanan birçok örgüt dokümanında Sivil Toplum Örgütlerinden bahsedildiği, bu dokümanlarda sivil toplum örgütlerinin önemi, işlevi ve toplum üzerindeki etkilerinin anlatıldığı, bunların yanı sıra örgütün kendi sivil toplum örgütlerini oluşturması ve ülkemizde faaliyet gösteren diğer sivil toplum örgütlerini kontrol altına alması gerektiği belirtilmiştir.
İddianamenin devamında şöyle denildi: "Lobi dokümanında, Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde faaliyet gösteren Ergenekon'a bağlı sivil unsurların örgütlenmesi zorunluluğu olduğu, bu faaliyetinde lobi adı verilen gizli örgütsel çalışma ile yapılacağı bildirilmiştir. Bu noktada Avrupa ülkeleri ile Amerika ülkesi örnek verilmiş ve sayıları giderek artan sivil toplum örgütleri, vakıflar, insani yardım kuruluşları, P-2 Mason Locası, Bilderberg Grubu gibi çeşitli gizli ve örtülü adlar altında bu faaliyetlerin yürütüldüğü, dokümanın "KAPSAM" başlığı altında; lobinin geniş halk kitlelerine yönelik çalışmalarında özellikle gençlerin Kemalist ideolojiye ve ülke çıkarları doğrultusunda yeniden örgütlenmelerini sağlamayı tasarladığı, bu çerçevede üniversite gençliğinin yanı sıra büyük kentlerin varoşlarında ve güneydoğu Anadolu'da boşluğa sürüklenmiş, sahipsiz gençlerin örgütleneceği, aynı Lobi dokümanın "POLİTİKA" başlıklı 2. bölüm içeriğinde Lobi'nin prensibi olarak hiçbir zaman doğrudan doğruya toplumsal eylemler içersinde yer almaması gerektiği, oluşturacağı sivil toplum kuruluşlarının etkinlik ve eylemler düzenlemesini organize ve kontrol eden güçlü bir mekanizma olarak kalması gerektiği belirtilmiştir."
(CİHAN)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.