Netekim şikâyet, 15. maddeye takıldı

Netekim şikâyet, 15. maddeye takıldı
Kenan Evren'in yargılanmasını isteyen vatandaşın şikayeti, geçici 15. maddeye takıldı

Darbeden etkilendiği gerekçesiyle 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren ve eski generaller hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunan iki kişinin şikayeti, Anayasa'nın geçici 15. maddesine takıldı. Şikayeti inceleyen savcılık, yasal imkansızlıklar nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. 

Antalyalı Alpaslan Arslan adlı atandaş, 12 Eylül darbesinden etkilendiği gerekçesiyle darbeyi gerçekleştiren Kenan Evren ile dönemin kuvvet komutanları hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. Arslan, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmek üzere 25 Kasım 2008 tarihinde Serik Cumhuriyet Savcılığına şikayet dilekçesi vermişti. Dilekçede, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) ifade özgürlüğünü içerin 10. maddesine dayanarak 12 Eylül darbesi hakkında dava açmasının kamu çıkarı yönünden hak olduğunu hatırlatan Arslan, "12 Eylül darbesini gerçekleştiren Kenan Evren ve general arkadaşları için 'silah zoruyla darbe yapmaya teşebbüs etmekten, darbe yapmaktan, demokratik işleyişi sekteye uğratmaktan, kargaşayı daha önce bitirebileceklerini ama ortamın olgunlaşmasını beklediklerini ifade ederek darbe suçlarını itiraf etmekten' o dönemde darbeden etkilenmiş ve hayatının gidişatını değiştirmek zorunda kalmış bir vatandaş olarak davacıyım." dedi.

Arslan, dilekçesinde, Evren ve arkadaşları hakkında soruşturma yapan eski Adana Savcısı Sacit Kayasu'nun daha sonra AİHM tarafından haklı bulunduğunu da hatırlattı. 

Hataylı Abdulhakim Özgen de, aynı şekilde 9 Mart 2009 tarihinde Dörtyol Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdiği dilekçesinde Kenan Evren ve arkadaşları hakkında şikayetçi olmuştu.


-GEÇİCİ 15. MADDE YARGILAMAYI ENGELLEDİ-


Her iki şikayeti de inceleyen Ankara Cumhuriyet Savcılığı, söz konusu şikayetlerle ilgili kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Başsavcı Vekili Nuri Yiğit imzalı kararda, iddiaya konu olayların soruşturulması için yasal imkansızlık bulunduğu belirtildi. 

Müştekilerin iddialarına konu olayların 12 Eylül 1980 tarihinde gerçekleştiğinin hatırlatıldığı kararda, "2845 sayılı Devlet Güvenlik Mahkemelirinin Kuruluş ve Yargılama Usülleri Hakkında Kanunun geçici 1. maddesinde "Bu kanun hükümleri 1 Mayıs1984 tarihinden itibaren işlenen suçlar hakkında uygulanır hükmü gereğince iddia tarihi nazara alınarak incelemenin CMK 250 ve devamı maddeleri ile görevli büromuz tarafından yapılmasının mümkün olmadığı" ifadesi yer aldı.

İddia edilen olayların 1980 tarihinde gerçekleştiğinin ve soruşturulması için yasal imkansızlıkların bulunduğu anlatılan kararın sonuç kısmında şöyle denildi: "2709 sayılı Anayasanın geçici 15. maddesinde: '12 Eylül 1980 tarihinden ilk genel seçimler sonucu toplanacak Türkiye Büyük Millet Meclisinin Başkanlık Divanını oluşturuncaya kadar geçecek süre içinde yasama ve yürütme yetkilerini Türk milleti adına kullanan 2356 sayılı kanunla kurulu Milli Güvenlik Konseyinin, bu konseyin yönetimi döneminde kurulmuş hükümetlerin, 2485 sayılı Kurucu Meclis Hakkında Kanunla görev ifa eden Danışma Meclisinin her türlü karar ve tasarruflarından dolayı haklarında cezai, mali veya hukuki sorumluluk iddiası ileri sürülemez ve bu maksatla herhangi bir yargı merciine başvurulamaz. Bu karar ve tasarrufların idarece veya yetkili kılınmış organ, merci ve görevlilerce uygulanmasından dolayı karar alanlar, tasarrufta bulunanlar ve uygulayanlar hakkında da yukarıdaki fıkra hükümleri uygulanır' hükmü gereğince şikayet edilenler hakkında Anayasanın açık hükmüne göre Cumhuriyet Başsavcılığımızın soruşturma yapma yetkisinin bulunmadığı, şikayet edilenler hakkında dava zamanaşımı ve ölüm nedeni ile oluşan kovuşturma engelleri hakkında bu nedenle hukuki değerlendirme yapılamadığı anlaşıldığından kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildi."

Savcılığın kararına şaşırdığını belirten Arslan, Kendisinin bir 12 Eylül mağduru olarak darbeci beş generalden davacı olduğunu ifade etti. Arslan, " Savcılığın özellikle 'darbe suçunu 1 Mayıs 1984'ten sonra işleselerdi yargılardık ama bu tarihten önce darbe yapmaları yargılamamıza engel teşkil etmektedir' anlamına gelen kararına bir türlü anlam veremiyoruz." diye konuştu. (CİHAN)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.