Bu anayasa yüz karası
29 Mart 2009 yerel seçimlerini gazetemize değerlendiren anayasa uzmanları, AK Parti’nin bu seçimlerden, gerek 2004, gerekse 2007 seçimlerinde almış olduğu oyların altında oy almasına rağmen yaklaşık yüzde 39 civarında oy alarak yine de birinci parti olarak çıktığına ve peşinden gelen iki partinin oylarının toplamına yakın bir oy aldığına dikkat çektiler. Gerek küresel, gerekse ulusal düzeyde yaşanan ekonomik krize rağmen, muhalefet partisi CHP’nin kendisinden beklenen sıçramayı yapamadığını belirten uzmanlar, muhalefette olmasına rağmen ancak iktidar partisinin yarısı kadar oy alabilen CHP’nin başarısız olduğunu ifade ettiler. Milletin bütün partileri uyardığını kaydeden uzmanlar, “Toplum ‘birbirinizle didişmeyi bırakın kangrenleşmiş darbe anayasasını bir an evvel değiştirin’ mesajı vermiştir” dediler.
“DARBE ANAYASASI DEĞİŞTİRİLMELİ”
Anayasa Hukuku Profesörü Ergun Özbudun, Vakit’e yaptığı açıklamada, son seçimlerde AK Parti’nin yıprandığını ancak seçimin tek galibi olduğunu ifade etti. İktidar partisinden reformların sürmesini isteyen Özbudun, şunları söyledi: “İktidar partisinin seçimlerde bir miktar yıpranması normaldir. Ancak AK Parti’nin aldığı oy kendisinden sonra gelen partilerin yaklaşık 2 katıdır. Dolayısıyla bazı çevrelerin algıladığı gibi bir alarm hissetmek için telaşlanmaya gerek yok. Ama bence reform yolunda devam edilmelidir. İktidar partisi doğru olanı yapmaya devam etmelidir. Doğru olan demokratikleşme, reformlar ve darbe anayasasının değiştirilmesidir. Çünkü Türkiye’nin istikbali demokratik ve sivil anayasadadır.”
“DARBE DÖNEMLERİ ARTIK KAPANDI”
Anayasa Profesörü Mustafa Kamalak, “İktidarın anayasayı değiştirebilmesi için son şanstır. Reformlar için çok geç kalındı. Başörtüsü ile ilgili değişiklikleri halkoyuna sunulmalıydı. Seçim sonuçları darbe dönemlerinin kapandığını gösteriyor. Bu seçim sonuçları sivil anayasanın yapılması için son bir şanstır. İktidar bunu iyi kullanmalıdır. Ayrıca millet villalarda oturan, şarap kadehini yudumlayarak Boğaz manzarasını seyreden elit zümreye de iyi bir demokrasi dersi vermiştir. CHP’ye konumunu hatırlatmış, ‘sahillerin partisi, zenginler kulübünün temsilcisi’ olduğunu göstermiştir. Halka cahil diyenlere ders vermiştir. Halk âlim değildir ama ariftir. Gönlüyle düşünür” dedi.
“ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ HUKUKEN KAÇINILMAZ”
Hukukçular Birliği Vakfı Başkanı Avukat Sinan Kılıçkaya ise “Seçimler Türkiye’nin önceliğinin sivil anayasa olduğunu göstermiştir. Türkiye son seçimlere darbe anayasasının değiştirilmesi umuduyla girmiştir. Dolayısıyla anayasa değişikliği hukuken kaçınılmaz bir hale gelmiştir. Toplum suni tartışmalardan uzaklaştırılarak gerçek gündeme dönülmesini beklemektedir. Anayasa ve hukuki reformları kapsayan değişiklikler derhal yapılmalıdır'' dedi.
“TOPLUMUN BÜTÜN KESİMLERİ DİKKATE ALINMALI”
Kırıkkale Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Adnan Küçük ise şöyle konuştu: “Madem anayasalar toplumsal sözleşme niteliğinde üstün hukuki belgelerdir, bunun oluşumunda bütün tarafların yer alması gereklidir. Unutmayalım ki, gerek 1961, gerekse 1982 anayasalarının en büyük engellerden birisi, onların yapımında bütün halk kesimlerinin yer almamasıdır.”
Hasan TOSUN /VAKİT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.