312 general davasında akılları kurcalayan soru!
Ergenekon Terör Örgütü sanığı Neriman Aydın, kendilerine bilgi ve belge sızdıran İçişleri Bakanlığı Başmüfettişi Candan Eren için eski Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur’un görevde olduğu dönemde mahkemeye baskı yapmasını istediği, Eruygur’un ise Albay Cengiz Y.’yi bu konuda görevlendirdiği ve yargıya müdahale sonrasında davaların lehte sonuçlandığı teknik takibe takıldı.
Mahkemelere baskı eksenindeki ortaya çıkan bu görüşmeler ise, akıllara gazetemizi yok etmeye yönelik açılan ve 1 trilyonu geçkin tazminat talep edilen ‘312 General davası’ ile bunaltan baskılar sebebi ile yayın hayatına son veren Cuma dergisinin durumunu getirdi.
CANDAN E.’NİN ANKARA’DA BULUNMASI, ASIL DEVLETİMİZİN MENFAATLERİ İÇİN ÖNEMLİDİR
Ergenekon 2. iddianamesinde sanık Neriman Aydın, kendileriyle birlikte hareket ettiği ve kendilerine çalıştığı kurumla ilgili çok önemli bilgiler aktardığını söylediği İçişleri Bakanlığı’nda Mülkiye Başmüfettişi olan Candan E.'nin görevinde kalması için Jandarma eski Genel Komutanı Eruygur'la yazıştığı, Candan E.'nin Zonguldak Vali Yardımcılığı'na yapılan tayininin durdurulması için Ankara 10. ve 11. İdare Mahkemeleri'nde açılan davaların lehlerine sonuçlanması amacıyla baskı yapmasını istediği ve neticesinde açılan davaların Candan E. lehine sonuçlandığı ortaya çıktı.
Aydın, dönemin Jandarma Genel Komutanı olan Eruygur'a 17 Ağustos 2004 tarihinde yazdığı mektupta, “Paşam, emirleriniz üzerine komutanlığınız yetkililerinden Albay Cengiz Y., Sayın Candan E. ile irtibata geçmişlerdir. Söz konusu mahkemelerin davaları bir an önce sonlandırmalarında, komutanlığınız adli müşavirlerinin mahkeme başkanları ile ‘Sayın Candan E.'nin Bakanlık’taki görevine devamının sağlanması’ şeklinde yapacakları görüşmelerin zaten haklı olduğu dava kararlarının hızlandırılması bakımından olumlu sonuç alınmasında etkili olacağını düşünmektedirler. Sayın Candan E.'nin komutanlık yetkililerinizin de dinledikleri üzere inanılmaz ölçüde bilgilere sahip olduğu düşünülürse, Bakanlık’ta kalmasının sağlanmasının, asıl devletimiz (TSK) açısından fayda temin edeceğini ifade etmişlerdir. Konuyu yüksek makamlarınıza iletmenin gereğine inanmaktayım Paşam. Sayın Candan E.'nin Ankara'da bulunması, asıl devletimizin menfaatleri için önemlidir, vazgeçilmezdir” diyor.
ERUYGUR’UN KATKILARI SAYESİNDE BAŞMÜFETTİŞLİK GÖREVİNE GERİ DÖNMÜŞ
Neriman Aydın daha sonra davanın Candan E. lehine sonuçlanması üzerine konuyla ilgilenen Jandarma Albay C.Y. ile Şener Eruygur'a teşekkür mektubu da göndermiş. Aydın Eruygur'a yazdığı teşekkür mektubunda, “Sayın Mülkiye Başmüfettişi Candan E. beyin Ankara İdare Mahkemesi'ndeki iki davasının da siz değerli ve duyarlı Türk komutanının katkıları sayesinde lehine sonuçlandığını ve İçişleri Bakanlığı'ndaki Başmüfettişlik görevine başladığını yüksek makamlarınıza iletmekten sevinç duymaktayız. Sayın Candan E.'nin yüksek makamlarınıza iletilmek üzere şahsıma ilettiği belgeler mektubum ekindedir” diyor.
BİLGİ VE BELGELERİ SİZE Mİ, ORG. SAYIN F. T. PAŞAMIZA MI İLETEYİM
Neriman Aydın, bir başka mektubunda Eruygur'a not olarak şu soruyu soruyor: "Paşam, bundan sonra elime ulaşacak bilgi ve belgeleri yine size mi, yoksa Org. Sayın F. T. Paşamıza mı iletmeliyim, bunu izninizle öğrenmek istiyorum."
312 GENERAL DAVASINDA DA AYNI YÖNTEM Mİ İZLENDİ?
İddianamede Neriman Aydın’ın, Jandarma eski Genel Komutanı sanık Şener Eruygur’a gönderdiği mektupların ortaya çıkardığı gerçekler ise akıllara 312 General davasında izlenen yolu ve Cuma dergisini getirdi. Hatırlanacağı üzere belli odakların yönlendirmesi ile açılan 312 General davası, 4. duruşmasında jet hızıyla karara bağlanmış ve gazetemiz 1 Milyon TL (1 trilyon) üzerinde bir cezaya çarptırılmıştı. Ankara 20. Asliye Mahkemesi’nde açılan davanın 5 ay gibi çok kısa bir sürede tamamlanması ise dikkat çekmişti. Yargıtay ise alelacele açılan ve neticelendirilmeye çalışılan dava ile ilgili, Ankara 20. Asliye Mahkemesi’nin kararını ‘ceza davasını incelememesi’ ve ‘bu tür davalarda olması gereken bilirkişi incelemesini yapmaması’ sebebiyle, esasa girmeden usulden bozmuştu.
CUMA DERGİSİNİ BUNALTAN SAVCITOLON’UN ADLİ MÜŞAVİRİ OLDU
Sanık Tolon ve Eruygur odaklı saldırılara direnen Vakit’in aksine 3 Haziran 2004’te yayın hayatına son vermek zorunda kalan Cuma Dergisine dava açan savcı ise daha sonra Hurşit Tolon’un adli müşaviri olmuştu.
ADLİ MÜŞAVİR OLAN SAVCI, İNATLA ASKERİ MAHKEMEDE YARGILANMALARINI TALEP ETMİŞTİ
Emekli Orgeneral Hurşit Tolon görevde olduğu dönemde, sonradan adli müşaviri olan askeri savcıya, Cuma dergisinde yazıları yayınlanan Mustafa Karahasanoğlu, Abdurrahman Dilipak, Mustafa Hacımustafaoğulları ve Yalçın Turgut hakkında dava açtırmış, mahkemenin her defasında davayı sivil mahkemeye devretme talebine itiraz ederek, askeri mahkemede yargılanmalarını talep etmişti.
MURAT ALAN-VAKİT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.